menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Özellikle deneme yazarken veya ödev teslim ederken hocadan hep aynı geri bildirimi alıyorum: 'Daha kısa ve öz yazabilirsin.' Cümlelerimden kelime atmaya kıyamıyorum, sanki anlam eksilecekmiş gibi geliyor. Bu 'gereksiz sözcük kullanımı' hastalığından kurtulmanın pratik bir yolu, bir tekniği var mı acaba?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

1 cevap

more_vert

Merhaba Sevgili Yazı Dostları,

Hocanızdan aldığınız o geri bildirimi o kadar iyi biliyorum ki! "Daha kısa ve öz yazabilirsin." Bu cümleyi duymak, hele ki her kelimenin bir anlam taşıdığına inandığınızda, bir yazar için gerçekten de can sıkıcı olabilir. Sanki her attığınız kelime, cümlenizin ruhunu eksiltecek, anlamını zayıflatacakmış gibi gelir değil mi? İşte tam da bu noktada, yazılı anlatımda 'gereksiz sözcük kullanımı' hastalığından kurtulmanın sihirli formülünü aramaya başlıyoruz. Ama gelin size bir sır vereyim: Bu formül, tek bir hap ya da tek bir sihirli değnek dokunuşu değil; bir bakış açısı, bir pratik ve en önemlisi bir farkındalık süreci.

Türkiye'de yıllardır yazılı iletişim, metin yazarlığı ve anlatım teknikleri üzerine çalışmış biri olarak, bu "kelime atmaya kıyamama" halini hem kendi deneyimlerimden hem de sayısız öğrencimin ve profesyonelin çalışmalarından çok yakından tanıyorum. Amacımız, kelimelerimizi budamak değil, onları daha güçlü ve etkili kılmak. Az sözle çok şey anlatmanın sanatına, gelin birlikte adım atalım.


Gereksiz Sözcük Kullanımı Neden Bir 'Hastalık' Gibi Görünüyor?

Öncelikle bu durumu bir "hastalık" gibi hissetmenizin altında yatan nedenlere bakalım. Çünkü bir sorunu çözmek için, onu anlamak gerekir.

  • Anlam Kaybı Korkusu: En başta gelen sebep bu. "Bu kelimeyi çıkarırsam, cümlemin tam olarak ne anlattığı anlaşılmaz mı?", "Eksik bir ifade mi olur?" endişesi.
  • Alışkanlıklar ve Konuşma Dili: Günlük konuşma dilimizde daha dolaylı, daha açıklayıcı konuşma eğilimindeyiz. Yazıya döktüğümüzde de bu alışkanlıklarımızın yansımasını görüyoruz. Ama yazılı dilin kendine özgü bir ekonomi prensibi vardır.
  • Bilgi Eksikliği: Bazen bir kelimenin gereksiz olup olmadığını ayırt edemeyiz. Dilin inceliklerine hakim olmamak, nerede kısa kesileceğini bilememek de bir faktördür.
  • Cümle Uzatma İsteği: Özellikle akademik yazımda veya ödevlerde, cümlenin uzunluğu bazen "derinlik" veya "karmaşıklık" hissi verebilirmiş gibi yanlış bir algı oluşabiliyor.

Bu nedenleri anladığımızda, asıl "sihirli formül"ün bir dizi teknikten çok, zihinsel bir dönüşüm olduğunu göreceğiz.


Sihirli Formülün Temel Bileşenleri: Az Söz, Çok Anlam

Gelin, bu "sihirli formül"ün ana bileşenlerini ve pratik adımlarını birlikte inceleyelim.

1. Farkındalık: İlk Adım Her Şeyin Başı

Bir metni yazdığınızda, ona ilk kez okuyucu gözüyle bakabilmek en zorudur. İşte burada birkaç basit teknik devreye girer:

  • Metni Sesli Okuma: Kendi yazdığınızı sesli okuduğunuzda, cümlelerin kulağa nasıl geldiğini, nerede takıldığınızı veya nerede gereksiz bir duraklama olduğunu daha net anlarsınız. Deneyin, şaşıracaksınız!
  • Bir Süre Ara Verme: Yazıyı bitirdikten hemen sonra düzeltmeye girişmeyin. Birkaç saat, hatta mümkünse bir gün ara verin. "Taze gözlerle" baktığınızda, daha önce göremediklerinizi kolayca fark edeceksiniz.
  • Başkasına Okutma: Güvendiğiniz birine metninizi okutun ve "Nerede takıldın? Hangi cümle sana fazla geldi? Nereyi anlamakta zorlandın?" gibi sorular sorun. Dışarıdan bir göz, paha biçilemezdir.

2. Cımbız Tekniği: Her Kelimeyi Sorgulama

Bu benim favori tekniklerimden biri. Bir metni düzeltirken, kendinize her kelime için şu soruyu sorun: "Bu kelime olmasa anlam eksilir mi, zayıflar mı, değişir mi?" Cevabınız "Hayır" ise, o kelime büyük ihtimalle gereksizdir.

Örnekler üzerinden gidelim:

  • "Çok fazla gereksiz kelime kullanıyor."
    - Sorgu: "çok fazla" ifadesi gerekli mi? "Gereksiz" kelimesi zaten bir fazlalığı ifade etmiyor mu?
    - Düzeltme: "Gereksiz kelime kullanıyor." (Daha kısa, aynı anlam!)

  • "Bu konu oldukça önemli bir yere sahiptir."
    - Sorgu: "oldukça" ve "bir yere sahiptir" ifadeleri anlama ne katıyor? "Önemli" tek başına yetmez mi?
    - Düzeltme: "Bu konu önemlidir." (Çok daha net ve güçlü!)

  • "Yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen verilere göre..."
    - Sorgu: Bu kadar dolambaçlı bir ifadeye gerek var mı?
    - Düzeltme: "Araştırmalar gösteriyor ki...", "Araştırmalara göre..." (Doğrudan ve etkili!)

3. Hedef Odaklı Yazım: Ne Anlatmak İstiyorum?

Yazmaya başlamadan önce veya yazarken, kendinize sorun: "Bu cümleyle veya bu paragrafla okuyucuya tam olarak ne mesaj vermek istiyorum?" Bu sorunun cevabı netleştiğinde, o mesaja hizmet etmeyen her kelime fazlalıktır.

  • Fazlalık Yaratan Durumlar:
    - Tekrarlar: Aynı fikri farklı kelimelerle defalarca ifade etmek.
    - Dolaylı Anlatım: "Şu konuyu belirtmek isterim ki...", "Açıkça ifade etmek gerekirse..." gibi girişler genellikle ana fikri geciktirir. Doğrudan söyleyin!
    - Gereksiz Sıfat ve Zarflar: Anlama katkısı olmayan "çok güzel", "gerçekten ilginç" gibi nitelemeler. Sadece gerçekten vurgulamak istediğinizde kullanın.
    - Pasif Çatılar (Edilgen Yapı): "Tarafımdan yapıldı" yerine "Yaptım" demek, cümleyi hem kısaltır hem de daha dinamik hale getirir.

    Örnek: "Proje, ekip üyeleri tarafından büyük bir çabayla tamamlandı."
    Düzeltme: "Ekip üyeleri, projeyi büyük çabayla tamamladı." (Hem daha kısa hem daha güçlü!)

4. Aktif Dil ve Somut İfadeler Kullanımı

Yazınızı canlandırmanın ve kısaltmanın en iyi yollarından biri aktif dil kullanmaktır.

  • Edilgen Yerine Etken Fiiller: Cümleye hareket katar, gereksiz kelimeleri atar.
    - Edilgen: "Sorun çözümü için bir toplantı yapılmasına karar verildi."
    - Etken: "Sorunu çözmek için toplantı yapmaya karar verdik."

  • Soyut Yerine Somut İfadeler: "Yapma durumu", "gelme eylemi" gibi ifadeler yerine doğrudan fiili kullanın: "yapım", "geliş".
    - Soyut: "Bu durum, karar alma mekanizmasında bir zorluk teşkil etme potansiyeline sahiptir."
    - Somut: "Bu durum, karar almayı zorlaştırabilir."

5. Gözden Geçirme ve Revizyon: Yazmanın En Önemli Aşaması

Unutmayın, iyi yazarlar bir gecede iyi olmazlar. Yazmak bir süreçtir ve bu sürecin en az yarısı tekrar yazmak, düzeltmek, sadeleştirmektir.

  • İlk Taslağı Serbest Bırakın: İlk taslakta aklınıza geleni yazın, kelimeleri kısmaya çalışmayın. Yaratıcılığınızı özgür bırakın.
  • İkinci Taslakta Budayın: İşte burada "sihirli formül" devreye girer. Cımbız tekniğini, hedef odaklı yazımı uygulayın. Kelimelerinizi budayın, kısaltın.
  • Kırmızı Kalem Egzersizi: Metninizi yazdırın ve elinize kırmızı bir kalem alın. Çıkarılabilecek her kelimeyi, her ifadeyi çizin. Bu görselleştirme, nerede fazla kullandığınızı size gösterecektir.

Hocanızın Geri Bildirimi Bir Fırsattır!

Sevgili dostlar, hocanızın "Daha kısa ve öz yazabilirsin" geri bildirimi aslında size bir eksikliği değil, bir gelişim fırsatını işaret ediyor. Bu, yazılı anlatım becerilerinizi bir üst seviyeye taşıyabileceğiniz anlamına geliyor. Her yazar, kariyerinin bir noktasında bu süreçten geçer. Önemli olan, bu eleştiriyi bir rehber olarak görüp, üzerine eğilmektir.

Az sözle çok şey anlatmak, sadece kelime sayısını azaltmak demek değildir; aynı zamanda anlamı yoğunlaştırmak, netliği artırmak ve okuyucunun zihninde daha güçlü bir iz bırakmaktır. Bu, sizin mesajınızın daha etkili bir şekilde iletilmesini sağlar.

Bu "sihirli formül", aslında bir disiplin ve sürekli pratik gerektiren bir sanattır. Emin olun, bu adımları uyguladıkça, cümlelerinizin ne kadar daha çarpıcı, ne kadar daha ikna edici hale geldiğini göreceksiniz. Ve o zaman, kelimelere kıyamama endişesi yerini, her kelimenin değerini bilme ve onu en doğru yerde kullanma bilgeliğine bırakacaktır.

Başarılar dilerim! Unutmayın, her bir kelimeniz değerlidir ve değerini doğru yerde kullanarak pekiştirirsiniz.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

9,677 soru

18,036 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 425
0 Üye 425 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 17562
Dünkü Ziyaretler: 12737
Toplam Ziyaretler: 4996905

Son Kazanılan Rozetler

volkan_güneş Bir rozet kazandı
fatma_arslan Bir rozet kazandı
İbrahim_kaplan Bir rozet kazandı
cem_kaya Bir rozet kazandı
İbrahim_korkmaz Bir rozet kazandı
...