Yaşar Nuri Öztürk, 5 Şubat 1951'de Trabzon'un Sürmene ilçesinde doğmuş, 22 Haziran 2016'da İstanbul'da vefat etmiş, Türkiye'nin son dönem dinî ve entelektüel hayatında çok önemli bir figürdür. Kısaca özetlersek, o bir İslam felsefesi profesörü, ilahiyatçı, yazar, gazeteci ve siyasetçiydi.
Öztürk, ilahiyat eğitimi almış ve uzun yıllar İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde İslam felsefesi profesörü olarak görev yapmıştır. Ayrıca aynı fakültede dekanlık görevini de üstlenmiştir. Onun en belirleyici özelliği, "Kur'an'a dönüş" ve "Kur'an İslam'ı" vurgusudur. Gelenekselleşmiş dinî yorumlara, Hadislere ve mezhepsel yaklaşımlara eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşmış, İslam'ın temel kaynağının yalnızca Kur'an olduğunu savunmuştur. Bu yönüyle hem çok geniş bir kitle tarafından takdir görmüş hem de gelenekselci çevrelerden yoğun eleştiriler almıştır.
Onun savunduğu din anlayışı, aklı ve bilimi merkeze alan, dogmatizmi reddeden, özgür düşünceyi ve bireysel sorgulamayı teşvik eden bir çizgideydi. Özellikle televizyon programları ve köşe yazıları aracılığıyla dini konuları geniş halk kitlelerine taşımış, o dönemde pek çok kişinin din algısını sorgulamasına ve farklı bir pencereden bakmasına vesile olmuştur. Benim de kendi tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim ki, onun "Allah ile Aldatmak" gibi eserleri ve canlı yayınlardaki cesur çıkışları, dinin sadece camilerde veya medreselerde konuşulan bir konu olmaktan çıkarıp, gündelik hayatın, siyasetin ve bireysel ahlakın merkezine taşıma konusunda önemli bir işlev görmüştür. Bu durum, o zamana kadar din hakkında belirli kalıpların dışına çıkamayan birçok insanın düşünce yapısını derinden etkilemiştir.
2002-2007 yılları arasında İstanbul milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de görev yapmış, hatta kendi partisi olan Halkın Yükselişi Partisi'ni (HYP) kurmuştur. Siyaset sahnesindeki varlığı da onun toplumsal konulardaki hassasiyetini ve söylemlerini daha geniş bir platforma taşıma çabasını gösterir.
Yaşar Nuri Öztürk, Trabzon'un Sürmene ilçesinde doğmuştur. Ancak çocukluğunun bir bölümünü Rize'nin Çayeli ilçesinde geçirmiştir. Kökleri itibarıyla Karadenizli bir ailenin ferdidir.
Öztürk, vefatına kadar yazdığı kitaplar, makaleler ve verdiği konferanslarla Türkiye'deki dinî düşünce dünyasına önemli katkılar sunmuş, tartışmalar yaratmış ve ardında kendine özgü bir ekol bırakmıştır. Onun mirası, özellikle Kur'an'ı anlama ve yorumlama konusunda hâlâ birçok kişiye ilham vermektedir.