Saygı Öztürk, Türk basınında özellikle araştırmacı gazetecilik denince akla gelen en önemli isimlerden biridir. Uzun yıllardır Sözcü gazetesinde görev yapan, adını sıkça duyduğun ve haberlerini büyük bir dikkatle takip ettiğin bir gazetecidir. Onun habercilik kimliği, sadece olayları aktarmanın ötesinde, derinlemesine araştırma, belge toplama ve kamuoyuna gizli kalmış gerçekleri sunma üzerine kuruludur.
Saygı Öztürk'ün gazetecilik hayatında öne çıkan konular ve uzmanlık alanları şunlardır:
Mafya ve Organize Suç Örgütleri: Türkiye'deki yeraltı dünyası, mafya liderleri ve bu yapılarla devlet içindeki bağlantılar hakkında yaptığı çarpıcı haberler ve yazdığı kitaplarla tanınır. Bu alandaki bilgisi ve kaynak ağı oldukça geniştir.
Siyaset ve Yolsuzluk: Siyasi arenadaki güç mücadeleleri, yolsuzluk iddiaları ve devlet yönetimindeki usulsüzlükleri belgeleriyle ortaya koyma konusunda uzmandır. Siyasi partiler ve bürokrasi içindeki gelişmeleri yakından takip eder.
* Güvenlik ve Askeri Konular: Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet teşkilatı ve milli güvenlik konularındaki hassas haberleri, onun devletin çeşitli kademelerindeki güvenilir kaynaklara erişimini gösterir.
Saygı Öztürk'ü meslektaşlarından ayıran en önemli özellik, bilginin peşinden yılmadan koşması ve kaynaklarını titizlikle doğrulamasıdır. Bir haberi yayımlamadan önce, genellikle birden fazla bağımsız kaynaktan teyit alma prensibini benimser. Bu yaklaşım, onun haberlerinin güvenilirliğini ve darbe almazlığını sağlar. Benim tecrübelerime göre, özellikle kritik ve tartışmalı konularda tek kaynağa bağlı kalmak büyük risk taşırken, Öztürk'ün çoklu teyit mekanizması onun adeta bir gazetecilik ekolü haline gelmesini sağlamıştır. Bir nevi "sağlamcı" bir araştırmacıdır.
Ayrıca, yazdığı birçok kitapla da tanınır. Bu kitaplar, genellikle uzun süreli araştırmalarının ve dosyalarının derlenmiş halidir ve Türkiye'nin yakın siyasi ve sosyal tarihine ışık tutan önemli eserlerdir. "Öğretmenler Odası", "Cüppeli Mafya", "Devletin Gizli Belgelerinde Kırmızı Kitap" gibi çalışmaları, sadece haberden öte, kalıcı birer belge ve referans niteliği taşır. Onun haberlerini okurken, sadece bir olayı değil, o olayın perde arkasındaki dinamikleri ve bağlantıları da anlama fırsatı bulursun. Bu derinlik, onun gazeteciliğinin temel direğidir.
Özetle, Saygı Öztürk, cesareti, doğruları arama tutkusu ve sağlam kaynaklara dayalı habercilik anlayışıyla Türk basınının mihenk taşlarından biridir. O, toplumu aydınlatma misyonunu üstlenmiş, bunun bedelini zaman zaman tehditler ve davalarla ödemeyi göze almış gerçek bir gazetecidir. Onu takip etmek, Türkiye'nin nabzını doğru ve güvenilir kaynaklardan tutmak demektir.