menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Yağlı boya portrelerde genelde tonları yakalıyorum gibi gelse de, bir türlü o tenin doğal ışık ve gölge altındaki canlılığını veremiyorum. Sanki her seferinde soluk veya çamur gibi duruyor, özellikle derin gölgelerdeki geçişlerde. Profesyonel ressamlar bu sorunu nasıl aşıyor acaba, renk karıştırma tekniklerinde ne gibi incelikler var?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

Gölgeli Portrelerde Sağlıklı ve Canlı Ten Rengi Tonlarını Yakalamanın Sırları: Bir Uzmandan Tavsiyeler

Sevgili sanatsever dostlar,

Bu soru, benim de kariyerimin ilk yıllarında üzerinde çok kafa yorduğum, nice fırça darbesiyle, nice denemeyle çözümünü aradığım bir mesele. Bahsettiğiniz o "soluk", "çamur gibi" veya "cansız" duran ten renkleri, özellikle derin gölgelerde yaşanan geçiş sorunları... İnanın bana, bu sadece sizin değil, her ressamın bir dönem karşılaştığı ve aşmak için çabaladığı ortak bir meydan okuma. Yağlı boyanın o eşsiz dokusunu ve zenginliğini kullanırken, modelin cildindeki hayatı ve canlılığı gölgelerin derinliğine taşıyabilmek, gerçek bir ustalık gerektirir. Ama endişelenmeyin, bu bir sır değil; sadece doğru gözlem, doğru anlayış ve bazı incelikli tekniklerin birleşimidir.

Bugün sizlere, yıllar içinde edindiğim deneyimler ve profesyonel ressamların da başvurduğu temel prensipler ışığında, gölgeli portrelerde ten rengini canlandırmanın püf noktalarını aktaracağım. Hazırsanız, fırçalarınızı yeni bir bakış açısıyla ele almaya hazırlanın!

Işık ve Gölgeyi Ayrı Düşünmeyin: Renk Sıcaklığı Her Şeydir

Ten rengini gölgede soluk veya çamur gibi gösteren en büyük yanılgılardan biri, ışık ve gölgeyi birbirinden bağımsız, sadece parlaklık ve koyuluk farkı olan alanlar olarak düşünmektir. Oysa ışık ve gölge, birbirini tamamlayan ve renk sıcaklığı açısından birbirini etkileyen dinamik unsurlardır.

Hepimizin bildiği temel bir kural vardır: "Sıcak ışık soğuk gölge, soğuk ışık sıcak gölge yaratır." Bu prensip, ten rengi portrelerde can damarıdır.

  • Örnek: Gün batımının altın rengi, sıcak ışığı altında poz veren bir model düşünün. Yüzünün aydınlık kısımları sıcak turuncular ve sarılarla parlayacaktır. Peki ya gölgeler? İşte burada yanılabiliriz. Doğrudan koyu kahve veya siyah eklemek yerine, bu gölgelere hafifçe mor, mavi veya yeşilin soğuk tonlarını ekleyerek hem derinlik katabilir hem de tenin canlılığını koruyabilirsiniz. Bu soğuk tonlar, sıcak ışıktaki aydınlık alanları daha da ön plana çıkarır ve tenin dokusuna zenginlik katar.

  • Uygulanabilir Öneri: Gölgeli alanlarda koyu bir renk elde etmek için, paletinizdeki siyaha uzanmak yerine, koyu mavi (Ultramarine Blue) ile yanık kahveyi (Burnt Umber) karıştırarak kendi zengin ve nötr koyu renginizi oluşturun. Bu karışıma duruma göre biraz Alizarin Crimson veya Viridian ekleyerek renk sıcaklığını manipüle edebilirsiniz. Böylece "ölü" siyahlar yerine, renkli ve nefes alan gölgeler elde edersiniz.

Yansıyan Işık ve Çevresel Renklerin Gücü: Gölgedeki Gizli Parıltılar

Gölgeler asla tam karanlık, renksiz boşluklar değildir. Onlar, çevredeki nesnelerden, giysilerden, hatta zeminden yansıyan ışıkla beslenirler. Bu yansıyan ışık, gölgelere beklenmedik renkler ve sıcaklıklar katarak onları inanılmaz derecede canlandırabilir.

  • Deneyimimden: Gençlik yıllarımda, modelin boyun bölgesindeki derin gölgelere baktığımda, hep siyah veya koyu kahveler görüyordum. Hocamın "Peki o kırmızı şalı görmüyor musun? Kırmızı rengin gölgeye yansımasını neden es geçiyorsun?" demesiyle adeta gözlerim açıldı. Gerçekten de, boyundaki gölgelerin en derin noktalarında, kırmızının hafif bir yansımasını, adeta tenin altından gelen bir parıltıyı fark ettim.

  • Uygulanabilir Öneri: Bir portreye başlarken, modelinizin ve çevresinin renklerini dikkatlice inceleyin.
    Model kırmızı bir kazak giyiyorsa, boyun altındaki veya çene altındaki gölgelerde hafifçe kırmızıya çalan tonları arayın.
    Arka planda yeşil bir duvar varsa, saçın gölgeli kısımlarında veya yanakların çevresindeki gölgelerde çok hafif yeşilimsi yansımalar görebilirsiniz.
    * Beyaz bir yaka, çene altına yumuşak, soğuk bir ışık yansıtabilir.

Bu ince yansımaları yakalamak, portrenize gerçeklik ve boyut katarak gölgeli alanları "canlı" hale getirir. Bunları yakalamak için genellikle şeffaf glazürler veya çok ince katmanlar halinde renk uygulamak en etkili yoldur.

Alttan Saçılan Işık ve Kanın Canlılığı: Derinin Altındaki Hayat

İşte bu, ten rengine o "sağlıklı" ve "canlı" görünümü veren en önemli unsurlardan biri ve çoğu ressamın gözden kaçırdığı bir detaydır: Subsurface Scattering (Alttan Saçılan Işık).

Deri, opak bir yüzey değildir. Işık, derinin yüzeyine çarptığında bir kısmı yansır, ancak bir kısmı da derinin altına girer, altındaki dokulara ve kan damarlarına çarparak saçılır ve farklı bir noktadan tekrar dışarı çıkar. Bu olgu, özellikle ince deri olan bölgelerde (kulak memeleri, burun kanatları, parmak uçları) belirginleşir ve ten rengine hafif bir şeffaflık, pembemsi veya morumsu bir sıcaklık katar.

  • Neden Önemli? Gölgeli alanlarda, ışık daha az yoğun olduğu için bu etki daha da çarpıcı olabilir. Gölge altındaki bir kulağın kenarı veya burun kanadı, hafif bir pembemsi veya morumsu parıltı ile canlanabilir. Bu, o bölgede kanın dolaştığı, canlının nefes aldığı hissini verir.

  • Uygulanabilir Öneri: Derin gölgelerde, özellikle derinin inceldiği veya kan akışının yoğun olduğu bölgelerde, paletinizdeki kadmiyum kırmızılarının çok az bir miktarıyla karıştırılmış beyaz veya hafif şeffaf bir Alizarin Crimson glazürüyle küçük dokunuşlar yapın. Morumsu tonlar için, Alizarin Crimson ve Ultramarine Blue'yu çok az beyazla karıştırarak elde edeceğiniz bir tonu kullanabilirsiniz. Bu, tenin o doğal, transparan ve canlılığını veren alt katmanını ortaya çıkarır. Bu geçişleri yaparken fırçanızı nazikçe kullanmaya ve renkleri yavaşça inşa etmeye özen gösterin.

Karıştırma Teknikleri: Çamurdan Kurtulmanın Sırları

"Çamur gibi" bir ten rengi elde etmenin en yaygın nedeni, renkleri palet üzerinde aşırı karıştırmak veya yanlış renkleri bir araya getirmektir.

  1. Katmanlama ve Glazür Tekniği:
    Gölgeli bir alanın rengini tek bir fırça darbesinde yakalamaya çalışmayın. Resim yaparken bir mimar gibi düşünün; katman katman inşa edin.
    İlk katmanlar daha şeffaf ve ince olsun. Tenin genel alt tonunu belirleyin. Ardından, daha opak renkleri yavaş yavaş ekleyerek derinliği artırın.
    * Glazürler: Özellikle gölgeli alanlarda renge derinlik ve sıcaklık katmak için harikadırlar. Kurumuş bir rengin üzerine çok ince, şeffaf bir renk katmanı (bir miktar médium ile inceltilmiş) uygulamak, alttaki rengin tonunu değiştirmeden ona yeni bir karakter kazandırır. Örneğin, koyu bir kahverengi gölge üzerine hafif bir Alizarin Crimson veya Ultramarine Blue glazürü geçerek onu canlandırabilirsiniz.

  2. Siyah Kullanımına Dikkat:
    Siyah, doğrudan ten rengi karışımlarında genellikle "ölü" ve "donuk" sonuçlar verir. Benim de genellikle kaçındığım bir renktir.
    Onun yerine, daha önce de bahsettiğim gibi, kendi koyu tonlarınızı karıştırın. Koyu maviler, koyu kahveler ve kırmızılarla zengin, derin koyu tonlar elde edebilirsiniz. Bu tonlar, ışıkla etkileşime girdiğinde daha fazla "canlılık" barındırır.

  3. Renkleri Tuvalde Karıştırma (Optical Mixing):
    * Palet üzerinde mükemmel rengi elde etmeye çalışmak yerine, bazen renkleri küçük, ayrı fırça darbeleriyle tuval üzerine yan yana uygulayarak gözün onları uzaktan karıştırmasına izin verin. Bu "optik karışım" tekniği, renklere titreşimli bir kalite katar ve onları daha canlı gösterir. Özellikle gölgelerin kenarlarındaki geçişlerde bu yöntem çok başarılı sonuçlar verebilir.

Referansa Eleştirel Bakış ve Gözlem Gücü: Gözleriniz Her Şeyi Görüyor mu?

Son olarak, belki de en önemli noktalardan biri: Referansınıza, yani modelinize veya fotoğrafınıza nasıl baktığınız. Kamera, ne yazık ki insan gözünün gördüğü tüm detayları, özellikle gölgelerdeki renk nüanslarını her zaman yakalayamaz. Gölgeleri düzleştirir ve renkleri doygunlaştırır.

  • Uygulanabilir Öneri:
    • Canlı Modelden Çalışın: Mümkünse canlı modelden çalışmaya özen gösterin. Canlı modelde, gölgelerdeki ince renk geçişlerini, yansıyan ışıkları ve alttan saçılan ışığın etkisini çok daha net görebilirsiniz.
    • Gözlerinizi Kısın: Referansınıza bakarken gözlerinizi hafifçe kısın. Bu, büyük formları ve renk ilişkilerini görmenizi sağlar, gereksiz detayları ortadan kaldırır. Gölgedeki renk gruplarını ve sıcaklık farklılıklarını daha net fark edeceksiniz.
    • "Gözlerinizin Gördüğüne İnanın, Beyninizin Size Söylediğine Değil": Beynimiz, ten rengini "şeftali tonlarında" veya "açık kahve" gibi belirli bir şablona oturtma eğilimindedir. Ancak sanatta bu şablonları yıkmamız gerekir. Gölgelerde gerçekten mor, yeşil veya parlak turuncu görüyor musunuz? Eğer görüyorsanız, korkmayın ve paletinize bu renkleri dahil edin. Bu cesaret, sizi sıradanlıktan kurtaracaktır.

Sonuç: Bir Sanat Yolculuğu ve Sürekli Keşif

Gölgeli portrelerde sağlıklı ve canlı ten renkleri yakalamak, aslında ışığı, rengi ve insan derisinin karmaşık güzelliğini derinlemesine anlama yolculuğudur. Bu sadece boya tüplerindeki renkleri karıştırmak değil, gözlem gücünüzü geliştirmek, teknik bilginizi artırmak ve en önemlisi, denemekten korkmamaktır.

Unutmayın, her fırça darbesi bir deneme, her portre yeni bir öğrenme fırsatıdır. Paletinizdeki renklerle cesurca oynayın, farklı kombinasyonları deneyin, beklenmedik sonuçlara açık olun. Çünkü bazen en güzel keşifler, tam da o "yanlış" karışımdan veya o "riskli" renkten ortaya çıkar.

Resimlerinizdeki her ten rengi canlansın, her gölge nefes alsın! Bol ilhamlı ve ışık dolu fırça darbeleri dilerim.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Gölgeli Portrelerde Canlı Ten Rengi Tonlarını Yakalamanın Sırrı: Solukluktan Işıltıya Bir Yolculuk

Merhaba sanatsever dostum,

Yağlı boya portrelerde ten rengini yakalamaya çalışırken hissettiğiniz o "çamurlaşma" veya "solukluk" hissi... İnanın bana, bu sizin tek başınıza yaşadığınız bir deneyim değil. Yıllardır bu alanda çalışan bir uzman olarak, atölyemde ve eğitimlerimde karşılaştığım en yaygın zorluklardan biridir bu. Derin gölgelerdeki o hassas geçişleri canlı tutmak, tenin doğal ışıltısını kaybetmeden derinlik vermek, adeta bir denge sanatı. Ama endişelenmeyin, bu makalede size profesyonel ressamların bu sırrı nasıl çözdüğünü, renk karıştırma tekniklerinde ne gibi incelikler olduğunu adım adım anlatacağım.

Gelin, o portrelerdeki gölgelerin gizemini çözmeye başlayalım.

Gölgeli Portrelerdeki Zorluk Neden Kaynaklanır?

Öncelikle, bu sorunun kaynağını anlamak işin yarısıdır. Gözlerimiz, ışık altında gördüğümüz renkleri yorumlamaya alışkındır. Ancak gölgeye geçtiğimizde, renklerin algılanışı değişir. Beynimiz, bir ten rengini "açık şeftali" ya da "krem" olarak kodlar ve gölgede de sadece bunun daha koyu bir tonunu bekler. Oysa gerçeklik çok daha zengin ve karmaşıktır.

En büyük tuzak: Gölgeleri sadece ana ten rengine siyah veya kahverengi ekleyerek koyulaştırmak. İşte bu, genellikle o "çamurlaşmış" veya "ölü" görünüme yol açan temel hatadır. Çünkü gerçek hayatta gölgeler, sadece bir rengin koyu hali değildir; içlerinde bambaşka renkler, yansımalar ve sıcaklık/soğukluk dengeleri barındırır.

Paletteki Sır: Canlı Ten Rengi Karışımlarının Anatomisi

Gölgeli bir portrede sağlıklı ten rengi yakalamanın anahtarı, renklerin sıcaklık ve soğukluk arasındaki dansını anlamaktan geçer. Profesyonel bir ressamın paleti, sadece bir dizi tüpten ibaret değildir; adeta bir orkestra şefi gibi renkleri yönlendirdiği bir sahnedir.

1. Temel Ten Rengi Karışımınız: Bir Başlangıç Noktası

Her ne kadar gölgelere odaklanacak olsak da, sağlam bir temel ten rengi karışımı hayati önem taşır. Genellikle şu renkler kullanılır:
Kadmiyum Kırmızı Açık (Cadmium Red Light) veya İngiliz Kırmızısı (English Red): Tenin sıcaklığını ve kırmızılığını verir.
Sarı Aşı Boyası (Yellow Ochre) veya Naples Sarısı (Naples Yellow): Tenin sarı alt tonunu sağlar.
Titanyum Beyazı (Titanium White): Rengi açar, doygunluğunu azaltır.
Çok az miktarda Fildişi Siyahı (Ivory Black) veya Ultramarin Mavi (Ultramarine Blue): Karışımı hafifçe grileştirmek veya soğutmak için kullanılır. (Siyahı direk kullanmaktan kaçının, genellikle renkleri "öldürür".)

Bu karışım, modelinizin cilt tonuna göre oranları değişecektir. Deneyin, karıştırın ve gözlemleyin.

2. Gölgelerdeki Gizli Renkler: Solukluğu Aşmanın Anahtarı

İşte asıl sihir burada başlıyor! Gölgeleri sadece koyulaştırmak yerine, onlara derinlik ve yaşam katmalıyız.

  • Yansıyan Işık ve Ortam Renkleri: Bir gölge, ışığın tamamen ulaşmadığı bir alandır, ancak asla simsiyah veya tek düze değildir. Çevredeki renkler (bir elbise, duvar, arka plan) veya gökyüzünden yansıyan ışık (genellikle soğuk bir mavi/mor) gölgelere sızar. Örneğin, mavi bir gömlek giymiş bir modelin çene altındaki gölgesinde hafif mavimsi bir yansıma görebilirsiniz.
    Uygulama: Gölge karışımınıza çok az miktarda Ultramarin Mavi, Alizarin Kırmızısı (mor tonları için) veya hatta çok çok az Viridian Yeşil (kırmızı alt tonlu tene karşı zıtlık ve zenginlik katmak için) eklemeyi deneyin. Bu renkler, gölgenin içinde bir titreme, bir yaşam verir.
    Deneyimimden bir örnek: Yıllar önce bir portre üzerinde çalışırken, burun kanadındaki derin gölgenin sürekli "kirli" durmasından şikayetçiydim. Ustam bana "Orada ne görüyorsun? Sadece koyu kahve mi?" diye sormuştu. Yakından baktığımda, aslında o koyuluğun içinde hafifçe morumsu, neredeyse şeffaf bir katman olduğunu fark ettim. Paletime çok küçük bir miktar Alizarin Kırmızısı ve Ultramarin Mavi karıştırıp, temel ten rengimin koyu tonunun üzerine şeffaf bir katman olarak uyguladığımda, gölge anında canlanmış ve derinleşmişti. İşte o an anladım ki gölgeler sadece karanlık değil, şeffaf renk katmanlarıdır.

  • Sıcaklık-Soğukluk Dengesi: Genellikle gölgeler, doğrudan ışık alan bölgelere göre daha soğuktur. Ancak bu bir kural değildir, bir eğilimdir. Bazen, çevresel yansımalar (örneğin sıcak bir odadaki duvarın yansıması) gölgenin içine sıcak tonlar katabilir.
    Uygulama:* Gölgenizin soğuk görünmesini istiyorsanız mavi veya mor tonları kullanın. Daha sıcak bir gölge için Yanık Toprak (Burnt Sienna) veya Ham Toprak (Raw Umber) gibi toprak tonlarını, içine çok az Alizarin Kırmızısı katarak kullanabilirsiniz. Önemli olan, bu sıcaklık veya soğukluğun aşırıya kaçmaması, sadece bir nüans olarak hissedilmesidir.

  • Doygunluk ve Şeffaflık: Derin gölgeler, genellikle daha az doygun ve daha şeffaf olma eğilimindedir. Boyayı sulandırıcı (örneğin terebentin ve keten yağı karışımı) ile incelterek katmanlar halinde uygulamak, o şeffaflığı ve derinliği yakalamanıza yardımcı olur. Bu, "glazing" (sırlama) tekniğidir.

Uygulama ve Teknikler: Fırça Darbelerinden Katmanlamaya

Renkleri paletinizde doğru karıştırmak bir yana, onları tuvalinize nasıl uyguladığınız da çok önemlidir.

1. Katmanlama Sanatı (Glazing ve Alla Prima)
  • Glazing (Sırlama): Bu teknik, özellikle gölgelerdeki o canlı ve derin etkiyi yaratmak için birebirdir. İnce, şeffaf renk katmanlarını üst üste uygulayarak, alttaki renklerin ışığı yansıtmasına ve üstteki renklerle birleşerek eşsiz bir optik karışım oluşturmasına olanak tanırsınız. Gölge alanlarınızı, ana ten renginizin koyu tonuyla ince bir katmanla başlayıp, üzerine soğuk veya sıcak yansımalar içeren diğer şeffaf katmanları uygulayarak derinleştirebilirsiniz. Bu, gölgenin soluk veya çamur gibi durmasını engeller.
  • Alla Prima (Islak Üzerine Islak): Daha doğrudan ve enerjik bir yaklaşımdır. Burada, renkleri tuval üzerinde karıştırırsınız. Gölgelerde bu tekniği kullanırken, hızlı ve kararlı olmanız önemlidir. Karışımlarınızı önceden hazırlayıp, fırça darbelerinizi temiz ve net tutmaya çalışın. Aşırı karıştırmak, yine o "çamur" etkisine yol açacaktır.
2. Fırça Darbeleri ve Doku

Fırça darbeleriniz, portrenizin "nefes almasını" sağlar. Gölgelerde çok fazla fırça darbesi kullanmak veya renkleri aşırı karıştırmak, yüzeyi düz ve cansız gösterebilir.
Doğru yerde kalın: Derin gölgelerin merkezinde daha az detay ve daha yumuşak geçişler kullanın.
Kenarlara dikkat: Gölgelerin ışıkla buluştuğu kenarlarda, tenin formu ve dokusu daha belirginleşir. Burada daha net ve form veren fırça darbeleri kullanabilirsiniz.
Yeterince karıştırın, fazlasını değil: Özellikle yağlı boyada, renkleri paletinizde yeterince* karıştırıp tuvale uygulayın. Tuval üzerinde çok fazla "oynamak", renklerin kirlenmesine neden olur.

Gözlem Sanatı: Işığı ve Rengi Anlamak

Tüm teknik bilgiler bir yana, en büyük yardımcınız gözleminizdir.
Fotoğraflara eleştirel bakın: Bir referans fotoğraf kullanıyorsanız, onu sadece "kopyalamayın". Fotoğrafın renkleri ne kadar doğru yansıtıp yansıtmadığını sorgulayın. Mümkünse, fotoğrafı çekerken gördüğünüz ışığı ve renkleri hatırlamaya çalışın.
Doğrudan modele bakın: Canlı bir modelle çalışıyorsanız, bir adım geri çekilin ve "gölgeler aslında ne renk?" sorusunu kendinize sorun. Gözlerinizi kısarak bakın, bu renk ve ton değerlerini daha net görmenizi sağlar. Gölgelerin içindeki mavileri, kırmızılıkları, yeşilimsi yansımaları yakalamaya çalışın.
* Karşılaştırmalı düşünün: Gölgedeki bir tonu, hemen yanındaki aydınlık tonla veya çevresindeki başka bir renkle karşılaştırın. Bu, renklerin birbirine göre nasıl değiştiğini anlamanıza yardımcı olur.

Pratik İpuçları ve Deneme Yanılma

  • Ayrı bir palet alanı: Gölgeler için ayrı bir renk karıştırma alanı belirleyin paletinizde. Temel ten rengi karışımınızdan farklı bir "gölge ana rengi" oluşturun ve yansımaları bu ana rengin üzerine inşa edin.
  • Küçük miktarlar: Özellikle mor, yeşil gibi "riskli" renkleri gölge karışımınıza eklerken, bunu çok küçük miktarlarda yapın. Bir kürdan ucu kadar bir dokunuş bile büyük fark yaratabilir.
  • Aşırıya kaçmayın: Canlılık ararken renkleri aşırı doygun hale getirmeyin. Tenin doğal ve inandırıcı görünmesi, her zaman önceliğiniz olmalı.
  • Sabırlı olun: Yağlı boya, sabır gerektiren bir sanattır. Bir katmanın kurumasını beklemek veya farklı teknikleri denemek size yeni kapılar açacaktır.
  • Hata yapmaktan korkmayın: Her "çamurlu" gölge, size neyin işe yaramadığını öğreten değerli bir derstir. Deneyin, gözlemleyin, analiz edin ve bir sonraki denemenizde farklı bir yaklaşım sergileyin.

Sonuç

Gölgeli portrelerde sağlıklı ve canlı ten rengi tonlarını yakalamak, sadece teknik bir beceriden öte, gözlem sanatının ve renklerin dilini anlamanın bir ifadesidir. Unutmayın, gölgeler birer karadelik değil, içinde ışığın ve yaşamın nüanslarını barındıran zengin alanlardır. Onları sadece koyulaştırmak yerine, içlerindeki o gizli renkleri, yansımaları ve sıcaklık/soğukluk dengelerini keşfettiğinizde, portrelerinizde o aradığınız derinliği, ışıltıyı ve canlılığı yakalayacaksınız.

Pratik yapmaktan, denemekten ve kendi gözlem yeteneğinizi geliştirmekten asla vazgeçmeyin. Sanat yolculuğunuzda size başarılar dilerim!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

10,890 soru

20,594 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 21
0 Üye 21 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 5344
Dünkü Ziyaretler: 19553
Toplam Ziyaretler: 5310816

Son Kazanılan Rozetler

huseyin Bir rozet kazandı
sunshine Bir rozet kazandı
yusuf_kurt Bir rozet kazandı
huseyin Bir rozet kazandı
volkan_güneş Bir rozet kazandı
...