Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer
Abdi İbrahim, Türkiye'nin ilaç sektöründeki en köklü ve lider şirketlerinden biridir. 1912 yılında Eczacı Abdi İbrahim Bey tarafından İstanbul'un Vefa semtinde kurulan küçük bir eczaneden doğmuş, bugün ise 110 yılı aşkın süredir insan sağlığına hizmet eden dev bir sanayi kuruluşuna dönüşmüştür. Aslında "Abdi İbrahim kimdir?" derken, genellikle bu asır çınarı şirketin kendisini kastedersin.
Abdi İbrahim'in hikayesi, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde başlayan ve Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte büyüyen bir başarı öyküsüdür. Eczacı Abdi İbrahim Bey, o dönemde ilaç üretiminin ve tedarikinin ne kadar kritik olduğunu görmüş ve eczanesini zamanla küçük çaplı bir imalathaneye dönüştürmüştür. Cumhuriyet dönemiyle birlikte sanayileşmeye verilen önem, şirketin büyümesini hızlandırmış ve zamanla Türkiye'nin ilk ilaç fabrikalarından biri olmasını sağlamıştır.
Bugün Abdi İbrahim, Türkiye ilaç pazarında uzun yıllardır cirona göre lider konumunu sürdüren bir devdir. Yurt içinde ve yurt dışında geniş bir ürün portföyüyle faaliyet gösteriyor, 17 farklı tedavi alanında ürünler sunuyor. Üretim tesisleri, dünya standartlarında ve GMP (İyi Üretim Uygulamaları) sertifikasyonlarına sahip. Sadece Türkiye'de değil, Kazakistan'da da üretim tesisleri bulunuyor ve toplamda 10'dan fazla ülkede kendi organizasyonlarıyla, 70'in üzerinde ülkede ise lisansör ve distribütörler aracılığıyla ürünlerini ulaştırıyor.
Abdi İbrahim'i sadece büyük bir ilaç şirketi olarak görmek eksik kalır. Benim sektördeki tecrübelerime göre, onu bu denli özel kılan birkaç önemli nokta var:
Kısacası, Abdi İbrahim; geçmişten bugüne gelen güçlü mirası, yenilikçi yaklaşımı, Ar-Ge yatırımları ve global vizyonuyla, Türkiye'nin gurur duyduğu, insan sağlığına değer katan önemli bir aktördür. Benim gözümde, o sadece bir ilaç şirketi değil, aynı zamanda ülkenin sanayi ve sağlık alanındaki gelişimini yansıtan canlı bir tarihtir.