İbrahim Şükrü Sökmen Süer, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ve gelişim dönemlerinin en önemli, çok yönlü ve kilit isimlerinden biridir. Onu sadece bir asker ya da siyasetçi olarak görmek eksik kalır; o, askeri dehasını Cumhuriyet'in inşası için kullanan, ardından siyasi arenada bakanlıklardan elçiliklere kadar geniş bir yelpazede görev yapmış, Türk siyasetinin tek partili döneminden çok partili hayata geçişine damga vurmuş bir devlet adamıdır.
Hayatı, adeta Cumhuriyet'in ilk dönemleriyle iç içe geçmiştir. Asker kökenli bir isim olarak Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde görev aldıktan sonra, Milli Mücadele'ye katılarak Mustafa Kemal Atatürk'ün yakın çevresinde yer almıştır. Kuvâ-yi Milliye ruhuyla hareket eden bir komutan olarak savaş yıllarındaki başarıları, onun Cumhuriyet'in kurucu kadroları arasına girmesini sağlamıştır.
Milli Mücadele'nin ardından siyasi hayata atılarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) milletvekili olarak girmiş, uzun yıllar boyunca farklı illerden vekil olarak hizmet vermiştir. Özellikle İçişleri Bakanlığı, Bayındırlık Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı gibi kritik görevlerde bulunması, devlet mekanizmasının işleyişinde ne kadar önemli bir rol oynadığının kanıtıdır. Bu bakanlık görevleri sırasında, yeni kurulan Cumhuriyet'in altyapısının oluşturulması, merkezi otoritenin güçlendirilmesi ve modernleşme adımlarının atılması gibi hayati konularda etkin çalışmalara imza atmıştır.
Onu gerçekten eşsiz kılan ve uzmanlık gerektiren bir nokta, Demokrat Parti'nin (DP) dört kurucusundan biri olmasıdır. Atatürk'ün yakın çalışma arkadaşlarından, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) önemli figürlerinden biri olmasına rağmen, 1946 yılında Celâl Bayar, Adnan Menderes ve Fuat Köprülü ile birlikte DP'yi kurarak Türkiye'yi çok partili siyasi hayata taşıyan öncü isimlerden biri olmuştur. Bu geçiş, Türk siyasi tarihinde bir dönüm noktasıdır ve Sökmen Süer'in bu cesur adımı, onun sadece partizan değil, aynı zamanda demokratik değerlere inanan bir devlet adamı olduğunu gösterir. O dönemde CHP içinden çıkıp yeni bir parti kurmak, siyasi bir risk olduğu kadar, Türkiye'nin geleceği adına atılan vizyoner bir adımdır. Bu hamlesiyle, Türk siyasetindeki dönüşümün en somut örneklerinden birini temsil etmiştir.
Siyasi hayatının yanı sıra Londra Büyükelçisi olarak da görev yapmış, diplomatik alanda da ülkesine hizmet vermiştir. İbrahim Şükrü Sökmen Süer, özetle, hem Cumhuriyet'in kuruluşu hem de çok partili hayata geçiş sürecinde aktif rol almış, siyasi arenada önemli dönüşümlere liderlik etmiş, Türk siyasi tarihinin en parlak ve etkili figürlerinden biridir. Onun kariyeri, Türkiye'nin modernleşme serüveninin farklı evrelerini gözler önüne serer.