Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer
Abdullah Papur, Anadolu halk müziğinin, özellikle de Sivas Divriği kökenli ozanlık geleneğinin güçlü ve otantik temsilcilerinden biridir. Onu sadece bir türkücü olarak görmek eksik kalır; o, sazıyla sözüyle adeta coğrafyasının, inancının ve insanının sesi olmuş, çağının dertlerini taşıyan bir halk ozanıdır.
Papur'un müziğini ve sanatını benzersiz kılan birkaç temel nokta var:
Papur, halk müziğimizde kendine has, ödün vermez bir çizgi oluşturdu. Müziği, zamanın popüler akımlarına göre şekillenmedi; kendi yolunda, özünden ödün vermeden ilerledi. Bu duruşu, kendisinden sonra gelen birçok sanatçıya ilham kaynağı oldu. Bugün bile onun deyişleri ve türküleri, gerçek Anadolu tadını, ruhani derinliği ve toplumsal duyarlılığı arayanların vazgeçilmezidir. Birçok sanatçı onun eserlerini yorumlamaya devam ediyor, bu da onun mirasının ne kadar güçlü ve yaşayan olduğunun bir göstergesi.
Ben kendi adıma, Papur'un eserlerinde hissettiğim o sade ve saf Anadolu ruhunu başka çok az sanatçıda bulabildim. Özellikle "Oy Divriği Divriği" ya da "Ela Gözlüm" gibi eserlerini dinlediğinde, onun sadece bir sanatçı değil, geleneksel kültürümüzün yaşayan bir mirası olduğunu çok daha iyi anlarsın. O, sazıyla toprağına, sözüyle insanına bağlı, hakikat yolcusu bir ozandı ve mirası hala capcanlı.