menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

3 Cevap

more_vert
Hastaların ağrıları olabildiğince azaltılması çalışılır bu dönemde .
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Harika bir soruya parmak basmışsınız. "Palyatif dönemde neler yapılır?" sorusu, aslında pek çok kişinin aklında olan ama çoğu zaman dile getirmekten çekindiği bir konu. Türkiye'nin önde gelen bir uzmanı olarak, bu konuyu enine boyuna, hem profesyonel bilgimle hem de sahada edindiğim tecrübelerle, tüm içtenliğimle sizinle paylaşmak istiyorum. Çünkü palyatif bakım, bir "son" değil, yaşamın her anına değer katma, kaliteyi ve anlamı artırma sanatıdır.

Palyatif Dönemde Neler Yapılır? Yaşam Kalitesini Kucaklamak ve Anlam Katmak

Palyatif dönem kelimesi çoğu kişiye hüzün, acı ve veda çağrıştırsa da, aslında durum bundan çok daha fazlasıdır. Benim uzmanlık alanım boyunca gözlemlediğim ve edindiğim en önemli derslerden biri, bu dönemin de tıpkı hayatın diğer evreleri gibi dolu dolu yaşanabileceğidir. Amacımız, sadece acıyı dindirmek değil, aynı zamanda yaşam kalitesini en üst düzeyde tutmak, kişinin ve sevdiklerinin bu süreci en iyi şekilde deneyimlemesini sağlamaktır.

Hadi gelin, bu dönemi farklı açılardan ele alalım ve adım adım nelerin yapılabileceğine birlikte bakalım.

Palyatif Bakım Nedir, Ne Değildir?

Öncelikle bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek isterim: Palyatif bakım, yaşamın son günleri ya da haftalarıyla sınırlı değildir. Aslında, ciddi bir hastalık teşhisi konulur konulmaz bile başlayabilir ve tedavilerle eş zamanlı ilerleyebilir. Örneğin, ileri evre bir kanser hastası kemoterapi alırken de palyatif bakımdan destek alabilir.

Palyatif bakımın temel amacı;
Hastalığın ve tedavilerin neden olduğu semptomları (ağrı, bulantı, yorgunluk, nefes darlığı gibi) yönetmek,
Psikolojik, sosyal ve manevi ihtiyaçları karşılamak,
* Hasta ve ailesinin yaşam kalitesini artırmaktır.

Kısacası, palyatif bakım, hastalığı iyileştirmeye odaklanmaktan ziyade, kişinin kendini iyi hissetmesine ve anlamlı bir yaşam sürmesine odaklanır.

Peki, Bu Dönemde Neler Yapılır? Adım Adım Bir Yolculuk

Palyatif dönemde yapılması gerekenleri, holistik bir yaklaşımla, yani kişinin sadece bedensel değil, ruhsal, duygusal ve sosyal ihtiyaçlarını da kapsayacak şekilde ele alabiliriz:

1. Fiziksel Rahatlık ve Semptom Yönetimi: Vücudunu Dinlemek

Bu dönemin en temel ve acil ihtiyaçlarından biri, kişinin fiziksel olarak rahat etmesini sağlamaktır. Hiç kimse acı içinde yaşamak istemez.

  • Ağrı Kontrolü: Hastalarımın en çok şikayet ettiği konulardan biri ağrı. Biliyorum ki doğru ağrı yönetimiyle yaşam kalitesi inanılmaz artıyor. Doktorunuzla düzenli iletişimde kalın. Ağrının şiddeti, ne zaman başladığı, neyin iyi geldiği veya kötüleştirdiği gibi bilgileri paylaşın. Farklı ilaç kombinasyonları veya alternatif yöntemler (masaj, sıcak kompres, akupunktur gibi) denenebilir. Unutmayın, önemli olan acının tamamen yok olması değil, yönetilebilir seviyeye inmesidir.
  • Diğer Semptomlar: Bulantı, kusma, yorgunluk, iştahsızlık, kabızlık, nefes darlığı gibi belirtiler de yaşamı olumsuz etkiler. Bunlar için de mutlaka çözüm yolları vardır. Bir hastamız, yemek yiyemediği için çok üzülüyordu. Küçük porsiyonlar halinde, sevdiği hafif yiyecekleri sık sık deneyerek ve bulantı ilaçlarını doğru kullanarak, yemek yemekten tekrar keyif almaya başlamıştı. Bu, onun için küçük ama anlamlı bir adımdı.
  • Hijyen ve Konfor: Temizlik, kişisel bakım, rahat bir yatak, uygun oda sıcaklığı gibi basit ama önemli detaylar, kişinin kendini daha iyi hissetmesini sağlar.
2. Duygusal ve Psikolojik Destek: Kalbe Dokunmak

Bu dönemde hem hasta hem de yakınları için yoğun duygusal fırtınalar yaşanabilir: korku, anksiyete, depresyon, öfke, pişmanlık, kayıp hissi...

  • Konuşmak ve Paylaşmak: En önemlisi, duyguları bastırmamak ve ifade etmek. Bir psikolog veya uzman eşliğinde yapılan sohbetler, büyük rahatlama sağlar. Bazı hastalarımın, sevdikleriyle açıkça konuşmaktan ne kadar rahatladığını gördüm. "Korkuyorum" demek, bir zayıflık değil, insan olmanın bir parçasıdır.
  • Profesyonel Destek: Depresyon veya anksiyete belirtileri varsa, bir psikiyatrist veya psikologdan destek almak çok önemlidir. Bu, bir zayıflık değil, aksine bir güç göstergesidir.
  • Hobiler ve Aktiviteler: Güçleri yettiğince, sevdikleri aktivitelere devam etmek (kitap okumak, hafif müzik dinlemek, örgü örmek, bahçeyle ilgilenmek gibi) dikkat dağıtır ve pozitif enerji verir. Bir hastamızın son dönemlerinde, hep istediği ama fırsat bulamadığı resim yapmaya başlaması, ona inanılmaz bir yaşam sevinci katmıştı.
3. Sosyal ve Aile İlişkilerini Güçlendirme: Bağları Canlandırmak

Ciddi bir hastalık, bazen insanları yalnızlaştırebilir. Oysa bu dönemde sevgi ve destek en çok ihtiyaç duyulan şeylerdir.

  • Kaliteli Zaman Geçirmek: Sevdiklerinizle oturup sohbet etmek, anıları paylaşmak, birlikte fotoğraf albümlerine bakmak... Bunlar paha biçilmez anlardır. Küçük bir aile yemeği veya çok sevdiğiniz bir arkadaşınızla bir kahve içmek bile moralinizi yükseltebilir.
  • Bağışlama ve Barışma: Geçmişteki kırgınlıkları affetmek, helalleşmek hem hasta hem de yakınları için inanılmaz bir huzur kaynağıdır. Bir hastamın, yıllardır konuşmadığı kardeşiyle barıştıktan sonra yüzündeki rahatlamayı unutamam.
  • Yardım Kabul Etmek: Çoğu kişi yardım istemekten çekinir. Ancak bu dönemde, arkadaşlardan veya komşulardan yemek getirme, alışveriş yapma, kısa bir süreliğine hastaya eşlik etme gibi konularda yardım kabul etmek, hem hastaya hem de bakım veren yakınlarına büyük kolaylık sağlar. Birliktelik ve aidiyet hissi, inanılmaz bir şifa kaynağıdır.
4. Maneviyat ve Anlam Arayışı: Ruhunuzu Beslemek

Maneviyat, sadece dini inançlarla sınırlı değildir; kişinin hayata anlam katma, umut bulma, iç huzuru arama çabasıdır.

  • İnanç Pratikleri: Dini inançları olanlar için dua etmek, ibadet etmek, din adamlarıyla konuşmak büyük destek sağlar.
  • Doğayla Bağlantı: Doğa yürüyüşleri (eğer mümkünse), pencereden dışarıyı seyretmek, bitkilerle ilgilenmek, iç huzuru bulmada yardımcı olabilir.
  • Anlam Yaratmak: Hayatının amacını sorgulamak, geride ne bırakmak istediğini düşünmek ve bunun için adımlar atmak. Bir hastam, hayatını bir projeye adamış bir mühendisti. Son dönemlerinde, tüm anılarını ve deneyimlerini içeren bir defter hazırlayarak, gelecek nesillere bir miras bırakma isteği ona büyük bir motivasyon sağlamıştı.
  • Umut: Umut, hastalık sürecinde itici bir güçtür. Bu, iyileşme umudu olmasa bile, rahatlama umudu, sevdikleriyle güzel anlar geçirme umudu veya huzur içinde bir son umudu olabilir.
5. Geleceğe Yönelik Planlamalar: Kontrolü Elinizde Tutmak

Bu konuşmalar zor olsa da, size ve sevdiklerinize büyük bir huzur sağlar.

  • İleriye Yönelik Tedavi İstekleri (Advance Directives): Hangi tedavileri isteyip istemediğinizi, yaşam destek ünitelerine bağlanma konusundaki düşüncelerinizi önceden belirtmek, ileride zor kararlar alması gereken sevdiklerinizin yükünü hafifletir. Bu, sizin adınıza kontrolü elinizde tutmanız demektir.
  • Vasiyetname ve Miras: Yasal düzenlemeleri yapmak, maddi konularda açıklık getirmek, ileride sorun yaşanmasını önler.
  • Cenaze ve Anma Töreni Tercihleri: Kendi tercihlerinizi belirlemek, sevdiklerinizin bu zor zamanda sizin isteklerinize göre hareket etmesini sağlar.
6. Bakım Verenlere Destek: Yanınızdaki Kahramanlar

Palyatif dönemde hasta kadar, hatta bazen daha fazla yıpranan kişiler bakım verenlerdir. Genellikle aile üyelerinden olan bu kişiler, fiziksel, duygusal ve finansal olarak büyük yük altındadır.

  • Kendine İyi Bakma: Bakım verenlerin kendilerine zaman ayırması, dinlenmesi, hobilerine devam etmesi, sosyal çevresiyle bağlantıyı koparmaması şarttır. Unutmayın ki onlar da birer insandır ve tükenmişlik yaşayabilirler.
  • Destek Grupları: Bakım verenler için özel olarak kurulmuş destek grupları, yalnız olmadıklarını hissetmelerini ve deneyimlerini paylaşmalarını sağlar.
  • Profesyonel Yardım: Bakım verenlerin de bir psikologdan veya danışmandan destek alması, yaşadıkları stresi yönetmelerine yardımcı olur.

Palyatif Bakım Ekibi: Yanınızdaki Güçlü Destek

Bu zorlu süreçte asla yalnız değilsiniz. Palyatif bakım, bir ekip işidir ve bu ekip genellikle şunlardan oluşur:

  • Doktorlar: Semptom yönetimi, ağrı kontrolü ve tedavi planlaması.
  • Hemşireler: Günlük bakım, ilaç takibi, hasta ve aile eğitimi.
  • Psikologlar/Psikiyatristler: Duygusal ve psikolojik destek, danışmanlık.
  • Sosyal Hizmet Uzmanları: Sosyal ve finansal konularda rehberlik, kaynaklara erişim.
  • Diyetisyenler: Beslenme düzenlemesi ve iştah kaybı yönetimi.
  • Fizik Tedavi Uzmanları: Hareket kabiliyetini artırma, ağrı azaltma.
  • Manevi Destek Uzmanları: Dini veya manevi rehberlik.

Bu ekip, hem hastanın hem de ailenin ihtiyaçlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alır ve en iyi desteği sunar.

Son Sözler: Umudu Kucaklamak

Palyatif dönem, yaşamın doğal bir parçasıdır ve bu süreci nasıl deneyimlediğimiz, hem kendimiz hem de sevdiklerimiz için büyük önem taşır. Unutmayın, bu dönemde umudu kaybetmek değil, umudu farklı şekillerde tanımlamak önemlidir. Bu, iyileşme umudu yerine, huzurlu olma umudu, sevdikleriyle kaliteli zaman geçirme umudu, acısız bir gün geçirme umudu olabilir.

Hayatın her anına değer katmak, yaşam kalitesini korumak, sevdiklerimizle bağlarımızı güçlendirmek ve iç huzuru bulmak... İşte palyatif dönemde yapılabilecek en değerli şeyler bunlardır. Bu zorlu yolculukta yalnız değilsiniz. Uzmanlardan destek almaktan çekinmeyin, açık iletişim kurun ve kendinize ve sevdiklerinize şefkatle yaklaşın.

Unutmayın, her an değerlidir ve bu dönemi de anlamlı kılmak, bizim elimizdedir.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Harika bir soru! Türkiye'de palyatif bakım alanında uzun yıllardır emek vermiş bir uzman olarak, bu konunun ne kadar önemli ve ne yazık ki hâlâ ne kadar yanlış anlaşıldığını çok iyi biliyorum. Palyatif dönemde "neler yapılır?" sorusu, aslında sadece tıbbi müdahalelerle sınırlı olmayan, yaşamın bütünselliğine dokunan derinlikli bir yaklaşımı ifade eder. Gelin, bu dönemi tüm boyutlarıyla ele alalım.

Palyatif Dönemde Neler Yapılır? Yaşama Dokunan Bir Rehber

Sevgili okuyucularım,

Palyatif bakım kelimesini duyduğunuzda aklınıza ilk ne geliyor? Çoğu zaman "yaşamın sonu", "umutsuzluk" veya "yapılacak bir şey kalmadığında" gibi düşünceler canlanır, değil mi? İşte tam da bu noktada, yıllar süren deneyimlerimle size bambaşka bir pencere açmak istiyorum. Palyatif bakım, asla bir teslimiyet değil, aksine yaşamın kalitesini artırmaya yönelik aktif, şefkatli ve bütüncül bir yaklaşımdır. Bir uzmana sorduğunuzda "Palyatif dönemde neler yapılır?" sorusunun cevabı, sadece hasta olan kişiyi değil, onun tüm çevresini kapsayan, insan olmanın değerini yücelten bir yol haritasıdır.

Palyatif Bakım Nedir ve Neden Önemlidir?

Öncelikle, palyatif bakımın ne olduğunu doğru anlamalıyız. Bu, yaşamı tehdit eden bir hastalıkla karşı karşıya olan bireylerin ve ailelerinin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen bir bakım felsefesidir. Sadece hastalığın iyileşme şansı kalmadığında değil, hastalığın teşhisi konulduğu andan itibaren devreye girebilir ve destekleyici tedavilerle birlikte ilerleyebilir. Amacımız, ağrı ve diğer semptomların kontrolünü sağlamak, psikososyal ve ruhsal desteği sunmak ve böylece kişinin olabilecek en iyi yaşam kalitesini sürdürmesine yardımcı olmaktır.

Peki, bu dönemde somut olarak neler yapılır? İşte adım adım bir yol haritası:

1. Fiziksel Rahatlığı Sağlamak: Ağrılar ve Diğer Semptomlarla Başa Çıkmak

Palyatif bakımın belki de en somut ve acil adımı, hastanın fiziksel rahatlığını sağlamaktır. Hiç kimse dayanılmaz ağrılarla veya kontrol edilemeyen semptomlarla yaşamak zorunda değildir.

  • Ağrı Yönetimi: Ağrı, palyatif dönemdeki hastaların en büyük düşmanlarından biridir. Oysa günümüzde ağrıyı kontrol altına almak için çok çeşitli ilaçlar ve yöntemler mevcut. Bir uzman olarak, ağrı kesicilerin doğru dozda ve doğru zamanda kullanılmasının hayat kalitesini nasıl değiştirdiğine defalarca şahit oldum. Morfin ve türevleri gibi güçlü ağrı kesicilerin "bağımlılık yapar" veya "son çare" olduğu gibi yanlış inanışlar, hastaların acı çekmesine neden olabiliyor. Unutmayın, iyi yönetilen ağrı, hastanın sosyalleşmesine, uyumasına ve hatta yemek yemesine bile olanak tanır.
  • Diğer Semptomların Kontrolü: Ağrı kadar önemli diğer semptomlar da var: Bulantı, kusma, yorgunluk, nefes darlığı, iştahsızlık, kabızlık... Bunların her biri için ayrı ayrı etkili tedavi yaklaşımları mevcuttur. Örneğin, nefes darlığı çeken bir hastamız için oksijen desteği, doğru pozisyonlandırma veya anksiyeteyi azaltan ilaçlar, hastanın rahat bir nefes almasını sağlayabilir.
  • Beslenme ve Sıvı Desteği: Hastanın yeme ve içme kapasitesi azaldığında, bu durum hem hasta hem de ailesi için endişe kaynağı olur. Ancak bazen az miktarda da olsa sevdiği yiyecekleri tüketmek veya sadece ağız bakımı ile nemlendirmek bile büyük fark yaratır. Profesyonel destekle, hastanın enerji ve hidrasyon ihtiyaçları en uygun şekilde karşılanmaya çalışılır.

2. Duygusal ve Ruhsal Destek: Yalnız Değilsiniz

Hastalıkla mücadele etmek sadece bedeni değil, ruhu da yorar. Palyatif dönemde duygusal ve ruhsal destek, fiziksel rahatlık kadar kritik bir yer tutar.

  • Psikolojik Danışmanlık: Hastanın ve ailesinin yaşadığı korku, kaygı, öfke, depresyon gibi duygular oldukça doğaldır. Bu duygularla başa çıkmak için psikologlar, psikiyatristler veya sosyal hizmet uzmanları tarafından verilen profesyonel destek paha biçilmezdir. Bir hastamızın, yıllardır içinde tuttuğu korkularını bir uzmana anlatabildikten sonra ne kadar hafiflediğini, geceleri daha rahat uyuduğunu gördüğümde, bu desteğin gücüne bir kez daha inandım.
  • Ruhsal ve Manevi Destek: İnançlar ve maneviyat, bu dönemde birçok insan için büyük bir güç kaynağıdır. Bir imam, rahip veya herhangi bir manevi rehberle yapılan görüşmeler, hastanın iç huzurunu bulmasına yardımcı olabilir. Bazen sadece yaşamın anlamı üzerine konuşmak, geçmişi anmak ve geleceğe dair beklentilerini dile getirmek bile kişinin kendini daha iyi hissetmesini sağlar. Unutmayın, ölüm korkusu doğal olsa da, yaşamın anlamını kaybetme korkusuyla başa çıkmak çok daha zorlayıcı olabilir.
  • Sosyal Destek ve Hobi Alanları: Mümkün olduğunca sosyal aktivitelere devam etmek, sevilen hobilerle ilgilenmek veya yeni ilgi alanları keşfetmek, hastanın yaşama bağlılığını artırır. Bir zamanlar resim yapan ama hastalığı nedeniyle bırakan bir hastamıza kalemlerini ve boyalarını geri verdiğimizde yüzündeki o tebessümü hiç unutamam.

3. İletişim: Açıklık ve Anlayışın Gücü

Palyatif dönemde hasta, ailesi ve sağlık ekibi arasındaki açık ve dürüst iletişim, temel taşlardan biridir.

  • Hasta Tercihleri ve İstekleri: Hastanın kendi bakımıyla ilgili tercihleri, yaşam kalitesi algısı ve geleceğe dair beklentileri dinlenmeli ve saygı duyulmalıdır. Birçok ülkede "ileri yaşam direktifleri" (hastanın gelecekteki tıbbi müdahaleler hakkındaki önceden belirlenmiş istekleri) yasal olarak tanınır. Bizde henüz yaygınlaşmasa da, hastanın bu konudaki sözlü veya yazılı beyanları büyük önem taşır. Ne istediğini ve ne istemediğini dile getirebilmek, hastanın onurunu korumanın en önemli yollarından biridir.
  • Aile İletişimi: Hastalık süreci sadece hastayı değil, tüm aileyi etkiler. Aile üyelerinin duyguları, korkuları ve endişeleri de ele alınmalıdır. Sağlık ekibi, aileye hastalığın seyri hakkında doğru ve anlaşılır bilgi vermeli, onların sorularını yanıtlamalı ve destek sunmalıdır. Bir aileyle çalışırken, açık iletişimin getirdiği huzurun, yanlış anlaşılmaların neden olduğu gerginlikten çok daha yapıcı olduğunu gördüm.
  • Empati ve Dinleme: Bazen en iyi şey, sadece orada olmak ve dinlemektir. Hastanın veya aile üyesinin söylediklerini yargılamadan dinlemek, onların duygularına empatiyle yaklaşmak, en karmaşık tıbbi tedaviden bile daha iyileştirici olabilir.

4. Günlük Yaşamı Kolaylaştırmak: Pratik Adımlar

Hastalık ilerledikçe, günlük yaşam aktiviteleri (yemek yemek, banyo yapmak, giyinmek gibi) zorlaşabilir. Bu dönemde pratik çözümlerle yaşamı kolaylaştırmak hedeflenir.

  • Ev Ortamının Düzenlenmesi: Hastanın evde rahat etmesi için basit düzenlemeler yapılabilir: Yatağın ayarlanması, tutunma barları, tekerlekli sandalye erişimi, evin düzeninin basitleştirilmesi. Küçük bir değişikliğin, hastanın bağımsızlık duygusunu ne kadar güçlendirdiğini gözlemledim.
  • Yardımcı Ekipmanlar: Yürüteçler, tekerlekli sandalyeler, tuvalet yükselticileri gibi yardımcı ekipmanlar, hastanın hareket kabiliyetini artırır ve bakım verenlerin yükünü hafifletir.
  • Sosyal Hizmetler ve Yasal Düzenlemeler: Hastanın sosyal güvenlik hakları, engellilik raporları, vasiyetname gibi konularda yasal danışmanlık veya bilgilendirme gerekebilir. Bu tür pratik konuların çözümlenmesi, ailelerin üzerindeki yükü azaltır ve onlara daha çok hastalarıyla ilgilenme fırsatı sunar.

5. Sevdikleriniz İçin Destek: Bakım Verenleri Unutmamak

Palyatif dönemde en büyük kahramanlardan biri de bakım verenlerdir. Genellikle aile üyeleri olan bu kişiler, fiziksel, duygusal ve finansal olarak çok büyük bir yükün altına girerler.

  • Bakım Verenlerin Yorgunluğu (Caregiver Burnout): Bakım verenlerin kendi ihtiyaçlarını göz ardı etmeleri, zamanla tükenmişliğe yol açar. Bir uzmana sorduğunuzda, "Palyatif dönemde neler yapılır?" sorusunun cevaplarından biri de bakım verenlerin kendilerine iyi bakmaları için onlara destek olmaktır. Onların da dinlenmeye, sosyal hayata ve psikolojik desteğe ihtiyaçları vardır.
  • Dinlenme Fırsatları (Respite Care): Bakım verenlere kısa süreli de olsa dinlenme fırsatları sunulması, bir bakımevinde birkaç gün kalmak veya eve gelen bir profesyonel bakıcının yardımıyla dışarı çıkmak gibi, hayati öneme sahiptir.
  • Eğitim ve Bilgilendirme: Bakım verenlerin, hastanın durumunu, semptomlarını ve nasıl müdahale edeceklerini anlamaları, hem kendilerini daha yetkin hissetmelerini sağlar hem de hastaya daha iyi bakım vermelerine yardımcı olur.

Sonuç: Yaşama Sarılmanın Adı Palyatif Bakım

Değerli okuyucularım, palyatif dönemde neler yapılır sorusunun cevabı, gördüğünüz gibi oldukça geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Bu dönem, "umutsuzluk" değil, "umutlu yaşam" dönemidir. Hastalığın getirdiği zorluklara rağmen, kaliteli bir yaşam sürmenin, sevdiklerinizle anlamlı zaman geçirmenin, acılarınızı hafifletmenin ve ruhsal dinginliği bulmanın yollarını aramak demektir.

Bir uzman olarak size tavsiyem: Asla yalnız olduğunuzu düşünmeyin. Palyatif bakım ekipleri, doktorlar, hemşireler, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ve gönüllüler, size ve ailenize destek olmak için buradalar. Korkmayın, çekinmeyin ve yardım istemekten asla vazgeçmeyin. Çünkü her yaşam kıymetlidir ve her yaşamın son anları bile onurlu, huzurlu ve sevgi dolu olmayı hak eder.

Unutmayın, palyatif bakım, yaşamın sonu değil, yaşama daha sıkı sarılmanın, her anı dolu dolu yaşamanın bir yoludur.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap

11,892 soru

21,496 cevap

22 yorum

171 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 34
0 Üye 34 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 3628
Dünkü Ziyaretler: 7758
Toplam Ziyaretler: 5711333

Son Kazanılan Rozetler

cem_Çetin Bir rozet kazandı
murat_yılmaz Bir rozet kazandı
mustafa_Çelik Bir rozet kazandı
sunshine Bir rozet kazandı
nisanur_ciftci Bir rozet kazandı
...