Cesaret, korkunun yokluğu değil, korkuya rağmen harekete geçme iradesidir. Zannedilenin aksine, cesur insan korkmaz diye bir şey yoktur; cesur insan, korkusunu tanır, kabul eder ve değer verdiği bir amaç uğruna o korkunun üzerine gitmeyi seçer. Bu, genellikle bilinçli bir risk alma ve konfor alanının dışına çıkma eylemidir.
Cesaretin pek çok farklı boyutu vardır ve bunlar sadece fiziksel tehlikelerle sınırlı değildir:
Bu, en belirgin biçimidir. Fiziksel yaralanma, acı veya ölüm riskine karşı durmaktır. Bir itfaiyecinin yanan bir binaya girmesi veya bir dağcının zirveye tırmanması gibi durumlarda, dışsal bir tehditle karşı karşıyasındır. Bu tür cesaret, genellikle anlık ve hızlı karar verme yeteneği gerektirir.
En zorlayıcı olanlardan biridir. Yanlış olduğunu bildiğin bir şeye karşı çıkmak, popüler olmayan bir görüşü savunmak, haksızlığa uğrayan birine destek olmak anlamına gelir. Özellikle sosyal dışlanma, eleştiri, alay edilme hatta mesleki sonuçlarla yüzleşme riskiyle karşılaşabilirsin. Kendi değerlerine ve inançlarına sahip çıkma cesaretidir bu. Dürüstlük ve prensipler üzerine kuruludur.
Kendi kırılganlıklarınla yüzleşmek, hata yaptığını kabul etmek, yardım istemek, derin bir ilişkiye girmek veya reddedilme riskini göze alarak duygularını ifade etmek gibi riskler barındırır. Ego'nu bir kenara bırakıp gerçekten kim olduğunu gösterme, kendini açığa vurma cesaretidir. Bu, içsel bir güç gerektirir.
Yeni bir fikir ortaya koymak, sıradanlığın dışına çıkmak, eleştiri ve başarısızlık riskine rağmen yaratıcılığını sergilemektir. Bir girişimcinin yeni bir iş kurması, bir sanatçının orijinal eserini sergilemesi veya bir bilim insanının ezber bozan bir teori öne sürmesi gibi. Burada, bilinmeyene adım atma ve yargılanma korkusunu aşma söz konusudur.
Unutma, gerçek cesaret, eylemlerinin potansiyel sonuçlarını tarttıktan sonra, değerlerinle uyumlu olduğuna inandığın yolda ilerlemektir. Bu, çoğu zaman konfor alanının dışına çıkmayı ve bilinmeyene doğru bir adım atmayı gerektirir.
Tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim ki, cesaret bir kas gibidir; kullandıkça gelişir. Küçük adımlarla başla. Örneğin, uzun zamandır söylemek isteyip de çekindiğin bir şeyi uygun bir dille ifade etmek, yeni bir hobiye başlamak veya sana iyi gelmeyen bir alışkanlıktan vazgeçmek bile bir cesaret eylemidir. Her başarılı eylem, bir sonraki daha büyük adımı atman için sana ilham verecektir. Önemli olan, içindeki korkuya rağmen, değerli bulduğun şeye doğru bir adım atabilmendir. Bu adımlar birikerek seni daha cesur bir insan yapar.