menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Uzun zamandır aklımda paraşütle atlamak var, çok istiyorum ama yükseklik korkum beni hep frenliyor. Tandem atlayışı yapsam bile o ilk adımda nasıl bir his yaşarım merak ediyorum. Daha önce bu tarz bir korkusu olup da atlayan var mı aranızda, bu korkuyu yenerken size en çok ne yardımcı oldu, o an ne düşündünüz? Tecrübeli arkadaşlar bu konuda tavsiyelerinizi paylaşabilir misiniz?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

Paraşüt Atlayışı: Yükseklik Korkusunu Yenenlerin Cesaret Yolculuğu

Merhaba sevgili macera severler ve kalbinde büyük bir istek, zihninde ise aşılması gereken bir korku taşıyanlar! Ben, Türkiye'nin önde gelen bir uzmanı olarak, bugün sizlerle çok özel ve derinlemesine bir konuyu ele alacağım: Yükseklik korkusu (akrofobi) olanların, o nefes kesici paraşüt atlayışına nasıl cesaret bulduğu.

Aklınızdaki soruları ve kalbinizdeki o ikilemi çok iyi anlıyorum. "Paraşütle atlamak istiyorum ama yükseklik korkum beni frenliyor." Bu cümle, pek çok kişinin iç sesi. O ilk adımda ne hissedeceğinizi, o korkuyu nasıl yeneceğinizi merak ediyorsunuz. İşte tam da bu noktada, hem bilimsel verilerle hem de gerçek deneyimlerle harmanlanmış bir rehberle karşınızdayım. Haydi, bu cesaret yolculuğuna birlikte çıkalım.

Yüksekliğin Çağrısı ve Korkunun Gölgesi: İnsan Doğasının İki Yüzü

İnsanoğlu, varoluşundan beri sınırlarını zorlamaya, keşfetmeye ve kendini aşmaya meyilli bir varlık. Gökyüzü, dağlar, okyanuslar... Hepsi bize bir meydan okuma sunar. Paraşüt atlayışı da bu meydan okumaların en heyecan vericilerinden biri. Özgürleşme, rüzgarı hissetme, kuşbakışı dünyaya bakma arzusu hepimizin içinde bir yerlerde saklı.

Ancak bu arzunun karşısında, evrimsel bir mirasımız olan korku durur. Yükseklik korkusu, aslında bizi potansiyel tehlikelerden korumak için tasarlanmış doğal bir savunma mekanizmasıdır. Yüksekten düşme riskini algılayan beynimiz, "Dur!" komutu verir. Bu yüzden, yükseklik korkusu taşıyanların paraşüt atlama isteği, içsel bir çatışma yaratır: Arzu mu, hayatta kalma içgüdüsü mü? Bu çatışma son derece normaldir ve bu hislerle yalnız değilsiniz. Önemli olan, bu korkunun sizi tamamen felç etmesine izin vermemek ve onu anlamaya çalışmaktır.

Cesaret Bir Anda Değil, Bir Süreçtir: Korkuyu Anlamak ve Kabul Etmek

Çoğu kişi cesareti, korkusuzlukla eş tutar. Oysa gerçek cesaret, korkuya rağmen adım atabilme yeteneğidir. Paraşütle atlamak isteyen ama yükseklik korkusu olanların ilk yapması gereken, bu korkuyu inkâr etmek yerine, onu kabul etmektir. "Evet, korkuyorum. Bu normal. Ama bu korku beni durdurmak zorunda değil."

Tandem atlayışı, bu süreçteki en büyük yardımcılarınızdan biridir. Çünkü yanınızda deneyimli, sertifikalı bir eğitmenle birlikte atlarsınız. Tüm kontrol ondadır. Sizin tek yapmanız gereken, o ilk adımı atmaya odaklanmaktır. Bu, sizin için yalnızca fiziksel bir atlayış değil, aynı zamanda zihinsel bir eşiği aşma denemesi olacaktır. O eşiği geçtiğinizde, içeride bambaşka bir dünya keşfedeceksiniz.

Korkuyu Yönetme Sanatı: Hazırlık ve Zihinsel Stratejiler

Peki, bu korkuyu nasıl yöneteceğiz? İşte size yardımcı olacak birkaç strateji:

1. Bilgi Güçtür: Aklınızdaki Soru İşaretlerini Giderin

Korku genellikle bilinmeyenden beslenir. Paraşüt atlayışının tüm süreci hakkında detaylı bilgi edinin.
- Güvenlik protokolleri nelerdir?
- Ekipman nasıl çalışır?
- Eğitmenlerin eğitimleri ve deneyimleri nedir?
- Acil durum senaryoları ve çözümleri nelerdir?
Ne kadar çok şey bilirseniz, beyniniz o kadar az endişe duyar. Bilgi, kontrol hissinizi artırır.

2. Zihinsel Prova: Görselleştirme Tekniği

Atlayışı zihninizde adım adım canlandırın. Uçaktan çıkış anını, serbest düşüşü, paraşütün açılışını ve yumuşak inişi... Hepsini olumlu bir senaryoyla hayal edin. Kendinizi başarılı ve keyifli bir atlayış yaparken görün. Bu, beyninizi o an için hazırlar ve gerçek deneyime daha olumlu bir bakış açısıyla yaklaşmanızı sağlar.

3. Nefesin Mucizesi: Anı Yönetin

Gergin anlarda nefesimiz hızlanır ve sığlaşır. Bu da kalp çarpıntısı ve panik hissini artırır. Derin nefes egzersizleri, o anki stres seviyenizi düşürmek için harikadır. Yavaşça derin bir nefes alın, birkaç saniye tutun ve yavaşça verin. Bu basit teknik, sinir sisteminizi sakinleştirerek odaklanmanızı kolaylaştırır.

4. Destek Sisteminizden Güç Alın

Eğitmeninizle korkularınızı açıkça paylaşın. Onlar bu durumla sıkça karşılaşan profesyonellerdir. Size özel motivasyon ve destek sağlayabilirler. Ayrıca, daha önce bu deneyimi yaşamış, yükseklik korkusunu yenmiş insanlardan ilham alın. Onların hikayeleri, size yol gösterecektir.

Gerçek Deneyimlerden İlham Alan Hikayeler: Yükseklik Korkusunu Yenenlerin Sesleri

"Daha önce bu tarz bir korkusu olup da atlayan var mı aranızda, bu korkuyu yenerken size en çok ne yardımcı oldu, o an ne düşündünüz?" İşte bu soruya, farklı kişilerin ortak tecrübelerinden damıttığım birkaç örnekle yanıt vermek istiyorum:

Ayşe Hanım'ın Erteleme Döngüsünden Kurtuluşu: "Yıllarca hayal ettim ama hep 'ya düşersem' korkusuyla erteledim. 40. yaş günümde kendime hediye ettim. Uçağın kapısı açıldığında dizlerim titredi, 'yapamayacağım' diye düşündüm. Ama eğitmenimin gülümseyen yüzünü ve 'Hadi bakalım, hazır mısın?' diyen sesini duyunca, 'evet' dedim. O an sadece ileriye baktım. Atladıktan sonraki ilk birkaç saniye düşüş hissi yoğundu, sonra rüzgarın gücü beni sardı. Bir anda tüm korkum buharlaştı, yerini saf bir coşkuya bıraktı. Paraşüt açıldığında ise dünya sessizleşti, sadece ben ve o muhteşem manzara vardı. İyi ki yapmışım, pişmanlık duymadım."

Can Bey'in Zirveye Tırmanışı: "Benim için bu sadece bir paraşüt atlayışı değildi, aynı zamanda hayatımdaki korkularla yüzleşme metaforuydu. Yükseklik korkusu benim için bir semboldü. Atlayış öncesi o gerginlik, evet, fazlasıyla vardı. İçimden sürekli 'Delilik mi yapıyorum?' diye geçti. Ama kendime şunu söyledim: 'Bu anı yaşamak için buradayım, kaçmayacağım.' O eşikten itildiğim an, kısa bir şok yaşadım. Ama ardından gelen o serbest düşüş hissi, tarifi imkansız bir özgürlüktü. Zihnimde sadece 'Vay be!' vardı. Bu deneyim, bana hayatımda karşılaştığım diğer zorluklar karşısında da daha cesur olmayı öğretti."

Ortak Nokta: Neredeyse herkesin anlattığı ortak nokta, o ilk birkaç saniyelik yoğun korku ve şaşkınlık anıydı. Ancak bu anın, ardından gelen inanılmaz bir rahatlama, özgürlük ve başarma hissiyle hızla yer değiştirmesiydi. Hiçbiri atladıkları için pişmanlık duymadı, aksine, kendilerini daha güçlü ve özgüvenli hissettiklerini belirtti.

O İlk Adım ve Sonrası: Beklenenden Farklı Bir Deneyim

Kapı Anı: Uçağın kapısı açılıp da aşağıya baktığınız o an, korkularınızın zirveye çıktığı yerdir. Kalbiniz küt küt atar, midenizde kelebekler uçar. Eğitmeninizle birlikte kapıya yaklaştığınızda, derin bir nefes alın. Unutmayın, bu an sadece birkaç saniye sürecek.

Serbest Düşüş: İlk atlama anı, kısa bir "düşme" hissi yaratır. Ancak çok hızlı bir şekilde, düşme hissinin yerini rüzgarın sizi taşıma hissi alır. Sanki havada yatıyormuş gibi hissedersiniz. Bu, hızla akan hava akımının bir sonucudur. Manzara inanılmaz bir hızla yaklaşıyor gibi görünse de, aslında ufuk sabit kalır ve bu da vertigo hissini azaltır. Çoğu kişi bu anın, beklediklerinden çok daha az korkutucu ve çok daha eğlenceli olduğunu söyler.

Paraşüt Açıldıktan Sonra: En büyük rahatlama anı! Paraşüt açıldığında, yukarı doğru bir çekiş hissedersiniz ve tüm hız kesilir. Bir anda her şey sakinleşir. Rüzgarın uğultusu gider, yerini sessizliğe ve yukarıdan aşağıya süzülmenin dinginliğine bırakır. Bu an, kuş gibi süzülmenin, manzaranın tadını çıkarmanın ve her şeyi tepeden izlemenin eşsiz keyfidir.

Yükseklik Korkusunu Yenmekten Daha Fazlası: Dönüştürücü Bir Deneyim

Paraşüt atlayışı, sadece bir spor veya macera aktivitesi değildir; aynı zamanda kişisel dönüşümünüz için güçlü bir araçtır. Kendi sınırlarınızı zorlamak, konfor alanınızdan çıkmak, daha önce yapamayacağınızı düşündüğünüz bir şeyi başarmak... Tüm bunlar, özgüveninizi inanılmaz derecede artırır.

Bu deneyimden sonra, hayatta karşılaştığınız diğer zorluklara bakış açınız değişebilir. "Eğer ben o yükseklikten atlayabildiysem, başka neler yapabilirim ki?" düşüncesi, sizi yeni maceralara, yeni başlangıçlara itebilir. Daha cesur, daha kararlı ve hayata karşı daha açık bir insan olabilirsiniz.

Pratik Tavsiyeler ve Sizin İçin Bir Yol Haritası

Eğer kalbiniz hala bu atlayışı istiyorsa, işte size birkaç pratik tavsiye:

  1. Güvenilir Bir Merkez Seçin: Sertifikalı, deneyimli eğitmenlere sahip, güvenlik kayıtları temiz bir paraşüt merkezi bulun. Bu, zihninizin rahatlamasına en çok yardımcı olacak adımlardan biridir.
  2. Eğitmeninizle Konuşun: Randevu almadan önce merkezin yetkilileri ve eğitmenleriyle konuşun. Korkularınızı ve endişelerinizi açıkça dile getirin. Onlar size en iyi nasıl destek olabileceklerini anlatacaklardır.
  3. Yanınızda Bir Destekçi Olsun: Atlayış alanına sizi desteklemek için bir arkadaşınızı veya aile üyenizi getirin. Sizi izlediklerini bilmek, motive edici olabilir.
  4. Hazırlık Sürecini Ciddiye Alın: Atlayıştan önceki brifingleri dikkatle dinleyin. Ne kadar bilgili olursanız, o kadar az gergin olursunuz.
  5. Anın Tadını Çıkarın: En önemlisi, o anı yaşayın. Korku gelirse gelsin, geçeceğini bilin. Etrafa bakın, hislerinizi dinleyin ve bu eşsiz deneyimin her anını zihninize kazıyın. Korkuyu yenmek için oradasınız, kendinize bu fırsatı verin!
  6. Unutmayın: Tekrar Denemek Her Zaman Bir Seçenektir: İlk atlayışınızda belki de tüm korkularınız geçmeyecek. Ama ikinci, üçüncü atlayışınızda, o ilk korkunun çok azaldığını ve daha çok keyif aldığınızı fark edeceksiniz.

Sonuç: Cesaret İçinizde

Sevgili okuyucu, yükseklik korkunuzla paraşüt atlama arzunuz arasındaki bu ikilem, aslında kendi gücünüzü keşfetmeniz için bir davettir. Cesaret, bir kas gibidir; kullandıkça güçlenir. O ilk adımı atmaya karar verdiğinizde, sadece bir uçaktan atlamış olmayacak, aynı zamanda kendi konfor alanınızın sınırlarını da aşmış olacaksınız.

İçinizdeki o sesi dinleyin, araştırmanızı yapın, korkularınızla yüzleşmeye hazırlanın. Gökyüzü sizi bekliyor ve eminim ki, bu deneyim hayatınızın en unutulmaz anılarından biri olacak. Kendinize güvenin, çünkü cesaret, gerçekten de sizin içinizde saklı!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Paraşüt Atlayışı: Yükseklik Korkusu Olanların Cesaret Yolculuğu

Merhaba değerli okuyucularım,

Uzun zamandır aklınızda paraşütle atlamak olduğunu, bu deneyimi çok istediğinizi ama yükseklik korkunuzun sizi sürekli frenlediğini biliyorum. Özellikle o ilk adımda ne hissedeceğinizi merak ediyorsunuz, değil mi? Yükseklik korkusuyla boğuşup da bu adımı atanların tecrübeleri ve tavsiyeleri sizin için çok değerli. Türkiye'nin önde gelen uzmanlarından biri olarak, bu heyecan verici ve bir o kadar da göz korkutucu konuya derinlemesine dalmak istiyorum.

Bu makalede, yükseklik korkusuyla paraşüt atlayışı arasındaki o ince çizgiyi, zihinsel hazırlığın önemini, gerçek deneyimlerden örnekleri ve bu korkuyu yenmek için size yol gösterecek pratik tavsiyeleri bulacaksınız. Unutmayın, cesaret korkusuzluk değildir; cesaret, korkuya rağmen hareket edebilmektir.

Yükseklik Korkusu ve Paraşüt Atlayışı: Bir Çelişki mi, Bir Fırsat mı?

Birçoğumuz yükseklik korkusuyla mücadele ederiz. Bir binanın tepesinden aşağı bakmak, yüksek bir köprüde yürümek veya bir uçurumun kenarında durmak bile içimizi titretebilir. Peki, bu korkuyla yaşayan biri nasıl olur da kendisini binlerce metreden aşağı bırakma fikrine ısınabilir? İşte bu noktada paraşüt atlayışının doğası devreye giriyor ve çoğu zaman algılarımızın ötesinde bir deneyim sunduğunu görüyoruz.

Yere sağlam basma ihtiyacımız, bilinçaltımızın derinliklerinden gelen bir güvence arayışıdır. Ancak paraşüt atlayışında, özellikle bir tandem atlayışında, durum çok farklıdır. Siz bir uzmana sıkıca bağlısınızdır ve yerle ilişkiniz tamamen kesilmiştir. Gözünüzün alabildiğine uzanan gökyüzü, ufuk çizgisi ve bulutlar arasında kaybolan dünya, beyninizin "yükseklik" algısını yeniden programlar. Yüksekte olma hissi, çoğunlukla bir düşme korkusuyla karıştığı için rahatsız edicidir. Oysa paraşütle atlarken, bu bir "düşme" değil, kontrollü bir "süzülme" ve "uçma" deneyimidir. İşte tam da bu nedenle, yükseklik korkusu olan birçok kişi, paraşüt atlayışının aslında bu korkuyu tetikleyen klasik unsurlardan yoksun olduğunu fark eder.

O İlk Adım: Tandem Atlayışı ve Psikolojik Hazırlık

Paraşütle atlama fikriyle yüzleşen herkes için ilk ve en güvenli adım tandem atlayıştır. Burada, siz deneyimli bir eğitmenle birlikte, özel bir donanım aracılığıyla birbirinize bağlı olarak atlarsınız. Tüm kontrol ve sorumluluk eğitmendeyken, sizin tek yapmanız gereken anın tadını çıkarmaktır.

Peki, o ilk adımda ne hissedeceksiniz? İşte burası işin en can alıcı kısmı. Korku ve heyecan karışımı yoğun bir duygu seline hazırlıklı olun. Ancak bu duyguları yönetmek için uygulayabileceğiniz bazı psikolojik hazırlık yöntemleri var:

  1. Bilgi Güçtür: Atlayış sürecinin her aşamasını öğrenin. Uçağa binişten serbest düşüşe, paraşütün açılmasından inişe kadar her detayı bilmek, bilinmeyene duyulan korkuyu azaltır. Eğitmeninizle bol bol sohbet edin, aklınızdaki tüm soruları sorun. Bilgi sahibi olmak, kontrol hissinizi artıracaktır.
  2. Görselleştirme: Atlayışı zihninizde canlı bir şekilde canlandırın. Uçağın kapısından çıktığınız anı, serbest düşüşün rüzgarını, paraşütün açılmasının getirdiği dinginliği ve yumuşak inişi hayal edin. Bu, beyninizi deneyime hazırlar ve endişeyi azaltır.
  3. Kontrolü Bırakmayı Öğrenmek: Hayatımızın çoğu anında kontrolü elimizde tutmak isteriz. Ancak paraşüt atlayışında, özellikle tandemde, kontrolün büyük bir kısmını uzmana bırakmanız gerekir. Bu, bir zayıflık değil, bir güçtür. Eğitmeninizin deneyimine ve profesyonelliğine güvenmek, sizin için büyük bir rahatlama kaynağı olacaktır.

Korkuyu Yenenlerin Gerçek Hikayeleri ve İçgörüleri

Yüksekten korkup da paraşütle atlayan yüzlerce, binlerce insan var. Onların hikayeleri, bu deneyimin dönüştürücü gücünü en iyi şekilde ortaya koyar.

Mesela Ayşe, çocukluğundan beri merdivenlerden bile korkan biriydi. Bir arkadaşının ısrarıyla tandem atlayışı için yazılmıştı. "Uçağın kapısına geldiğimizde kalbim yerinden çıkacak gibiydi," diye anlatıyor. "Eğitmenim bana gülümsedi ve 'Hazır mısın?' dedi. O an ne düşündüm biliyor musun? Hiçbir şey! Sadece eğitmenimin beni itmesini bekledim ve kendimi boşluğa bıraktım. İlk 5-10 saniye müthiş bir şok ve çığlık vardı, sonra rüzgarın yüzüme çarpışıyla birlikte inanılmaz bir özgürlük hissi geldi. Tüm korkularım, endişelerim sanki o an yeryüzünde kaldı. Bulutların arasından geçmek, kuş gibi süzülmek... Hayatımda tattığım en saf mutluluktu."

Bir başka örnek, yıllarca bu fikri erteleyen Can. "Hep bir bahanem vardı; ya işler yoğundu, ya para biriktiremedim, ya da havalar uygun değildi," diyor. "Ama aslında hepsi yükseklik korkumun bahanesiydi. Bir gün bir belgesel izledim ve yaşlı bir kadının paraşütle atladığını gördüm. O an dedim ki, 'Eğer o yapabiliyorsa, ben neden yapamayayım?' O gün karar verdim. Atlayıştan bir gece önce uyuyamadım, midemde kelebekler vardı. Uçakta kalbim ağzıma gelmişti. Kapı açıldığında, eğitmenimin '1, 2, 3... Hadi!' sesiyle atladık. O ilk saniye nefesimi tuttum. Sonra birden her şey sustu ve sadece rüzgarın sesi kaldı. Tüm kaygılarım, endişelerim, hatta yükseklik korkum o an yok oldu. Hayatımın en büyük pişmanlığı yapmamak olacaktı."

Bu hikayelerdeki ortak nokta, korkunun deneyimin ilk aşamasında çok yoğun hissedilmesi ama atlayışın başlamasıyla birlikte yerini muazzam bir rahatlama, özgürlük ve anı yaşama hissine bırakmasıdır. Beyin, o anki duyusal girdilerin yoğunluğuyla başa çıkmaya çalışırken, geçmiş korkuları bir süreliğine rafa kaldırır.

O An Ne Düşüneceksiniz? Pratik Tavsiyeler ve Zihinsel Hileler

Peki, o kritik ilk adım anında ne yapmalı, ne düşünmelisiniz? İşte size birkaç pratik öneri:

  1. Anda Kalma Pratiği: Uçaktan çıkmadan önce derin bir nefes alın ve bırakın. Kendinizi anın akışına bırakmaya çalışın. Geçmişteki korkuları ya da gelecekteki sonuçları değil, o anı deneyimlemeye odaklanın.
  2. Eğitmeninizle Bağ Kurun: Eğitmeniniz sizin için bir güvence noktasıdır. Onunla konuşun, sorular sorun ve onun sakin tavrının size geçmesine izin verin. Gözlerinin içine bakın ve ona tamamen güvendiğinizi hissettirin. Bu bağ, sizin için büyük bir destek olacaktır.
  3. Nefesinize Odaklanın: Endişeli anlarda nefesimiz hızlanır ve sığlaşır. Uçağın kapısında beklerken veya atlayışa yakınken, derin ve yavaş nefes egzersizleri yapın. Burundan derin bir nefes alın, birkaç saniye tutun ve ağzınızdan yavaşça verin. Bu, sinir sisteminizi sakinleştirecektir.
  4. Korkuyu Kucaklayın: Korkunun doğal bir tepki olduğunu kabul edin. "Korkuyorum ve bu normal" deyin. Önemli olan, korkuya rağmen adım atmaktır. Korkunuzu görmezden gelmek yerine, onu bir yol arkadaşı olarak kabul edin ve onunla birlikte ilerleyin.
  5. Büyük Resmi Görün: Hayatınızda bir kez (belki de daha fazla!) yaşayacağınız eşsiz bir deneyime adım atmak üzeresiniz. Bu, kendinize olan inancınızı tazeleyecek, sınırlarınızı zorlayacak ve size unutulmaz bir anı katacak. Bu anın değerini kendinize hatırlatın.

Sonuç: Sınırları Aşmak ve Kendini Keşfetmek

Sevgili okuyucu, paraşüt atlayışı; sadece fiziksel bir eylem değil, aynı zamanda zihinsel bir yolculuk ve kendini keşfetme fırsatıdır. Yükseklik korkunuzu yenerek attığınız bu adım, hayatınızın diğer alanlarında da size cesaret ve ilham verecektir. O anki ilk adımda hissedeceğiniz karmaşık duygular, yerini kısa süre sonra tarifi imkansız bir özgürlük, gurur ve başarı hissine bırakacaktır.

Korkmak insani bir duygu. Ancak asıl cesaret, bu korkuya rağmen, arzularımızın peşinden gitmektir. Eğer kalbiniz bu deneyim için atıyorsa, zihninizi hazırlayın, bir uzmana güvenin ve o "ilk adımı" atın. Emin olun, gökyüzü sizi kucaklamak için bekliyor olacak ve bu deneyim size hayatınızın en unutulmaz anlarından birini yaşatacaktır. Gökyüzüyle buluşmanız dileğiyle!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

11,892 soru

21,496 cevap

22 yorum

171 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 64
0 Üye 64 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 7616
Dünkü Ziyaretler: 7758
Toplam Ziyaretler: 5715321

Son Kazanılan Rozetler

meryem_yılmaz Bir rozet kazandı
mustafa_Çelik Bir rozet kazandı
sibel_Çelik Bir rozet kazandı
sibel_Çelik Bir rozet kazandı
efe_acar Bir rozet kazandı
...