Türkçe dilbilgisinin temel konularından fiilimsiler (eylemsiler), fiilden türeyen ancak cümle içinde isim, sıfat veya zarf görevi üstlenen kelimelerdir. Bu karmaşık yapıyı ve türlerini kolayca anlamak için doğru yerdesiniz.
Fiilimsiler, fiil kök veya gövdelerinden türeyen, ancak fiillerin çekim özelliklerini (zaman, şahıs) taşımayan, cümle içinde isim, sıfat veya zarf görevinde kullanılan sözcüklerdir. Onları gerçek fiillerden ayıran en temel fark, çekimlenememeleridir. Yani bir fiilimsi asla cümlenin yüklemi olamaz. Fiil anlamını korurken, farklı bir sözcük türünün görevini üstlenirler. Bu yapılar Türkçenin cümle kurma esnekliğinde kilit rol oynar ve üç ana başlık altında incelenir:
Bunlar, fiil kök veya gövdelerine -ma (-me), -ış (-iş, -uş, -üş), -mak (-mek) eklerinin getirilmesiyle oluşur. Cümle içinde isim gibi davranırlar; özne, nesne, dolaylı tümleç veya yüklem (ek fiil alarak) olabilirler.
Örnekler:
Onun gelmesini dört gözle bekledim. (Nesne)
Bu işi başarmak için çok çalıştık. (Özne)
Sadece okuyuşu* bile etkileyiciydi. (Özne)
Püf Noktası: İsim-fiil ekini alan bazı kelimeler zamanla fiilimsi özelliğini kaybedip kalıcı isim (ad) haline gelebilir. Örneğin "çakmak", "dolma", "dondurma". Bir kelimenin hâlâ fiilimsi mi yoksa kalıcı isim mi olduğunu anlamak için, ona olumsuzluk eki (-ma/-me) getirip anlamlı olup olmadığına bakmalısın. "Dondurma yeme işi" dediğinde eylem devam ederken, "dondurma" bir yiyecek adıdır ve eylem anlamı kalmamıştır.
Fiil kök veya gövdelerine -an (-en), -ası (-esi), -mez (-maz), -ar (-er, -ır, -ir, -ur, -ür), -dik (-dık, -duk, -dük / -tık, -tik, -tuk, -tük), -ecek (-acak), -miş (-mış, -muş, -müş) ekleri getirilerek türetilirler. Adından da anlaşılacağı gibi, cümlede bir ismi niteleyerek sıfat görevi üstlenirler.
Örnekler:
Görülesi yerler vardı orada.
Koşan çocuklar bahçede oynuyordu.
Pişmiş aşa su katılmaz.
Bildik sorunlara çözüm arıyoruz.
Unutma: Niteledikleri isim cümleden düştüğünde, sıfat-fiiller adlaşmış sıfat-fiil olurlar. "Koşan adam" yerine "Koşan çok hızlıydı" dediğinde "koşan" kelimesi bir insanı belirttiği için adlaşmıştır, ancak temelinde yine bir fiili niteleme potansiyelini taşır.
Bu gruptaki ekler sayıca en fazladır: -ken, -alı (-eli), -madı (-meden), -ince (-ınca), -ip (-ıp, -up, -üp), -arak (-erek), -dıkça (-dikçe), -r...-mez (gelir gelmez), -casına (-cesine), -meksizin, -a...-a (koşa koşa), -asıya (-esiye), -dığında (-diğinde) vb. Zarf-fiiller cümlede genellikle fiili veya bir başka fiilimsiyi durum ya da zaman yönünden belirterek zarf görevi üstlenirler.
Örnekler:
Gülerek salona girdi. (Durum)
Eve varır varmaz beni aradı. (Zaman)
Yürüdükçe* huzur buluyordu. (Zaman/Durum)
Tecrübe Paylaşımı: Zarf-fiillerin eklerini ezberlemekte zorlanıyorsan, daha çok kelimenin yükleme sorduğun nasıl veya ne zaman sorularına cevap verip vermediğine odaklan. Eğer bir eylemden türemiş ve yüklemi niteliyorsa, büyük ihtimalle bir zarf-fiildir. Bu sayede eklerin karmaşıklığı yerine, fiilimsinin işlevini merkeze alarak doğru tespiti yapabilirsin. Fiilimsileri anlamanın anahtarı, kelimenin sadece biçimine değil, cümlede üstlendiği fonksiyona odaklanmaktır.