Kartel, bağımsız şirketlerin aralarında fiyat belirleme, piyasa bölüşme veya üretim kısıtlama gibi rekabeti bozucu anlaşmalar yapmasıdır. Bu tür eylemler, tüketicilere zarar verir ve Rekabet Hukuku tarafından kesinlikle yasaklanmıştır.
Kartel, birbirlerinden bağımsız hareket etmesi beklenen şirketlerin, piyasada rekabeti tamamen ortadan kaldırmak veya önemli ölçüde kısıtlamak amacıyla aralarında yaptıkları gizli ve yasa dışı anlaşmalardır. Bu, sadece fiyatları belirlemekle kalmaz, aynı zamanda piyasayı bölüşmek, üretimi kısıtlamak, dağıtım kanallarını kontrol etmek veya ihalelerde haksız rekabet oluşturmak gibi çok çeşitli şekillerde kendini gösterebilir. Esasen, piyasanın doğal işleyişini bozarak tüketiciler aleyhine, kartel üyeleri lehine haksız kazanç sağlama peşindedirler.
Kartel oluşumunun temelinde yatan en büyük motivasyon, şirketlerin piyasa belirsizliğini ortadan kaldırma ve kar marjlarını yükseltme isteğidir. Rekabetin yoğun olduğu bir pazarda fiyatlar düşer, inovasyon artar; ancak şirketlerin karlılıkları düşebilir. İşte bu noktada, özellikle oligopolistik pazar yapısına sahip sektörlerde (az sayıda büyük oyuncunun olduğu pazarlar) kartel kurma eğilimi baş gösterir.
Kartellerin oluşumunu kolaylaştıran bazı koşullar şunlardır:
Bir kartel genellikle şu adımlarla oluşur:
Tecrübelerime göre, kartellerin en büyük zayıflığı içsel istikrarsızlıklarıdır. Anlaşmayı bozan, yani hile yapan (cheating) bir üye, kısa vadede daha fazla kar elde edebilir. Bu da diğer üyelerin anlaşmaya olan güvenini sarsar ve kartelin dağılmasına yol açabilir. Rekabet kurumları, özellikle bizim gibi uzmanlar, bu iç istikrarsızlığı teşvik etmek için "Pişmanlık Programları" (Leniency Programs) kullanır. Yani, karteli ifşa eden ve kanıt sunan ilk şirkete önemli ölçüde ceza indirimi hatta tam muafiyet sağlanır. Bu, kartel üyeleri arasında bir "hızlı davranma" yarışı başlatır ve birçok kartelin ortaya çıkarılmasında anahtar rol oynar.
Unutma, bir şirket yöneticisi olarak kartel faaliyetlerine bulaşmak, şirkete ağır para cezalarının yanı sıra, ilgili kişilere hapis cezası bile getirebilir. Bu nedenle, sektördeki rakiplerle yapılan her türlü iletişimde, rekabet hukukunun kırmızı çizgilerini çok iyi bilmek ve asla aşmamak hayati önem taşır. Anlaşmaların yazılı olması gerekmez; sözlü mutabakatlar, hatta imalı davranışlar bile kartel olarak değerlendirilebilir.