Öncelikle şunu netleştirelim: Türk Medeni Kanunu’ndaki edinilmiş mallara katılma rejimi, şirketin ticaret siciline nasıl kayıtlı olduğuna bakmaz; o malın ne zaman ve nasıl edinildiğine bakar. Yani şirketin %100 senin adına olması, eşinin hakkını silmez. Burada asıl kritik nokta, şirketin değerinin evlilik süresince mi arttığıdır.
Eğer şirket evlilikten önce kurulduysa ve evlilik süresince sadece senin kişisel emeğinle büyüdüysen, durum farklı olabilir. Ancak senin anlattığın gibi, evlilik sırasında kurulduysa ve eşin de bu sürece (fikri, operasyonel veya mali olarak) katkıda bulunduysa, şirketin evlilik sonundan kalan değeri (güncel piyasa/uzman değerlemesi) büyük ihtimalle yarı yarıya bölünecek. Çünkü kanun, evlilik birliği içinde edinilen veya değerlenen her türlü malvarlığı unsurunu ortak sayar.
Peki, "ortak emek" yasal olarak nasıl karşılık bulur? Maalesef hukukumuzda "emek karşılığı ödeme" diye ayrı bir kalemi yok. Bunun yerine sistem şöyle çalışır: Eşinin şirketteki hissesi resmiyette %0 olsa bile, şirketin değer artışındaki katkısı mal rejiminin tasfiyesinde hesaba katılır. Yani şirketin bugünkü net varlığı (nakit, kredi, marka değeri, stoklar vb.) hesaplanır. Bu toplam değerin yarısı, evlilik süresince edinilmiş mal olarak kabul edilir. Eşin, hisseden değil, şirketin toplam net değerinden doğrudan alacak hakkına sahip olur.
Burada dikkat etmen gereken en önemli teknik detay, değerleme anı ve katkı kanıtı.
Değerleme: Sadece bilanço karına bakılmaz. Şirketin piyasa değeri, bağımsız bir mali müşavir veya bilirkişi raporuyla belirlenir.
Katkı Kanıtı: Eşinin "operasyonel emek" verdiği iddiası, eğer şirket kârı evlilik süresince arttıysa zaten pozitif yönde işine yarar. Ancak eğer şirket zarar ettiyse veya değer kaybettiysen, eşinin emeğinin bu zararı önlediğini veya şirketi ayakta tuttuğunu belgelemek (tüm dosyalar, e-postalar, tanık beyanları) süreci tamamen değiştirebilir.
Pratik önerim: Boşanma davası açılmadan önce mutlaka bir ticaret hukuku avukatı ile görüş. Sadece aile hukuku avukatı yetmez çünkü şirketin yapısal değeri, gizli alacaklar ve olası vergisel yükümlülükler karışık bir dosya oluşturur. Ayrıca, şirketin değerini muhafaza etmek için evlilik süresince gerçekleşen nakit akışlarının ve varlık değişimlerinin şeffaf bir şekilde tutulduğundan emin ol. Kaos yaratmadan, rakamlarla konuşmak her iki taraf için de en adil ve hızlı çözüm yoludur. Unutma, hisse senedinin olmaması, cüzdanının boş olması anlamına gelmez; şirketin net varlığındaki payın, o hisse senedinden çok daha değerli olabilir.