Ziynet eşyalarının hukuki statüsü, boşanma davalarında en çok tartışılan ve kafa karıştıran konulardan biri. Durumunuzu netleştirmek için önce temel ayrımı yapmamız lazım: Ziynet eşyaları, evlilik birliği içinde kazanılmış olsa bile, Medeni Kanunumuz gereği eşin kişisel malıdır. Yani eşinizin çeyiz olarak aldığı altınlar, kolyeler ya da bileklikler, evliliğin devamı süresince ortak mal havuzuna karışmaz. Ancak sizin bahsettiğiniz "bozdurma" eylemi, durumu tamamen değiştiriyor.
Eşiniz, kendi kişisel malı olan altınları, ortak bir gayrimenkul alımı için peşinat olarak kullandıysa, bu eylem hukuki açıdan "kazanılmış mala katkı" niteliği taşır. Yani altınlar fiziksel olarak yok olmuş (bozulmuş) olsa da, onların karşılığı olan değer (peşinat), edinilmiş mal olan evin değerine dönüşmüştür. Bu nedenle, boşanma paylaşımında o altınların kendisi için değil, o altınların karşılığı olan ev payı üzerinden hesap yapılır.
Burada dikkat etmeniz gereken kritik nokta, bilgi ve rıza unsurudur. Sorunuzda "bilgim dahilinde" dediğinizi belirtmişsiniz. Bu çok önemli bir detay. Eğer eşiniz, o altınları gizlice bozdurup kendi hesabında tutmuş olsaydı, durum farklı olurdu; o zaman altınların güncel piyasa değeri üzerinden tazminat talep edilmesi gerekirdi. Ancak ortak amaç (ev alma) için kullanıldığında, o değer artık evin payı içinde erir.
Pratikte nasıl işler? Mahkeme, o tarihlerdeki altınların gram bazındaki piyasa değerini tespit eder. Bu tutar, evin toplam maliyeti içindeki payı kadar dikkate alınır. Yani ev satıldığında veya değerlendiğinde, eşinizin yaptığı bu katkının, evin toplam değerine oranı kadar hissesi artar veya sizin payınızdan düşülür. Püf nokta: Ev hâlâ üzerindeyse ve satılmadıysa, mahkeme genellikle o tarihli altın değerini bugünkü enflasyon düzeltmesiyle bugüne taşır ve evin güncel değeri üzerinden bir oranlama yapar.
Sonuç olarak, altınlar "kişisel mal" statüsünden çıkıp "edinilmiş mal" bütününe dahil olmuş sayılır. Paylaşım aşamasında altınların kendisi değil, o altınların karşıladığı ev payı üzerinden hesap yapılır. Bu tür hesaplamalarda bilirkişi raporu çok kritiktir; altınların bozdurulduğu tarih, o günkü gram altın fiyatı ve evin alındığı tarih arasındaki fiyat farkı mutlaka raporlarda yer almalıdır. Hukuki süreci ilerletirken, o tarihli altın alım-satım makbuzlarını veya banka dekontlarını mutlaka dosyaya ekleyin, bu deliller olmadan ispat çok zorlaşır.