menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Okulda hem Hanefi hem Şafii arkadaşlarım var, abdest veya namaz kılarken bazı noktalarda farklı davrandıklarını görüyorum. Din Kültürü dersimizde bu farklılıkların kökenleri veya dayanak noktaları pek anlatılmıyor, acaba bu çeşitliliğin ilmi sebepleri nelerdir?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

Harika bir soru sormuşsunuz! Okuldaki Hanefi ve Şafii arkadaşlarınız arasındaki abdest ve namaz pratiklerindeki farklılıkları gözlemlemeniz ve bunun kökenlerini merak etmeniz, gerçekten de takdire şayan bir ilim yolculuğunun ilk adımı. Din Kültürü derslerinde bu detaylara derinlemesine girilemeyebilir; zira konu oldukça kapsamlı ve fıkıh ilminin inceliklerini barındırıyor. İşte bu çeşitliliğin temelinde yatan ilmi sebepleri sizin için, uzman bir bakış açısıyla, sıcak ve samimi bir dille açıklamaya çalışacağım.

Mezhepler Arası Farklılıkların Kaynağına Yolculuk: Neden Var Bu Çeşitlilik?

İslam fıkhında mezhepler, aslında birer zenginlik ve kolaylık kapısıdır. Sanmayın ki bu farklılıklar bir çelişki ya da bir hata! Tam aksine, İslam'ın evrenselliğini ve çağlar boyunca farklı coğrafyalarda yaşayan insanların ihtiyaçlarına cevap verebilme kabiliyetini gösterir. Temelde yatan sebepleri birkaç ana başlıkta inceleyebiliriz:

Kur'an-ı Kerim ve Sünnet'in Yorum Farklılıkları

İslam'ın iki temel kaynağı olan Kur'an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in Sünneti, tüm mezhepler için esastır. Ancak bu kaynakların anlaşılma ve yorumlanma biçimleri, doğal olarak farklılıklara yol açmıştır:

  • Kur'an'daki Ayetlerin Farklı Anlaşılması: Kur'an-ı Kerim'de bazı ayetler mücmel (açıklanmaya muhtaç, genel ifade) veya mutlak (sınırlandırılmamış) olabilir. Örneğin, abdest ayetinde (Maide Suresi, 6. ayet) "Başınızı mesh edin" (وَامْسَحُوا بِرُءُوسِكُمْ) ifadesi geçer. Buradaki "bi" (بِ) edatının ne anlama geldiği, yani başın ne kadarının meshedilmesi gerektiği konusunda farklı yorumlar ortaya çıkmıştır:
    Hanefi mezhebinde, "bi" edatı "bir kısmını" anlamına gelir ve başın dörtte birinin mesh edilmesi yeterli görülmüştür.
    Şafii mezhebinde ise, bu edatın en az bir miktarını ifade ettiği ve az da olsa bir kısmının meshedilmesinin yeterli olacağı kabul edilmiştir.
    * Maliki mezhebinde ise başın tamamının meshedilmesi gerektiği belirtilir. Gördüğünüz gibi, tek bir edatın yorumu bile önemli bir farklılığa sebep olabilmektedir.

  • Hadislerin Çeşitliliği ve Sıhhat Dereceleri: Peygamber Efendimiz'in sözleri, fiilleri ve onayları (Sünnet), hadisler aracılığıyla bize ulaşmıştır. Ancak hadislerin rivayet yolları, sayısı, metinleri ve hatta bazı hadislerin sıhhat (güvenilirlik) dereceleri arasında farklılıklar bulunabilir:
    Bir âlimin bir hadisi sahih (güvenilir) kabul ederken, bir diğeri aynı hadisin zayıf olduğunu düşünebilir. Bu durum, o hadis üzerinden hüküm çıkarılıp çıkarılmayacağını doğrudan etkiler.
    Peygamber Efendimiz'in bir eylemi birden fazla şekilde yapmış olması da söz konusudur. Örneğin, namazda ellerini bazen göbek altında, bazen göğüs üzerinde bağlamış olabilir. Sahabeler de onun farklı uygulamalarını görmüş ve farklı şekillerde rivayet etmişlerdir. Mezhep imamları da kendi bölgelerinde en yaygın ve güvenilir gördükleri rivayetleri esas almışlardır.

Fıkıh Âlimlerinin İctihad Metotları ve Bölgesel Etkiler

Mezhep imamları (İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam Şafii, İmam Malik, İmam Ahmed b. Hanbel gibi), Kur'an ve Sünnet'ten hüküm çıkarırken belirli metodolojiler ve öncelikler benimsemişlerdir. Bu sürece içtihat denir ve fıkıh âliminin ilmi derinliği, Arapça bilgisi, hadis bilgisi ve mantık yürütme kabiliyetiyle şekillenir.

  • İctihad Yöntemlerindeki Farklılıklar:
    Kıyas: Hanefi mezhebi, benzer durumlar arasında karşılaştırma yaparak hüküm çıkarma (kıyas) yöntemini diğer mezheplere göre daha sık kullanmıştır.
    İstihsan: Yine Hanefilerde öne çıkan bir yöntemdir; bazen açık kıyastan vazgeçip, daha uygun veya zaruret gerektiren bir hükmü benimsemektir.
    Medine Ehlinin Ameli: İmam Malik, Medine halkının Peygamber döneminden beri süregelen ve tevatür yoluyla aktarılan uygulamalarına özel bir önem atfetmiştir.
    Hadislerin Zahiri: İmam Şafii ise hadislerin zahiri (açık) anlamlarına ve güçlü senedlerle gelen hadislere daha fazla ağırlık vermiştir.

  • Bölgesel ve Kültürel Etkiler: Mezhep imamları farklı coğrafyalarda (Kûfe, Medine, Bağdat, Mısır) yaşamış ve farklı toplumsal pratiklerle karşılaşmışlardır. Yaşadıkları ortamın örf ve adetleri, karşılaşılan sorunlar ve halkın ihtiyaçları da içtihatlarına belirli ölçülerde yansımıştır. Örneğin, çöl ikliminde suyun az bulunması, abdest ve teyemmümle ilgili hükümlerde farklı yorumları beraberinde getirebilmiştir.

Dil Bilgisi ve Anlamsal Nuanslar

Arapça, oldukça zengin ve derin bir dildir. Bir kelimenin birden fazla anlamı olabileceği gibi, cümledeki edatlar, zamirler veya kelime sıralaması bile anlamı değiştirebilir. Mezhep imamları da bu dilsel incelikleri kendi yorumlarına dahil etmişlerdir:

  • Müşterek Lafızlar: Birden fazla anlama gelebilen kelimeler, farklı yorumlara yol açmıştır.
  • Edatların Yorumu: Abdest ayetindeki "ila" (الى - ...e kadar) veya "hatta" (حَتَّى - ...e kadar, ...de dahil olmak üzere) gibi edatların hangi anlamda kullanıldığı, abdest organlarının sınırlarının belirlenmesinde farklılıklara neden olmuştur. Örneğin, ayakların yıkanmasında topukların dahil olup olmadığı bu edatın yorumuna bağlıdır.

Somut Örneklerle Mezhep Farklılıkları: Abdestten Namaza

Gözlemlediğiniz farklılıklar, yukarıda bahsettiğimiz ilmi sebeplerin birer yansımasıdır. İşte bazı yaygın örnekler:

Abdestte Gözlemleyebileceğiniz Farklılıklar:

  • Niyet: Şafii mezhebinde abdest alırken niyet etmek farzdır, yani niyet etmeden alınan abdest geçerli sayılmaz. Hanefi mezhebinde ise niyet etmek sünnettir, niyet etmese bile abdesti geçerlidir (ancak sünneti terk etmiş olur).
  • Başın Mesh Edilmesi: Arkadaşlarınızdan birinin başının tamamını meshetme konusunda daha titiz davrandığını, diğerinin ise sadece bir kısmını meshettiğini görebilirsiniz. Bu, yukarıda bahsettiğimiz "bi" edatının yorumundan kaynaklanır (Hanefi: dörtte bir, Şafii: az da olsa bir kısım, Maliki: tamamı).
  • Tertip (Sıra): Şafii mezhebinde abdest organlarını Kur'an'daki sıraya göre yıkamak farzdır. Yani yüzü yıkamadan kolları yıkarsanız abdestiniz geçersiz olur. Hanefi mezhebinde ise tertibe uymak sünnettir, sıraya uyulmasa bile abdest geçerlidir (ancak sünneti terk etmiş olur).
  • Kadınların Abdestini Bozan Haller: Hanefi mezhebine göre bir erkekle (mahrem olmayan) bir kadının tene değmesi abdesti bozmaz. Şafii mezhebine göre ise, nikah düşen bir kadınla erkeğin tenlerinin birbirine değmesi (arada engel olmaksızın) abdesti bozar, şehvet olsun olmasın. Bu nedenle Şafii bir kadın arkadaşınızın annesine sarıldıktan sonra abdest alması gerekmezken, yabancı bir erkekle tokalaştıktan sonra abdest alması gerekebilir.

Namazda Gözlemleyebileceğiniz Farklılıklar:

  • İftitah Tekbiri Sonrası Eller: Hanefi mezhebine mensup olanlar genellikle ellerini göbek altında bağlarken, Şafii mezhebine mensup olanlar göğüs üzerinde bağlarlar. Her iki uygulamanın da Peygamberimiz'den rivayet edilen farklı hadislere dayandığı kabul edilir.
  • Fatiha'dan Sonra Âmin Demek: Şafii mezhebinde cemaatle kılınan namazlarda imamın "Veladdâllin" demesinden sonra cemaatin sesli bir şekilde "Âmin" demesi sünnettir. Hanefi mezhebinde ise sessizce "Âmin" denir.
  • Rükûdan Kalkarken Eller: Hanefi mezhebine göre rükûdan kalkarken ve secdelere giderken/kalkarken ellerin yere dayanmadan kalkılması tercih edilir. Şafii mezhebinde ise, kişinin ihtiyacına göre yere dayanarak kalkması caiz görülür.
  • Kunut Duası: Özellikle sabah namazının ikinci rekatında rükûdan sonra Kunut duası okumak Şafii mezhebinde sünnettir. Hanefi mezhebinde ise Kunut duası sadece Vitir namazında (ramazan ayında veya yılın belli zamanlarında) okunur.

Bu Çeşitliliği Nasıl Anlamalı ve Değerlendirmeliyiz?

Gördüğünüz gibi, bu farklılıkların tamamı kökleri olan, sağlam ilmi dayanaklara sahiptir. Okulda Din Kültürü dersinde bu kadar detaya girilmemesi çok normal; zira bu konuların derinlemesine işlenmesi için fıkıh dersleri gibi daha uzmanlık alanlarına ihtiyaç duyulur.

  • Bir Zenginlik Olarak Görün: Bu farklılıkları bir eksiklik veya kafa karışıklığı olarak değil, İslam fıkhının ne denli derin, esnek ve evrensel olduğunu gösteren bir zenginlik olarak görün. Her bir mezhep, Kur'an ve Sünnet'i kendi metotlarıyla en doğru şekilde anlamaya çalışan büyük âlimlerin yıllar süren çabalarının ürünüdür.
  • Hoşgörü ve Saygı Duyun: Arkadaşlarınızın farklı uygulamalarını gördüğünüzde, onların "yanlış" yaptığını düşünmek yerine, "onların mezhebinde uygulama bu şekilde" diye düşünerek hoşgörü ve saygı gösterin. Her bir mezhep kendi içinde tutarlı ve delillere dayalıdır. Unutmayın ki, temel ibadetlerde (namaz kılmak, abdest almak gibi) bütün mezheplerin nihai amacı Allah'a ibadet etmek ve Peygamber'in sünnetini yaşatmaktır.
  • Kendi Mezhebinize Göre Amel Edin: Genel kaide, bireyin kendi içinde bulunduğu veya benimsediği hak mezhebinin kurallarına göre amel etmesidir. Ancak zorunlu hallerde veya ilmi bir merakla farklı mezheplerin yaklaşımlarını öğrenmek, ufkumuzu genişletir.
  • Öğrenmeye Devam Edin: Sizin bu konuyu merak etmeniz ve araştırmanız, İslam ilimlerine olan ilginizin bir göstergesidir. Bu yolda okumaya, öğrenmeye ve ehil âlimlerden bilgi almaya devam edin.

Sonuç olarak, mezhepler arası abdest ve namaz farklılıkları, Kur'an ve Sünnet'in yorumlanmasındaki çeşitliliklerden, fıkıh âlimlerinin farklı içtihat metotlarından ve dilsel inceliklerden kaynaklanan doğal bir durumdur. Bu, İslam'ın zaman ve mekan üstü bir din olduğunun, farklı ihtiyaçlara ve anlayışlara cevap verebildiğinin en güzel göstergesidir. Bu çeşitliliği anlamak ve hoşgörüyle yaklaşmak, hem kendi imanımızı güçlendirecek hem de Müslümanlar arası birliği pekiştirecektir. Yolunuz açık olsun, ilim yolculuğunuz daim olsun!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Merhaba sevgili okuyucu, değerli genç dostum!

Sorduğun o merak dolu, bir o kadar da önemli soru, aslında birçok Müslümanın zihnini kurcalayan, bazen kafa karıştıran ama derinlemesine incelendiğinde İslam düşüncesinin zenginliğini ortaya koyan bir konu. Okulda Hanefi ve Şafii arkadaşlarınla abdest ve namaz kılarken gözlemlediğin farklılıklar, senin gibi düşünen birçok gencin ortak sorusudur. Din Kültürü derslerinde bu konuya yeterince değinilmemesi de bu merakını daha da artırmış, öyle değil mi?

Öncelikle bu gözlem yeteneğini ve sorgulayıcı zihnini tebrik ederim. Bilginin ve anlayışın kapısı, işte tam da böyle sorularla aralanır. Türkiye'nin önde gelen bir uzmanı olarak, bu farklılıkların kökenlerine inerek, sana bu çeşitliliğin ilmi ve tarihi dayanaklarını açıklamak, bu konudaki kafa karışıklığını gidermek ve aslında bunun ne büyük bir rahmet olduğunu göstermek istiyorum. Hazırsan, bu ilim yolculuğuna birlikte çıkalım.

Mezhepler Arası Farklılıkların Temelinde Ne Yatıyor?

Mezhepler arası abdest ve namaz gibi ibadet farklılıklarının temelinde yatan ana etken, aslında İslam'ın iki temel kaynağı olan Kur'an-ı Kerim ve Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Sünneti'nin farklı şekillerde anlaşılması, yorumlanması ve değerlendirilmesidir. Bu farklılıklar, asla bir bölünmüşlük alameti değil, aksine İslam hukukçularının (fakihler) karşılaştıkları yeni durumlar ve mevcut deliller karşısında gösterdikleri içtihad çabalarının doğal bir sonucudur. Şimdi bu sebeplere biraz daha yakından bakalım:

1. Kur'an-ı Kerim Ayetlerinin Yorum Farklılıkları

Kur'an-ı Kerim, İslam'ın ana kaynağıdır ve hükümlerinin çoğu açıktır. Ancak bazı ayetler, farklı yorumlara açık olabilecek bir yapıya sahiptir. Örneğin, abdestle ilgili Maide Suresi'nin 6. ayetinde geçen "Başlarınızı meshedin" ifadesi. Burada yer alan "bi (ب)" edatının anlamı, mezhepler arasında farklı yorumlanmıştır:
Hanefi mezhebi âlimleri, "bi" edatının teb'iz (bir kısmını) anlamına geldiğini varsayarak, başın dörtte birinin meshedilmesini yeterli görmüşlerdir.
Şafii mezhebi âlimleri ise, bu edatın yapışma, bitişme anlamı taşıdığını ve tüm başın ya da çoğunluğunun meshedilmesi gerektiğini belirtmişlerdir.
Gördüğün gibi, küçük bir edatın farklı yorumu bile, bir ibadetin icra şeklinde farklılıklara yol açabilmektedir.

2. Hadislerin Derlenmesi ve Değerlendirilmesindeki Farklılıklar

Hz. Peygamber'in sözleri, fiilleri ve onayları olan Hadisler, Kur'an'dan sonraki en önemli ikinci kaynaktır. Ancak Hadislerin bize ulaşma süreci, Hadis âlimlerinin uyguladığı derleme, tasnif ve sıhhat kriterleri mezheplere göre değişebilmiştir:
Farklı Hadislerin Ulaşması: Bir mezhebin imamına ulaşan bir hadis, diğer bir imama ulaşmamış veya geç ulaşmış olabilir. Hz. Peygamber farklı zamanlarda ve farklı durumlarda ibadetlerini küçük farklılıklarla icra etmiş olabilir. Bu durumlar, daha sonra farklı mezheplerin dayanağı olmuştur.
Hadislerin Sıhhat Kriterleri: İmam Ebu Hanife, İmam Şafii, İmam Malik gibi büyük müçtehitler, hadislerin sahihliğini ve hüküm çıkarmada kullanılabilirliğini farklı kriterlere göre değerlendirmişlerdir. Kimi bir hadisi zayıf görürken, kimi onu sahih kabul edip hükme esas almıştır.
* Hadislerin Tercihi: Birden fazla sahih hadis, bir konuda farklı uygulamaları gösteriyorsa, müçtehitler kendi yöntemlerine göre birini tercih etmiş veya farklı yorumlarla uzlaştırmaya çalışmışlardır.

3. Sahabe İctihadı ve Sonraki Âlimlerin Yorumları

Hz. Peygamber'in vefatından sonra, Sahabe-i Kiram (r.a.) efendilerimiz, karşılaştıkları yeni meselelerde Kur'an ve Sünnet'e dayanarak kendi içtihatlarını yapmışlardır. Sahabenin bu uygulamaları, daha sonraki nesiller için önemli birer referans olmuştur. Mezhep imamları da kendi bölgelerinde yaygın olan Sahabe uygulamalarını ve içtihatlarını esas almışlardır.

Örneğin, İmam Malik, Medine'deki uygulamanın (amel-i ehl-i Medine) önemli bir delil olduğunu kabul ederken, İmam Ebu Hanife daha çok kıyasa ve re'ye (akıl yürütmeye) önem vermiştir.

Abdestteki Farklılıkların Kökenleri: Örneklerle İnceleyelim

Şimdi okulda gözlemlediğin bazı abdest farklılıklarını bu temel nedenler ışığında açıklayalım:

1. Niyetin Hükmü

  • Hanefi mezhebi'nde: Abdestin niyeti sünnettir. Niyetsiz alınan abdest de geçerlidir. Çünkü Kur'an'daki abdest ayetinde doğrudan niyetten bahsedilmemiştir.
  • Şafii mezhebi'nde: Niyet, abdestin farzlarından biridir. Niyetsiz alınan abdest sahih değildir. Onlar, "Ameller niyetlere göredir" hadisi şerifini bu konuda temel delil olarak almışlardır.

2. Başın Meshedilmesi

  • Hanefi mezhebi'nde: Başın dörtte birinin meshedilmesi yeterlidir. (Yukarıda bahsettiğimiz "bi" edatının yorumu).
  • Şafii mezhebi'nde: Başın az bir kısmının (genellikle üç parmak genişliğinde) meshedilmesi yeterlidir, ancak tamamının veya çoğunluğunun meshedilmesi daha faziletlidir.

3. Tertip ve Muvalat (Organları Art Arda Yıkamak)

  • Hanefi mezhebi'nde: Abdest organlarını Kur'an'da belirtilen sıraya göre yıkamak (tertip) ve organları ara vermeden peş peşe yıkamak (muvalat) sünnettir. Ara verilse de abdest bozulmaz.
  • Şafii mezhebi'nde: Tertip ve muvalat farzdır. Organları ayetteki sıraya göre ve ara vermeden yıkamak gerekir. Aksi takdirde abdest bozulur.

Namazdaki Farklılıkların Kökenleri: Örneklerle İnceleyelim

Namaz, İslam'ın en önemli ibadeti ve farklılıkların en çok görüldüğü alanlardan biridir. İşte bazı örnekler:

1. İftitah Tekbirinden Sonra Eller Nasıl Bağlanır?

  • Hanefi mezhebi'nde: Eller göbek altında bağlanır. Sağ el sol elin üzerinde, sağ elin baş ve serçe parmakları sol bileği kavrar. Bunun dayanağı, bu şekilde elleri bağlamayı tavsiye eden bazı hadislerdir.
  • Şafii mezhebi'nde: Eller göğüs altında (göğüs ile göbek arası) bağlanır. Sağ el sol elin bileğini kavrar. Onlar da farklı hadisleri ve sahabelerin uygulamalarını esas almışlardır.

2. Kunut Duası

  • Hanefi mezhebi'nde: Vitir namazının üçüncü rekatında rükudan önce Kunut duası okumak vaciptir.
  • Şafii mezhebi'nde: Vitir namazında Kunut duası okumak sünnet değildir, ancak bazı durumlarda (mesela sabah namazının ikinci rekatında rükudan sonra) okunması caiz görülmüştür. Bu farklılık da yine farklı hadislerin değerlendirilmesinden kaynaklanır.

3. Tadil-i Erkan (Rüku ve Secdelerde Düzgün ve Sakin Durmak)

  • Hanefi mezhebi'nde: Tadil-i Erkan vaciptir. Yani terk edilmesi namazı bozmaz ama sehiv secdesi gerektirir. Bilerek terk edilirse mekruhtur.
  • Şafii mezhebi'nde: Tadil-i Erkan farzdır (rukun). Yani namazın rükünlerinden biridir ve terk edilmesi namazı bozar, namazın iadesi gerekir.

Bu Farklılıklar Bir Zenginliktir, Bir Rahmettir!

Değerli genç dostum, gördüğün gibi, bu farklılıkların temelinde sağlam ilmi dayanaklar, Kur'an ve Sünnet'in yorumundaki derinlik, Hadis ilminin incelikleri ve büyük müçtehit imamların eşsiz içtihatları yatmaktadır. Bu durum, İslam dininin esnekliğini, genişliğini ve her türlü zamana ve mekâna uyum sağlama potansiyelini gösterir.

Bu çeşitlilik, aslında Müslümanlar için bir rahmettir. Şöyle düşünün: Bir ibadeti yerine getirirken, bir kişi kendi mezhebinin görüşüne göre hareket ederken, bir başkası da kendi mezhebinin görüşüne göre hareket ettiğinde, ikisi de doğru yolda ve Allah katında kabul edilebilir bir ibadet yapmış olurlar. Önemli olan, ihlasla ve samimiyetle Allah'a yönelmektir.

Bir Uzman Gözünden Tavsiyelerim:

  1. Hoşgörülü Ol: Arkadaşlarının farklı uygulamalarını gördüğünde, bunun cahillikten değil, ilmi birikimden kaynaklandığını bil. Onlara karşı hoşgörülü ol ve farklılıkları bir zenginlik olarak gör. Unutma, birlik, farklılıkları yok etmekle değil, farklılıklara rağmen bir arada durabilmekle sağlanır.
  2. Temellere Odaklan: Abdestin özü temizlenmek, namazın özü ise Allah'a yönelmek ve O'nun huzurunda durmaktır. Bu temel gayeleri asla gözden kaçırma. Şekil farklılıkları, özün önüne geçmemeli.
  3. Öğrenmeye Devam Et: Senin bu merakın çok değerli. Farklılıkların nedenlerini araştırmak, dinini daha iyi anlamana ve daha bilinçli bir Müslüman olmana yardımcı olacaktır. Okuduğun bu makale sadece bir başlangıç.
  4. Kendi Mezhebine Bağlı Kal: Kendi mezhebinin hükümlerine göre amel etmeye devam et. Çünkü mezhepler, bir Müslümanın dini yaşantısını kolaylaştıran, onu kafa karışıklığından kurtaran birer rehberdir.

Umarım bu kapsamlı açıklama, zihnindeki sorulara cevap olmuş ve sana değerli bir bakış açısı kazandırmıştır. Bu tür sorularla her zaman kapılarımız sana açık olsun. Unutma, İslam'ın geniş ve kapsayıcı çatısı altında hepimiz kardeşiz ve farklılıklarımızla birlikte daha güçlüyüz.

Selam ve dua ile.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

9,677 soru

18,036 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 23
0 Üye 23 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 2787
Dünkü Ziyaretler: 12737
Toplam Ziyaretler: 4982133

Son Kazanılan Rozetler

Ömer_Çelik Bir rozet kazandı
ayşe_aydin Bir rozet kazandı
süleyman_Şahin Bir rozet kazandı
yusuf_kurt Bir rozet kazandı
hasanmuculu Bir rozet kazandı
...