Hanefi mezhebinin kurucusu, İslam fıkıh tarihinin en büyük yetkililerinden biri kabul edilen İmam-ı Azam Ebu Hanife'dir. Tam adı Ebu Abdillah Ebu Hanife Nu'man b. Sabit olan bu büyük âlim, 699 (Hicri 80) yılında Kufe'de dünyaya gelmiş ve 767 (Hicri 150) yılında Bağdat'ta vefat etmiştir. Onun ismi, "Azam" (Büyük) unvanını taşımasıyla birlikte, İslam dünyasında hukuk ve ilim geleneğinin temel taşlarından biri olarak anılır.
Ebu Hanife'nin bu unvanı almasının arkasında sadece yaşlılığı ya da hitabeti yatar gibi görünse de, asıl neden istidlal (delilden hüküm çıkarma) konusundaki üstün yeteneği ve ikiyüzlülüğe asla bulaşmamasıdır. Hatta rivayetlere göre, Halife Mehdî'nin emriyle hapse atıldığında dahi doğruyu söylemekten ve ilmi gerçeklerden vazgeçmediği için bu saygınlığı kazanmıştır. O, fıkhi meselelerde sadece hadis rivayetlerine değil, akıl, kıyas, icma ve istihsan gibi metodolojik araçları da sistematik bir şekilde kullanarak hukukun dinamizmini sağlamıştır.
Hanefi mezhebinin en belirgin özelliği, istihsan ilkesini merkeze almasıdır. Yani, katı bir kıyasın sonucu adaletsizliğe ya da zorluğa yol açıyorsa, daha uygun olan başka bir delile başvurmak. Bu esneklik, mezhebin günümüze kadar geniş coğrafyalarda (Türkiye, Orta Asya, Hindistan, Pakistan vb.) hâkim olmasını sağlamıştır. Sen bir hukukçu ya da ilim talebesi olarak Hanefi fıkıha yaklaştığında, bu metodolojik derinliği ve "hükümde esneklik" anlayışını fark edeceksin.
Çoğu kişi Ebu Hanife'yi sadece bir "mezhep kurucusu" olarak bilir; oysa o aynı zamanda bir limaniyet ve tarih otoritesiydi. Onun eserleri doğrudan kendisi tarafından kaleme alınmamıştır; öğrencisi Ebu Yusuf ve onun öğrencisi Muhammed b. Hasan El-Şeybani tarafından derlenip sistematize edilmiştir. Bu yüzden kaynaklara bakarken, "Ebu Hanife'nin kaleminden çıkan eser" ifadesine takılma; asıl miras, onun metotlarının bu iki büyük öğrenci tarafından aktarılmış olmasıdır.
Hanefi mezhebinin temel kaynağını anlamak istiyorsan, El-Muhtasar (Fıkh) ve El-Fıkhu'l-Ekber (Kelam) gibi eserlerin arka planındaki bu zinciri göz önünde bulundur. Bu sayede, Hanefi düşüncesinin neden bu kadar sistemli ve tutarlı olduğunu daha net kavrayabilirsin.