Mondros Ateşkes Antlaşması'nın en tehlikeli maddesi, tartışmasız bir şekilde Madde 7'dir.
Madde 7 şöyle der: "Müttefikler, güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıkarsa herhangi bir stratejik noktayı işgal etme hakkına sahip olacaktır." Sen de bu cümlenin tehlikesini ilk okuyuşta hissetmelisin. İşte sana bu maddenin neden bir felaket olduğunu adım adım açıklayayım:
Bazı kaynaklarda veya tartışmalarda Madde 24 de tehlikeli olarak anılır. Bu madde "Vilâyât-ı Sitte'de (Erzurum, Van, Harput, Diyarbakır, Sivas, Bitlis) karışıklık çıkarsa, müttefikler bu vilayetlerin herhangi bir bölümünü işgal etme hakkına sahip olacaktır" der. Evet, bu madde de Doğu Anadolu'da bir Ermeni devleti kurma hayallerine zemin hazırladığı için bölgesel olarak büyük bir tehditti. Ancak Madde 7'nin kapsamı, Vilâyât-ı Sitte ile sınırlı kalmayıp ülkenin tüm coğrafyasını ve stratejik noktalarını hedef almasıyla, çok daha geniş ve yıkıcı bir potansiyele sahipti. Madde 7, Madde 24'ün getirdiği tehdidi bile kapsayabilecek genel bir "joker madde" işlevi görüyordu.
Benim yılların tecrübesiyle edindiğim bilgiye göre, Madde 7, Osmanlı Devleti'nin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü bir anda ortadan kaldıran, Anadolu'nun işgaline kapı aralayan ve Kurtuluş Savaşı'nın fitilini ateşleyen en temel hukuki dayanak olmuştur. Sen de bu maddeyi okuduğunda, bir ülkenin nasıl adım adım boğazının sıkıldığını çok net görebilirsin.