menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
"Şinasi"nin eserleri nelerdir ?
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

3 Cevap

more_vert

Şinasi'nin eserleri;

  • Tercüme-i Manzume (1859 ) yılında yazılmıştır,

  • Müntehabât-ı Eş'âr (Dîvân-ı Şinâsî) (1862) yılında yazılmıştır,

  • Müntehabat-ı Tasvîr-i Efkâr (1885–1886) yıllarında yazılmıştır.

Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Merhaba kıymetli edebiyatseverler ve düşünce dünyamızın meraklı yolcuları!

Türkiye'nin kültürel ve edebi dönüşümünde bir mihenk taşı olan Şinasi'yi konuşmak, benim için her zaman büyük bir keyif ve bir o kadar da sorumluluktur. Türk edebiyatının ve düşünce hayatımızın en parlak yıldızlarından biri olarak kabul edilen bu büyük isim, ardında sadece eserler değil, koca bir miras, bir zihniyet devrimi bırakmıştır. Sizin de merak ettiğiniz gibi, "Şinasi'nin eserleri nelerdir?" sorusu, aslında Türk modernleşmesinin temel taşlarına yapılan bir yolculuğun başlangıcıdır. Gelin, bu yolculuğa birlikte çıkalım ve Şinasi'nin dehasının izlerini sürelim.

Şinasi: Bir Zihniyet Devrimcisinin Portresi

Şinasi, 19. yüzyıl Osmanlısının çalkantılı döneminde, Batı'dan esen yenilik rüzgarlarının Türkiye'deki en önemli temsilcilerinden biri olmuştur. Paris'te aldığı eğitim, onun sadece entelektüel ufkunu genişletmekle kalmamış, aynı zamanda ülkesi için bir aydınlanma meşalesi yakma idealini de güçlendirmiştir. Onun eserleri, dönemin padişahını öven klişeleşmiş Divan edebiyatı geleneğinin tam aksine, halka hitap eden, toplumsal sorunlara parmak basan ve dili sadeleştiren bir çabanın ürünüdür.

Şinasi'yi anlamak, sadece yazdıklarını bilmekle değil, aynı zamanda o eserleri yazmaya iten ruhu, o dönemin koşullarını ve onun o koşulları nasıl değiştirmeye çalıştığını idrak etmekle mümkündür. Ben kendi akademik ve kişisel yolculuğumda, Şinasi'nin her bir eserinin, zincirlerini kırmaya çalışan bir zihnin çığlığı olduğunu gördüm.

Düşünce Dünyasının Temelleri: Gazetecilik ve Makaleler

Şinasi'nin edebi serüveninde gazetecilik, onun düşüncelerini geniş kitlelere ulaştırmada kullandığı en güçlü araçlardan biri olmuştur. O, sadece bir yazar değil, aynı zamanda bir kamuoyu yapıcısıydı.

Tercüman-ı Ahvâl Mukaddimesi (1860)

Şinasi'nin edebiyatımıza en büyük armağanlarından biri, hiç şüphesiz "Tercüman-ı Ahvâl Mukaddimesi"dir. Bu, sadece bir gazete yazısı değil, aynı zamanda Türk gazetecilik ve edebiyat tarihinin ilk makale örneğidir. Düşünsenize, o zamana kadar halka hitap eden, sade bir dille yazılmış böylesi bir yazı yok! Şinasi, bu mukaddimede "hakikat" ve "kamuoyu" gibi kavramları ilk kez dile getirmiş, gazetenin halkın sesi olması gerektiğini savunmuştur. Amacı açıktı: "Halkın anlayabileceği bir dille yazmak, olayları yorumlamak ve toplumsal fayda sağlamak." Bu manifesto niteliğindeki metin, sonraki nesillerin de yolunu aydınlatmıştır.

Tasvir-i Efkâr (1862)

Şinasi, Tercüman-ı Ahvâl'den ayrıldıktan sonra kendi gazetesini, Tasvir-i Efkâr'ı kurmuştur. Bu gazete, onun fikirlerini daha özgürce ifade etme platformu olmuştur. Burada yayımladığı makalelerde, toplumsal eleştiri, siyasi düşünceler ve dilin sadeleştirilmesi üzerine yoğunlaşmıştır. Gazeteciliğe getirdiği ciddiyet ve Batılı anlamda haber yapma, yorumlama anlayışı, kendisinden sonra gelen birçok aydını etkilemiştir. Gazetenin adının "Düşüncelerin Tasviri" olması bile, onun düşünceye ve tartışmaya verdiği önemi açıkça göstermekteydi.

Tiyatroda Bir Devrim: Şair Evlenmesi

Şinasi'nin tiyatro alanındaki en önemli ve tek eseri olan "Şair Evlenmesi" (1859), Türk tiyatrosu için gerçek bir dönüm noktasıdır.

Şair Evlenmesi (Tek Perdelik Komedi)

Bu eser, Türk edebiyatının ilk yerli tiyatro eseri olma özelliğini taşır. Divan şiirinin soyut aşklarını bir kenara bırakıp, doğrudan toplumun içine dalan Şinasi, görücü usulü evliliğin yol açtığı komik durumları ve yanlış anlaşılmaları ele almıştır.

  • Konu ve Tema: Müştak Bey'in sevdiği kız yerine yanlışlıkla onun çirkin ablasıyla evlendirilmeye çalışılması ve yaşanan karmaşa.
  • Karakterler: Mahalle imamı, yenge, tellal gibi tamamen yerli ve tanıdık tipler. Karakterlerin adları bile (Müştak Bey, Ziba Dudu, Kumru Hanım) onların özelliklerini yansıtır.
  • Dil: Eserin en çarpıcı yanlarından biri de dilidir. Şinasi, halkın günlük konuşma dilini, deyimleri ve atasözlerini ustalıkla kullanarak, doğal ve akıcı bir diyalog oluşturmuştur. Bu, o zamana kadar ki ağdalı Divan nesrinden radikal bir kopuştur.
  • Toplumsal Eleştiri: Görücü usulü evlilik geleneğini, cahilliği ve safdilliği mizahi bir dille eleştirir.

"Şair Evlenmesi", hem Türk tiyatrosuna bir başlangıç noktası sunmuş hem de sonraki nesil yazarlar için toplumsal konuları ele alma ve sade dil kullanma konusunda güçlü bir ilham kaynağı olmuştur. Ben bu eseri her okuduğumda, Şinasi'nin ne kadar ileri görüşlü olduğunu ve tiyatronun toplumu dönüştürücü gücüne ne kadar inandığını daha iyi anlarım.

Şiirde Yeni Bir Soluk: Müntehabat-ı Eş'âr

Şinasi'nin şiirleri, Divan şiirinin kalıplaşmış anlayışına karşı yeni bir ses getirmiştir.

Müntehabat-ı Eş'âr (Seçme Şiirler) (1862)

Bu eser, Şinasi'nin kendi şiirlerini topladığı bir derlemedir. Şinasi, şiirde şekilciliği bir kenara bırakıp, fikre ve duyguya ağırlık vermiştir.

  • Yeni Temalar: Akıl, hak, adalet, vatan sevgisi, aydınlanma, bilim gibi modern kavramlar şiirine girmiştir. Artık şair sadece sevgiliye veya padişaha övgüler düzmüyor, aynı zamanda toplumsal meselelere eğiliyor, felsefi sorgulamalar yapıyordu.
  • Sade Dil ve Üslup: Şiirlerinde Arapça ve Farsça kelimelerden arındırılmış, anlaşılır bir dil kullanmaya özen göstermiştir. Bu, okuyucu kitlesini genişletme amacının bir sonucuydu.
  • Örnekler: "Münacat" (Allah'a Yakarı), "Arz-ı Şiir" (Şiirin Sunuluşu) gibi şiirleri, onun yeni şiir anlayışının örnekleridir. Özellikle "Münacat"taki akıl vurgusu, o dönem için devrimci bir yaklaşımdır.

Şinasi, şiirin sadece estetize edilmiş sözcükler yığını olmadığını, aynı zamanda bir düşünce ve duygu taşıyıcısı olabileceğini göstermiştir. Onun açtığı bu yol, Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi büyük isimlerin de şiirde yeni ufuklara yelken açmasına olanak sağlamıştır.

Dil Devriminin Mimarı: Durub-ı Emsal-i Osmaniye

Şinasi'nin sadece edebiyat değil, aynı zamanda dil bilimi alanında da ne denli öncü bir şahsiyet olduğunu gösteren en somut eserlerinden biri de budur.

Durub-ı Emsal-i Osmaniye (Osmanlı Atasözleri Derlemesi) (1863)

Bu eser, Türk dilinin ve halk kültürünün ne kadar zengin olduğunu gösteren ilk kapsamlı atasözleri derlemesidir.

  • Amaç: Şinasi, atasözlerini bir araya getirerek hem Türkçenin zenginliğini göstermeyi hem de dilin yabancı etkilerden arındırılmasına yönelik çabasına katkıda bulunmayı hedeflemiştir. Atasözleri, halkın ortak aklını, deneyimlerini ve dünya görüşünü yansıtır. Şinasi, bu sayede halkın dilini ve düşüncesini anlamaya, dolayısıyla halka yakınlaşmaya çalışmıştır.
  • Önem: Bu eser, hem dil araştırmaları hem de halk bilimi açısından paha biçilmez bir kaynaktır. Aynı zamanda Türkçenin öz kaynaklarına dönme çağrısının da bir göstergesidir. Kendi derslerimde sıkça bu esere atıfta bulunur, bir dilin gücünün nasıl da kendi içinden çıktığını bu örnekle açıklarım.

Sözlük Çalışmaları ve Dil Bilinci

Şinasi'nin dil konusundaki derin hassasiyeti ve vizyonu, tamamlayamadığı bir başka büyük projede de kendini gösterir:

Kamûs-ı Osmanî (Osmanlı Sözlüğü - Taslak)

Bu çalışma, Şinasi'nin Türkçeye modern anlamda bir sözlük kazandırma çabasının bir sonucudur. Ne yazık ki tamamlayamamış olsa da, bu teşebbüs bile onun dil bilincinin ve Türkçeye verdiği değerin göstergesidir. Amacı, ağdalı Arapça ve Farsça kelimelerden arındırılmış, halkın anlayabileceği, sade bir Türkçe sözlük hazırlamaktı. Bu vizyon, daha sonraki Türk Dil Kurumu çalışmalarının da temelini atmıştır diyebiliriz.

Şinasi'nin Mirası: Neden Hala Önemli?

Şinasi, kısa ama dolu dolu geçen ömründe, ardında bıraktığı eserlerle Türk edebiyatını ve düşünce dünyasını kökten değiştirmiştir. Onun dehası, sadece yazmakla kalmayıp, aynı zamanda yeni bir zihniyetin tohumlarını ekmekte yatıyordu.

  • Modern Türk Edebiyatının Kurucusu: Gazeteciliği, tiyatroyu, şiiri ve makaleyi modern anlamda Türk edebiyatına kazandıran odur.
  • Dilin Sadeleşmesi Savunucusu: Halkın anlayabileceği, sade bir Türkçeyi savunmuş ve eserlerinde uygulamıştır.
  • Aydınlanmacı Düşünce: Akıl, bilim, hak, adalet gibi kavramları eserlerinin merkezine alarak toplumu aydınlatmayı hedeflemiştir.
  • Batılılaşmanın Öncüsü: Batı'dan aldığı edebi formları ve düşünceleri Türk topraklarına uyarlamıştır.

Bugün bile, Şinasi'nin eserleri, bize sadece geçmişi değil, bugünü ve geleceği de anlamamız için ışık tutmaktadır. Onun açtığı yolda yürüyen nice aydın, yazar ve düşünür, modern Türkiye'nin inşasında Şinasi'nin mirasını kullanmıştır. Şinasi, sadece okunması gereken bir yazar değil, aynı zamanda üzerinde düşünülmesi, tartışılması ve ilham alınması gereken bir düşünce mimarıdır.

Değerli okuyucularım, Şinasi'nin eserlerini okurken, sadece edebi metinlerle değil, aynı zamanda bir ülkenin uyanış mücadelesiyle de karşılaşacağınızı unutmayın. Onun her bir kelimesi, her bir cümlesi, bir değişim rüzgarının fısıltısıdır. Bu fısıltıları dinlemek, hem geçmişimizi anlamak hem de geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemek için bize paha biçilmez bir rehberlik sunacaktır.

Edebiyatla kalın, düşünceyle kalın!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Tanzimat'ın Işığında Bir Öncü: Şinasi ve Eserlerinin Ebedi Yankısı

Değerli edebiyatseverler, sevgili dostlar,

Bugün Türk düşünce ve edebiyat tarihinde bir dönüm noktasını, adeta bir aydınlanma meşalesini tutuşturmuş bir ismi, İbrahim Şinasi Efendi'yi konuşacağız. Benim için Şinasi, sadece bir yazar değil, aynı zamanda Türk modernleşme sürecinin ruhunu, cesaretini ve vizyonunu en güçlü şekilde temsil eden bir düşünce işçisidir. Yıllar boyunca, onun eserlerini inceledikçe, her satırında yepyeni bir dünyanın kapılarını aralamış bir dehanın izlerini sürmekten büyük bir keyif aldım.

"Şinasi'nin eserleri nelerdir?" diye sorduğunuzda, aslında sadece birkaç kitap isminden bahsetmek, ona haksızlık etmek olur. Zira Şinasi'nin en büyük eserleri, kaleminden damlayan her bir kelimeyle inşa ettiği yeni bir düşünce iklimi, Türkçeye kazandırdığı aydınlanmacı ruh ve başlattığı toplumsal dönüşümdür. Gelin, bu büyük ustanın edebi miraslarına ve Türkiye'ye bıraktığı paha biçilmez değerlere yakından bakalım.

Şinasi: Bir Fikir Adamı, Bir Öncü

Şinasi, Tanzimat Dönemi'nin en parlak zihinlerinden biridir. Onun "ilkler adamı" olarak anılması boşuna değildir. O, klasik Osmanlı edebiyatının kalıplarını kırmış, Fransız İhtilali'nin fikirlerini sindirmiş ve Batı'nın akılcılık, bilim, özgürlük gibi değerlerini kendi kültürüyle harmanlama cesaretini göstermiş bir aydındır. Medrese eğitimi almasına rağmen, Fransa'da gördüğü eğitimle ufkunu genişletmiş, döndüğünde ülkesine sadece yeni edebi biçimler değil, aynı zamanda yeni bir düşünce biçimi de taşımıştır.

Şinasi'nin eserlerine baktığımızda, onun sadece bir şair, bir oyun yazarı ya da bir çevirmen olmadığını, aynı zamanda bir gazeteci, bir dilbilimci ve en önemlisi bir fikir önderi olduğunu görürüz. Peki, bu çok yönlü dehanın kaleminden hangi paha biçilmez eserler çıktı?

Kaleminden Doğan İlkler ve Dönüm Noktaları

Şinasi'nin eserlerini sıralarken, bunların sadece birer kitap ya da metin olmaktan öte, her birinin Türk edebiyat ve düşünce tarihinde birer dönüm noktası olduğunu aklımızdan çıkarmayalım.

Gazetecilik ve Aydınlanmanın Işığı: Tercüman-ı Ahvâl ve Tasvir-i Efkâr

Şinasi'nin en büyük devrimlerinden biri, hiç şüphesiz gazetecilik alanında attığı adımlardır.

  • Tercüman-ı Ahvâl (1860): İlk Özel Gazete ve İlk Makale
    Türkiye'de ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahvâl'i, Agâh Efendi ile birlikte çıkarması, Türk basın tarihinde bir milattır. Bu gazetenin ön sözü olan "Mukaddime", Türk edebiyatının ilk makalesi kabul edilir. Bu makalede Şinasi, gazetenin amacını çok net bir şekilde ortaya koyar: Halkı aydınlatmak, hakikatleri söylemek, kamuoyu oluşturmak. Benim için bu makale, sadece bir edebiyat metni değil, aynı zamanda bir aydınlanma manifestosudur. Akıl, hukuk ve millet menfaati gibi kavramları merkeze almasıyla, o günün Türkiye'sinde bir devrimdi bu! Gazetenin amacı, artık sadece sarayın değil, halkın da sesini duyurmak, sorunları tartışmaktı. Bu çığır açıcı adımdan sonra, fikirler daha geniş kitlelere ulaşmaya başladı.

  • Tasvir-i Efkâr (1862): Kendi Fikir Kürsüsü
    Tercüman-ı Ahvâl'den ayrıldıktan sonra kendi gazetesini kurması, Şinasi'nin özgün düşüncelerini daha özgürce ifade etme arzusunun bir göstergesidir. Tasvir-i Efkâr, kısa sürede dönemin en etkili yayın organlarından biri haline geldi. Burada yazdığı yazılar, yaptığı çeviriler ve yayımladığı edebi metinler, genç kalemlere ilham verdi ve yeni nesil aydınların yetişmesine zemin hazırladı. Bir anlamda Şinasi, modern Türk gazeteciliğinin hem teorisyeni hem de uygulayıcısı oldu.

Türk Edebiyatının İlk Tiyatro Oyunu: Şair Evlenmesi

Şinasi'nin adı geçtiğinde akla gelen ilk eserlerden biri de 1860 yılında yayımlanan "Şair Evlenmesi"dir. Bu eser, Türk edebiyatının ilk modern tiyatro oyunu olma özelliğini taşır.

  • Konusu ve Önemi: Tek perdelik bir komedi olan bu oyun, görücü usulüyle evliliğin yol açtığı komik durumları ve toplumsal aksaklıkları ele alır. Müştak Bey'in kuması ile değil, sevdiği Katre Hanım ile evlenmek istemesi ama yanlışlıkla onun çirkin ablası ile nikahının kıyılması etrafında gelişen olaylar, toplumdaki batıl inançları, eğitimsizliği ve geleneklerin çarpıklığını mizahi bir dille gözler önüne serer. Benim için "Şair Evlenmesi", sadece bir güldürü değil, aynı zamanda toplumsal eleştiri ve sorgulama cesaretinin ilk önemli adımıdır. Sade dili ve gerçekçi karakterleriyle halka ulaşmayı hedeflemiş, modern tiyatronun temellerini atmıştır. Tiyatroyu, toplumsal meseleleri dile getirmenin bir aracı olarak görmesi, Şinasi'nin ne kadar ilerici bir vizyona sahip olduğunu gösterir.

Şiirde Biçim ve İçerik Yeniliği

Şinasi'nin şiirleri sayıca çok fazla olmasa da, Türk şiirinde açtığı yeni çığır açısından büyük önem taşır. Divan şiirinin soyut ve kalıplaşmış anlayışının aksine, o akıl, hakikat ve toplumsal fayda gibi somut konuları şiirine taşımıştır.

  • Münacat: En bilinen şiirlerinden biri olan "Münacat", klasik nazım şekliyle yazılmış olsa da, içerik olarak tamamen yenilikçidir. Geleneksel "Allah'a yakarış" temasını işlerken bile, araya akıl ve bilimi koyar, sorgulayan bir tavır sergiler. "İnsana akıl, fikir, ilim ver yarabbi" minvalinde dizeler, onun Batı'dan aldığı aydınlanmacı ruhu şiirine nasıl yansıttığının en güzel örneklerindendir.
  • Kasideler: Yine klasik nazım şekilleri olan kasidelerini de farklı bir içerikle doldurmuştur. Artık övgüler sadece padişaha değil, adalete, yeniliğe ve akla yöneliktir. Şinasi, şiiri sadece estetik bir araç olmaktan çıkarıp, aynı zamanda bir düşünce ve mesaj taşıyıcısı haline getirmiştir.

Dil ve Kültür Hizmeti: Derlemeler ve Çeviriler

Şinasi'nin dil ve kültür alanındaki çalışmaları da en az edebi eserleri kadar değerlidir. O, Türkçenin sadeleşmesi ve halkın anlayacağı bir dil haline gelmesi için büyük çaba sarf etmiştir.

  • Durûb-ı Emsâl-i Osmâniye (1863): Atasözleri Derlemesi
    Şinasi'nin bu eseri, Osmanlı atasözlerini ve deyimlerini bir araya getiren önemli bir derlemedir. Türkçenin zenginliğini, halkın yaşanmışlıklarını ve bilgeliğini ortaya koyması açısından kıymetlidir. Benim için bu çalışma, Şinasi'nin sadece Batı'ya yüzünü dönmekle kalmayıp, aynı zamanda kendi öz değerlerine ne kadar bağlı olduğunun da bir göstergesidir. Halkın dilini ve kültürünü yazıya taşıması, dilin sadeleşmesi yolundaki ilk önemli adımlardan biridir. Bu derleme, dilimizin gücünü ve ifade zenginliğini genç nesillere aktarmak için hâlâ önemli bir kaynaktır.

  • Fransızcadan Çeviriler (La Fontaine): Didaktik Amaçlı Fabllar
    Fransızcadan yaptığı çevirilerle de Batı edebiyatını Türk okuyucusuna tanıtmıştır. Özellikle La Fontaine'den çevirdiği fabllar, didaktik (öğretici) yönleriyle dikkat çeker. Hayvanlar üzerinden insanlara dersler veren bu masalları Türkçeye aktarması, hem yeni bir edebi türün kapısını aralamış hem de ahlaki değerlerin toplumda yaygınlaşmasına hizmet etmiştir. Bu çeviriler, bize Batı'dan sadece edebi biçimlerin değil, aynı zamanda yeni bir düşünce ve eğitim anlayışının da nasıl aktarıldığını gösterir.

Şinasi'nin Mirası: Bugün Bize Ne Anlatıyor?

Şinasi'nin kısacık ömrüne sığdırdığı bu devasa miras, bugün bile bize çok şey fısıldıyor. Onun eserleri, bize sadece geçmişi anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda günümüz Türkiye'sinin kültürel ve düşünsel kodlarını anlamamız için bir anahtar sunuyor:

  • Dilin Sadeleşmesi: Onun başlattığı dil sadeleşme hareketi, günümüz Türkçesinin oluşumunda temel bir rol oynamıştır.
  • Kamuoyu ve Fikir Özgürlüğü: Gazetecilikle attığı adımlar, toplumda fikirlerin özgürce tartışıldığı bir kamusal alanın önemini vurgulamıştır.
  • Batılılaşma ve Modernleşme: Türkiye'nin modernleşme serüveninde, Batı'dan alınan değerlerin nasıl kendi kültürüyle harmanlanabileceğinin en güzel örneğini sunmuştur.
  • Eleştirel Düşünce: Eserlerindeki toplumsal eleştiri, okuyucuya sorunları sorgulama ve çözüm arama cesareti vermiştir.

Son Söz

Değerli arkadaşlar,

Şinasi'nin eserleri, sadece kütüphanelerde tozlu raflarda duran metinler değildir. Onlar, Türk düşüncesinin canlandığı, modernleşmenin sancılarının ve umutlarının yaşandığı, yeni bir kimliğin inşa edildiği o büyülü dönemin canlı tanıklarıdır. Şinasi, eserleriyle sadece bir döneme değil, bugüne ve yarına da ışık tutan, bize düşünme, sorgulama ve cesaretle ilerleme yolunu gösteren bir rehberdir.

Onun eserlerine sadece bir okuyucu olarak değil, aynı zamanda bir mirasçı olarak yaklaşmak, omuzlarımızdaki kültürel sorumluluğu anlamak demektir. Şinasi'yi anlamak, Türkiye'yi anlamaktır. Sizleri de, bu büyük ustanın eserlerini yeniden keşfetmeye, onun aydınlanmacı ruhunu kendi içimizde hissetmeye davet ediyorum.

Saygılarımla,

[Uzman Adınız/Unvanınız]

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

8,575 soru

15,690 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 22
0 Üye 22 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 11589
Dünkü Ziyaretler: 20249
Toplam Ziyaretler: 4462633

Son Kazanılan Rozetler

emre_kilic Bir rozet kazandı
İbrahim_kaplan Bir rozet kazandı
elif_aydın Bir rozet kazandı
fatma_arslan Bir rozet kazandı
yusuf_kurt Bir rozet kazandı
...