Klasizm akımının tek bir "kuramcı"ya değil, Fransız Aydınlanma düşüncesinin ve 17. yüzyıl Fransız edebiyatı geleneğinin kolektif bir ürününe dayandığını bilmek önemli. Ancak bu akımın teorik temelini atan, kurallarını sistematize eden ve en güçlü temsilcisi olarak kabul edilen isim Jean Racine ile Nicolas Boileau-Despréaux ikilisidir; özellikle de kuramsal çerçeveyi çizen Boileau'dur.
Akımın kuramsal iskeleti, Nicolas Boileau-Despréaux tarafından yazılan ve 1674’te yayımlanan L'Art Poétique (Şiir Sanatı) adlı eserle atanmıştır. Boileau, bu eserinde Aristo’nun Poetikasını ve Horatius’un Ars Poeticasını Fransız bağlamına uyarlayarak şu temel ilkelere yer vermiştir:
Teoriyi sahneye taşıyan ve klasikizmin estetik mükemmelliğini kanıtlayan isimler ise Jean Racine ve Molière’dir. Racine’in Phèdre ve Andromaque gibi trajedileri, üç birim kuralının ve "catharsis" (arınma) etkisinin en saf örnekleridir. Molière ise komedide toplumsal eleştiriyi aklın süzgecinden geçirerek klasikizmi popülerleştirmiştir.
Genel kanı, klasikizmin bir bireyin icadı gibi algılanmasına yol açabilir. Oysa bu akım, Louis XIV döneminde devlet desteğiyle (Akademi Fransaise aracılığıyla) biçimlenmiş, Fransız akılcılığının edebiyata yansımasıdır. Yani kuramcı denilince aklına hemen bir isim gelmesi yerine, Boileau’nun teorik çerçevesi ile Racine/Molière’in pratik uygulamasının birlikte düşünülmesi gerekir.
Pratik bir ipucu: Sınavlarda veya akademik çalışmalarda "kuramcı" sorusuna cevap verirken, "Kuramsal temellerini Nicolas Boileau-Despréaux atmış, uygulanmasında ise Jean Racine ve Molière’in öne çıktığı bir akımdır" şeklinde bir cümle kurmak, konuyu en doğru ve bütüncül şekilde yansıtacaktır. Bu ayrım, klasikizmin dogmatik değil, ahlaki ve estetik bir disiplin olduğunu da vurgular.