"İstanbul Antlaşması" adıyla anılan tek bir anlaşma yoktur; tarih boyunca İstanbul'da imzalanmış birçok antlaşma bu genel isimle anılabilmektedir. Bu durum, tarih araştırmalarında ya da genel sohbetlerde sıkça karşılaştığım bir yanılgıya yol açar. Hangi spesifik antlaşmadan bahsettiğini netleştirmek gerekir; ancak sana en bilinen ve önemli olanlarından birkaçını açıklayayım:
Bu antlaşma, Osmanlı İmparatorluğu ile Rus Çarlığı arasında imzalanmıştır. Amacı, 1699 Karlofça Antlaşması'nın Rusya ile ilgili kısmını tamamlamak ve uzun süreli Osmanlı-Rus savaşlarına bir son vermekti. Bu antlaşmayla Rusya, Azak Kalesi'ni ele geçirdi ve Karadeniz'e doğrudan erişim sağladı; bu, Rusya'nın güneye doğru genişleme politikasında önemli bir adımdı.
Yine Osmanlı İmparatorluğu ile Rus Çarlığı arasında imzalanmıştır. Bu antlaşmanın ana konusu, Safevi Devleti'ndeki karışıklıklardan faydalanarak İran topraklarının bu iki büyük güç arasında paylaşılmasıydı. Antlaşma, Kafkasya ve Batı İran'da bir etki alanı belirlemesi açısından önemlidir. Osmanlılar Gürcistan ve Azerbaycan'ın batısını, Ruslar ise Hazar Denizi kıyısındaki bölgeleri aldı.
Bu antlaşma, çok daha geniş katılımlıydı. Büyük Britanya, Almanya, Avusturya-Macaristan, İspanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Rusya ve Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalandı. Antlaşmanın temel amacı, Süveyş Kanalı'nın barış ve savaş zamanında tüm ulusların gemilerine açık, tarafsız ve serbest geçiş hakkına sahip olmasını garanti altına almaktı. Kanalın uluslararası statüsünü belirleyen ve dünya ticaretini derinden etkileyen çok önemli bir düzenlemeydi. Benim gözümde, bu, coğrafi konumu itibarıyla İstanbul'da yapılan en "uluslararası" ve kalıcı etkili antlaşmalardan biridir.
Bu antlaşma, Osmanlı İmparatorluğu ile Yunanistan Krallığı arasında, 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı (Dömeke Savaşı) sonrasında imzalanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun kazandığı savaşa rağmen, Avrupalı Büyük Güçler'in baskısıyla Girit'in özerk statüsü teyit edilmiş ve Yunanistan'a küçük bir savaş tazminatı ödeme yükümlülüğü getirilmiştir. Bu, Osmanlı'nın siyasi kazanımlarını tam anlamıyla pratiğe dökemediği durumlara iyi bir örnektir.
Birinci Balkan Savaşı'nın ardından Osmanlı İmparatorluğu ile Bulgaristan Krallığı arasında imzalanmıştır. Bu antlaşma ile Edirne ve Kırklareli gibi Doğu Trakya şehirleri Osmanlı İmparatorluğu'na geri verilmiştir. Osmanlı'nın Balkan Savaşları'nda kaybettiği toprakların bir kısmını kurtardığı, stratejik bir geri kazanım olarak kayda geçmiştir.
Gördüğün gibi, "İstanbul Antlaşması" derken, hangi dönemi ve hangi tarafları kastettiğin oldukça önemlidir. Genellikle bağlamdan hangi antlaşmadan bahsedildiği çıkarılsa da, bir uzmanın bu belirsizliği mutlaka gidermesi gerekir.