ÖSYM'nin kuruluşu, tarihsel süreç içerisinde bazı nuansları barındırır. Aslında ÖSYM, doğrudan bugünkü adıyla kurulmamıştır. Temelleri 1974 yılında Üniversitelerarası Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÜSYM) olarak atılmıştır. Daha sonraki süreçte adı ve bağlı olduğu kurum değişerek günümüzdeki Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) kimliğine bürünmüştür.
Türkiye'de üniversiteye giriş sınavlarının merkezi bir yapı altında toplanması fikri, 1970'li yılların başlarında belirginleşti. O dönemde, üniversitelere giriş süreçleri henüz tam anlamıyla standartlaşmamıştı ve bu durum farklı sorunlara yol açıyordu.
1974 Yılı (Temellerin Atılması): 5 Temmuz 1974 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 1750 sayılı Üniversiteler Kanunu ile, o dönemdeki Üniversitelerarası Kurul bünyesinde Üniversitelerarası Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÜSYM) kurulması kararlaştırıldı. Bu, ÖSYM'nin ilk resmi adımı ve temel kuruluş tarihi olarak kabul edilir. ÜSYM, üniversite giriş sınavlarını (o zamanki adıyla Üniversite Seçme Sınavı - ÜSS) merkezi olarak yapmaktan sorumlu ilk kurumdu.
1981 Yılı (İsim ve Kurumsal Kimlik Değişimi): 1981 yılında yürürlüğe giren 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Türkiye'nin yükseköğretim sistemi köklü bir revizyondan geçti ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kuruldu. Bu yeni yapılanma çerçevesinde, ÜSYM de YÖK'e bağlı bir kurum haline getirildi ve 1981 yılında adı Öğrenme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) olarak değiştirildi. Böylece, bugün bildiğimiz ve tanıdığımız ÖSYM adıyla resmiyet kazanmış oldu.
Burada dikkat etmen gereken kritik nokta şudur: "ÖSYM ne zaman kuruldu?" sorusuna verilecek en net ve doğru cevap, genellikle kurumun ilk resmi kimliğine kavuştuğu 1974 yılıdır. Ancak, kurumun bugün bildiğimiz adını ve YÖK'e bağlı yapısını alması 1981'de gerçekleşmiştir.
Benim yılların tecrübesiyle edindiğim bilgiye göre, bu ayrım, kurumun sadece bir isim değişikliğinden ibaret olmadığını, aynı zamanda yükseköğretim sistemindeki daha büyük dönüşümün bir parçası olduğunu gösterir. 1974'teki kuruluş, merkeziyetçi bir sınav sistemine geçişin başlangıcıyken, 1981'deki isim ve yapı değişikliği, YÖK çatısı altında daha bütüncül ve planlı bir yükseköğretim vizyonunun ürünüdür. Bu sayede, Türkiye genelindeki tüm üniversiteye giriş süreçleri tek elden, belirli standartlarla ve eşitlikçi bir yaklaşımla yönetilmeye başlanmıştır. Bu sistem, o günden bugüne milyonlarca adayın üniversite hayatına adım atmasında kilit rol oynamıştır.