Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer
Bulaşık makinesinde parlatıcı, makinenin iç kapısının üst kısmında, genellikle ana deterjan gözünün hemen yanında bulunan özel bir hazneye konur. Bu haznenin kapağı genellikle yuvarlak veya oval olup, üzerinde bir yıldız işareti (yıkama simgesi) veya bir damla sembolü bulunur. Bazı modellerde kapağın üzerinde "Rinse Aid" yazısı da görebilirsin.
Parlatıcı, bulaşıkların yıkama döngüsü sonunda üzerinde su lekesi kalmasını engeller ve kuruma sürecini önemli ölçüde hızlandırır. Özellikle cam eşyaların ve parlak yüzeyli çatal-bıçak takımlarının pırıl pırıl, çizgisiz ve lekesiz kurumasını sağlar. Parlatıcı, suyun yüzey gerilimini azaltarak su damlacıklarının bulaşık yüzeyinden daha kolay akmasını sağlar. Benim tecrübeme göre, parlatıcı kullanmayan bulaşık makinelerinde bardakların matlaşması ve özellikle de paslanmaz çelik yüzeylerde inatçı su lekelerinin kalması kaçınılmazdır.
Modern bulaşık makinelerinin çoğunda, parlatıcı seviyesini gösteren bir gösterge ışığı (genellikle yıldız veya damla sembolü şeklinde) veya küçük bir şeffaf pencere bulunur. Bu ışık yandığında veya pencere boşaldığını gösterdiğinde (renk değişimi ile), parlatıcıyı doldurma zamanı gelmiş demektir. Bu göstergeyi düzenli olarak kontrol etmeyi alışkanlık haline getirmelisin.
Birçok bulaşık makinesinde parlatıcı dozajını ayarlama seçeneği bulunur. Eğer yıkama sonrası bulaşıklarında hala su lekeleri görüyorsan, dozajı artırabilirsin. Eğer bulaşıkların üzerinde mavi veya beyazımsı kalıntılar veya çok fazla köpük fark ediyorsan, dozajı azaltmalısın. Bu ayar genellikle parlatıcı gözünün içinde küçük bir kadran şeklinde veya makinenin kontrol panelindeki ayarlardan yapılır. Su sertliğin bu ayarı belirlemede önemli bir rol oynar; sert su bölgelerinde daha yüksek bir dozaj gerekebilir.