Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer
Üçüncü cemre, geleneksel inanışa göre toprağa düşer. Bu, kışın son demlerinin bitişini ve baharın müjdesini veren üç cemreden sonuncusudur ve doğanın tam anlamıyla uyanışının en güçlü işaretidir.
Anadolu'nun kadim takviminde, sıcaklık artışının ve doğadaki dönüşümün aşamaları cemrelerle sembolize edilir. Bu cemreler, adeta soğuktan sıcağa geçişin basamaklarıdır:
Toprağa düşen üçüncü cemre, doğanın uyandığını, kış uykusundan sıyrıldığını ilan eder. Bu düşüşle birlikte:
Bu dönem, çiftçiler ve bahçe sahipleri için oldukça kritik bir süreçtir. Toprağın yeterince ısınması, ekim ve dikim faaliyetlerinin güvenle başlayabileceği anlamına gelir. Halk arasında "toprak ana uyanıyor" deyişi, bu dönemin ne kadar bereketli ve canlandırıcı olduğunun bir göstergesidir.
Bu cemre tarihleri, bilmelisin ki takvimsel ve geleneksel işaretlerdir. Yani, sen gökyüzünden somut bir şeyin toprağa düştüğünü görmeyeceksin elbette. Bu, doğadaki gözlemlenebilir fiziksel ve biyolojik değişimlerin sembolik bir anlatımıdır. Benim yıllardır edindiğim tecrübeye göre, iklimsel farklılıklar ve bulunduğun bölgenin coğrafyası nedeniyle bu tarihlerde ufak sapmalar yaşanabilir. Örneğin, kıyı bölgelerinde toprak daha erken ısınabilirken, yüksek rakımlı iç bölgelerde birkaç gün veya hafta gecikme olabilir.
Bu dönemi en iyi şekilde anlamak için, bahçene veya tarlana çıkıp toprağı hissetmeni öneririm. Elini toprağa soktuğunda hissettiğin o ılık, nemli ve canlı dokunuş, aslında üçüncü cemrenin sana fısıldadığı en somut mesajdır: Artık tohumlarını ekme, fidelerini şaşırtma zamanı yaklaşıyor. Topraktan yükselen o kendine özgü, taze, hafif nemli ve canlandırıcı toprak kokusu da cabasıdır; bu koku, toprağın derinliklerindeki uyanışın en net işaretlerinden biridir. İşte o kokuyu aldığında, bil ki üçüncü cemre tam da olması gereken yere, yani toprağa düşmüştür.