Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer
Gerçek balı anlamanın tek kesin yolu, akredite bir laboratuvarda yaptırılan analizlerdir. Piyasada bal adı altında satılan birçok ürün, glikoz şurubu, mısır şurubu ve çeşitli katkılar içerebilir. Ancak, sen bir tüketici olarak bazı duyusal ve fiziksel özelliklere dikkat ederek ön eleme yapabilir, en azından sahte balların çoğunu ayırabilirsin. İşte yılların tecrübesiyle edindiğim bazı püf noktaları:
Bak, birçok insan balın donmasını ya da şekerlenmesini bozuk veya sahte sanır; ama aslında tam tersi! Gerçek bal, doğası gereği sıcaklık ve polen oranına bağlı olarak zamanla kristalleşir. Özellikle çiçek balları (ayçiçeği, pamuk vb.) daha hızlı kristalleşirken, bazı çam balları daha geç kristalleşir. Eğer bir balı uzun süre bekletmene rağmen asla kristalleşmiyorsa, bu büyük ihtimalle içine glikoz şurubu karıştırılmış sahte bir baldır. Kristalleşmiş balı benmari usulü (sıcak su dolu bir kabın içine kavanozu koyarak) ısıttığında tekrar akışkan hale gelir. Benim tecrübeme göre, tezgahta veya market rafında aylarca cam gibi duran ballardan her zaman şüphelenirim.
Bütün bu testler sadece birer ipucu verir. En güvenli yol, güvendiğin arıcılardan, kooperatiflerden veya bilinen, analiz raporlarını paylaşabilen markalardan bal almaktır. Etiket bilgilerini mutlaka kontrol etmeli, menşei ve üretici bilgilerine dikkat etmelisin. Unutma, çok ucuz bal genellikle gerçek bal değildir.
Kısacası, burnuna, damağına ve gözlerine güven, ancak en çok da balın kristalleşme eğilimine dikkat etmelisin.