Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer
Abdullah Avcı, Türk futbolunun son dönemdeki en çizgi dışı ve başarılı teknik direktörlerinden biridir. Oyunculuk kariyeri teknik direktörlük kariyerine göre daha silik kalsa da, asıl parlamasını kenar yönetimde göstermiştir.
Avcı'nın adı, özellikle İstanbul Başakşehir FK ile özdeşleşmiştir. Kulübün kuruluşundan itibaren adeta bir mimar gibi takımı ilmek ilmek işlediğini söyleyebiliriz. Başakşehir'i amatör liglerden alıp, Süper Lig'de şampiyonluk yarışına sokan ve Avrupa kupalarına taşıyan bir modelin yaratıcısıdır. Buradaki başarısı, sistemsel futbol anlayışı, topa sahip olma odaklı oyun ve rakibi analiz edip buna göre taktik geliştirme yeteneğiyle öne çıkar. Kendi deyimiyle "oyunu ezberden oynamayan" bir yapı kurduğunu orada kanıtlamıştır.
Başakşehir sonrası kısa süreli A Milli Takım deneyimi ve Beşiktaş macerası beklenen başarıyı getiremedi. Bu dönemler, Avcı'nın sistemine adapte olmanın zaman aldığı ve büyük camialardaki baskının farklı bir boyut olduğu yönündeki eleştirileri de beraberinde getirmiştir. Büyük kulüplerde "sabır" faktörünün, Başakşehir'deki gibi işlememesi en büyük handikaplarından biriydi.
Ancak, Trabzonspor'daki dönemiyle kariyerinin zirvesine ulaştı. Bordo-mavili ekibe yıllar sonra, tam 38 yıl aradan sonra Süper Lig şampiyonluğunu kazandırarak adını kulüp tarihine altın harflerle yazdırdı. Trabzonspor'da, Başakşehir'deki saf topa sahip olma taktiğinden bir miktar esneyerek, daha pragmatik, daha dengeli ve oyuncu grubunun potansiyelini en üst düzeyde kullanabilen bir yapı inşa ettiğini gördük. Özellikle Hamsik gibi tecrübeli isimleri merkezde denge unsuru yapması ve genç Türk yetenekleri (Uğurcan, Abdülkadir gibi) sisteme adapte etmesi onun bu dönemdeki en büyük başarısıydı. Şampiyonluğun anahtarı, saha içi disiplini ve mental sağlamlığı en üst düzeye çıkarmasıydı.
Abdullah Avcı, detaycı, analitik ve bilimsel yaklaşıma sahip bir teknik direktördür. Maçlara ve rakiplere çok iyi hazırlandığını, oyuncularına bireysel ve takım halinde rollerini net bir şekilde aktardığını bilirsin. Basın toplantılarında da genellikle akademik bir dil kullanmasıyla tanınır. Futbolun sadece saha içi değil, saha dışı dinamiklerini de yönetme konusunda yetkin olduğunu söyleyebiliriz. Onun için bireysel yetenekler kadar, o yeteneklerin bir sistem içinde nasıl kullanılacağı ve takımın kolektif bilincinin ne kadar güçlü olduğu önemlidir. Bu yüzden oyuncu seçimlerinde sadece tekniğe değil, taktiğe yatkınlık ve karakter özelliklerine de büyük önem verir.