Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer
1980 Darbesi gerçekleştiğinde Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı Süleyman Demirel'di.
Demirel, Adalet Partisi (AP) genel başkanı olarak, ülkenin içinde bulunduğu derin siyasi ve ekonomik kriz ortamında sağ-orta bir azınlık hükümetinin başında bulunuyordu. 1970'lerin sonları, Türkiye için tam bir kaos dönemiydi; siyasi istikrarsızlık, ekonomik sıkıntılar, yüksek enflasyon, sağ-sol çatışmaları ve terör olayları ülke genelinde had safhaya ulaşmıştı. Meclis, cumhurbaşkanı seçmekte dahi zorlanıyor, hükümetler sürekli değişiyor ve güvenlik güçleri olaylara müdahale etmekte yetersiz kalıyordu.
12 Eylül 1980 sabahı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren liderliğindeki Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koyduğunu radyodan okunan bildiri ile duyurdu. Darbe bildirisiyle birlikte, Başbakan Süleyman Demirel dahil olmak üzere tüm siyasi liderler (Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Alparslan Türkeş gibi), görevden alındı, gözaltına alındı ve Çanakkale'deki Zincirbozan Askeri Tesisleri'nde bir süre gözetim altında tutuldu. Demirel'in hükümeti lağvedildi, siyasi partiler kapatıldı ve anayasa askıya alındı.
Demirel, siyaset yasağı kalktıktan sonra tekrar aktif siyasete döndü, Doğru Yol Partisi'nin (DYP) başına geçti ve hatta Türkiye'nin 9. Cumhurbaşkanı oldu. 1980 darbesini her zaman Türk demokrasisi için bir kesinti ve travmatik bir dönem olarak niteledi.