Vacip, İslam fıkhında, yapılması kesin olmamakla birlikte kuvvetli delillerle emredilmiş olan fiillere verilen isimdir. Farz kadar kesin ve bağlayıcı olmasa da, terk edilmesi caiz olmayan, terk edenin günahkâr sayıldığı hükümler grubundadır.
En çok karıştırılan nokta burasıdır ve iyi anlaman gerekir:
Basitçe ifade edersek, farzı emreden Allah'ın kesin iradesi, vacibi emreden ise daha çok müçtehit imamların ayet ve hadislerden çıkardığı kuvvetli yorumlar olarak düşünebilirsin.
Vacibi terk etmek, seni farzı terk etmek kadar ağır bir sorumluluğun altına sokmaz, ama yine de günahkârlıktır. Namazda bir vacibi sehven terk edersen sehiv secdesi yapman gerekirken, kasten terk edersen namazın eksik olur ve iadesi gerekir. Örneğin, Hanefi mezhebinde vitir namazı vaciptir; terk etmek caiz değildir ve günahkârlıktır. Kurban kesmek de zengin olana vaciptir, terk edenin üzerine bir vebal düşer.
Çünkü vacip kavramı özellikle Hanefi mezhebinde daha belirgin bir yere sahiptir:
Tecrübelerimden sana şunu söyleyebilirim: Bir müslüman için fıkhî hükümleri bilmek ve uygulamak, dinî yaşamın kalitesini artırır. Farzlara gösterdiğin özen kadar vaciplere de dikkat etmen, ibadetlerinin tam ve noksansız olmasına vesile olur. Özellikle vitir namazını ve kurban kesme imkanın varsa bunu ihmal etmemelisin. Bu hükümler, senin Allah'a olan kulluğunu pekiştiren, dinî hayatına disiplin katan önemli adımlardır.