menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

3 Cevap

more_vert
Çiftlikler daha çok Güney Doğu Anadolu bölgemiz ve Karadeniz bölgelerimizde yaygındır.
Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Harika bir soru! Türkiye'nin bereketli topraklarında tarımcılıkla iç içe büyümüş, bu alanda yıllarını vermiş bir uzman olarak, çiftliklerin coğrafyamızda ve dünya genelinde nerede ve neden yaygınlaştığını size büyük bir keyifle anlatmak isterim. Bu sadece bir coğrafya dersi değil, aynı zamanda toprağın insanla buluştuğu yerin hikayesidir.


Çiftlikler Nerede Yaygındır? Toprağın Kalbinin Attığı Yerler

Merhaba sevgili okuyucularım,

Hayatımızın vazgeçilmezi olan gıdanın kaynağı, toprağa can veren çiftlikler... Peki hiç düşündünüz mü, bu çiftlikler neden belirli yerlerde daha yoğunlaşır? Neden bazı bölgeler adeta birer tarım cenneti iken, bazıları değil? Bu sorunun cevabı tek boyutlu değil; doğanın cömertliği, insanın azmi, ekonominin dinamikleri ve hatta tarihin derinlikleri bu tabloyu şekillendiriyor. Gelin, bu büyülü yolculuğa birlikte çıkalım ve çiftliklerin izini sürelim.

Doğanın Cömert Kucağında: Coğrafi Faktörler

Çiftliklerin yaygınlaştığı yerleri anlamak için ilk bakmamız gereken yer, elbette ki doğanın kendisi. Toprak, su ve iklim, bir çiftliğin varoluşu için olmazsa olmaz üç ana unsur.

Bereketli Topraklar ve Su Kaynakları

Bir çiftliğin temel direği olan verimli topraklar, genellikle alüvyal ovalarda, akarsu kenarlarında veya volkanik arazilerde bulunur. Nehirlerin taşıdığı minerallerle zenginleşen bu topraklar, bitkilerin gelişimi için ideal bir ortam sunar.

  • Akarsu Deltaları ve Ovaları: Türkiye'de Çukurova, Gediz Ovası, Büyük Menderes Ovası gibi yerler, yüzyıllardır nehirlerin taşıdığı zengin alüvyonlarla beslenir. Buralarda pamuktan narenciyeye, sebzeden mısıra kadar pek çok ürün rahatlıkla yetişir. Bir Çukurova çiftçisi olarak, toprağın her bahar yeniden canlanışına şahit olmak, size müthiş bir enerji verir.
  • Volkanik Araziler: Dünyada bazı volkanik bölgeler, lavların soğumasıyla oluşan mineralli topraklar sayesinde oldukça verimlidir. Bizim ülkemizde ise Kapadokya gibi bölgelerin kendine has ürünleri, bu özel topraklardan beslenir.

Su kaynakları ise çiftçiliğin can damarıdır. Yağmurun bol olduğu bölgeler doğal bir avantaj sağlarken, kurak iklime sahip yerlerde barajlar, göletler ve yeraltı suları hayati önem taşır. Konya Ovası gibi iç bölgelerimiz, modern sulama teknikleri sayesinde devasa bir tahıl ambarına dönüşmüştür. Dedelerimizden dinlediğimiz hikayelerde, suyun her damlasının ne kadar kıymetli olduğu vurgulanır, çünkü o dönemde su demek, ürün demek, hayat demekti.

İklimin Belirleyiciliği

İklim, yetiştirilecek ürünün türünü ve dolayısıyla çiftliğin yapısını doğrudan etkiler. Her bitkinin, her hayvanın kendine özgü bir iklim isteği vardır.

  • Akdeniz İklimi: Zeytin, narenciye, bağcılık ve seracılık gibi faaliyetler için ideal olan ılıman kışlar ve sıcak yazlar, Ege ve Akdeniz kıyılarımızı birer tarım cennetine çevirmiştir. Antalya'nın seralarında kışın dahi taptaze sebzeler yetiştirilmesi, bu iklimin sunduğu büyük bir avantajdır.
  • Karasal İklim: İç Anadolu gibi karasal iklimin hüküm sürdüğü bölgeler, buğday, arpa gibi tahıllar ve şeker pancarı için biçilmiş kaftandır. Yazın sıcak ve kurak, kışın soğuk ve karlı geçmesi, belirli ürünlerin ekilmesini gerektirir. Konya'da buğday tarlalarının rüzgarda dalgalanışını izlemek, sizi Anadolu'nun kalbine götürür.
  • Nemli ve Yağışlı İklim: Karadeniz'in bol yağışlı ve ılıman iklimi, çay ve fındık gibi özel ürünlerin yetişmesine olanak tanır. Başka hiçbir yerde bu kadar yoğun çay ve fındık bahçeleri göremezsiniz; bu, doğanın o bölgeye özel bir lütfudur.

Ekonomik ve Sosyal Dinamikler: İnsan Eli ve Piyasa Koşulları

Sadece doğa faktörleri değil, insan eliyle şekillenen ekonomik ve sosyal koşullar da çiftliklerin nerede yaygınlaştığını belirler.

Geçim Kaynağı Olarak Çiftçilik

Tarih boyunca insanlar, beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için tarım yapmıştır. Kırsal bölgelerde, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, tarım hala en önemli geçim kaynaklarından biridir. Köylerin büyük çoğunluğu, tarımsal faaliyetler etrafında kuruludur. Aileden öğrenilen bilgilerle, kuşaktan kuşağa aktarılan bir yaşam biçimidir çiftçilik. Çocukluğumda köyümüzdeki herkesin toprağa bağlı oluşu, ortak çabalayışları, hasat zamanı yaşanan o coşku... Bunlar çiftçiliğin sadece bir iş değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi olduğunu gösterir.

Pazarın Çekim Gücü ve Altyapı

Bir ürünün yetiştirilmesi kadar, onun pazara ulaştırılması da önemlidir. Büyük şehirlerin yakınları, taze ürün talebinin yüksek olması nedeniyle seracılık ve sebzecilik gibi yoğun tarım faaliyetlerinin görüldüğü yerlerdir. İstanbul'un yakınlarındaki Trakya'da veya Bursa ve çevresinde meyve ve sebze üretiminin yoğunlaşması bunun güzel bir örneğidir.

  • Ulaşım Ağları: Modern ulaşım ağları, ürünlerin uzak pazarlara bile hızlı ve güvenli bir şekilde ulaşmasını sağlar. Bu sayede, Çukurova'da yetişen portakal, kışın Ankara'daki sofralarda yerini bulabilir.
  • İşleme Tesisleri: Konserve, salça, meyve suyu gibi gıda işleme tesislerinin bulunduğu bölgeler, çevresindeki çiftliklerden sürekli ürün tedarikine ihtiyaç duyar. Bu da o bölgelerde belirli ürünlerin ekimini teşvik eder.

Devlet Politikaları ve Destekler

Devletlerin tarıma yönelik politikaları da çiftliklerin yaygınlaşmasında kritik rol oynar. Tarımsal krediler, sübvansiyonlar, toprak reformları, sulama projeleri ve destekleme alımları, çiftçilerin üretim yapmaya devam etmesini teşvik eder. Örneğin, belirli bölgelerde belirli ürünlerin ekimini destekleyen politikalar, o ürünün o bölgede yaygınlaşmasını sağlar. Çiftçiler olarak, devletin bizim yanımızda olduğunu bilmek, geleceğe daha umutla bakmamızı sağlar.

Türkiye'den Somut Örnekler ve Bölgeler

Ülkemiz, coğrafi çeşitliliği sayesinde adeta bir tarım mozağidir. Her bölgemizin kendine özgü bir tarım kimliği vardır:

  • Konya Ovası: Türkiye'nin tahıl ambarı olarak bilinir. Geniş ve düz arazileri, modern sulama imkanları sayesinde buğday, arpa, mısır ve şeker pancarı üretiminde liderdir.
  • Çukurova Bölgesi (Adana ve Mersin çevresi): Türkiye'nin en verimli alüvyal ovalarından biridir. Pamuk, narenciye, mısır, soya ve sebze üretiminde bir numaradır. Yılın büyük bölümünde ekim-dikim faaliyeti görebilirsiniz.
  • Ege Bölgesi (İzmir, Aydın, Manisa): Zeytin, üzüm, incir, pamuk ve tütün gibi geleneksel ürünlerin yanı sıra, modern sebzecilik ve meyvecilik de yaygındır. Zeytin ağaçlarının sonsuz sıraları, bağların bereketi Ege'nin ruhunu yansıtır.
  • Karadeniz Bölgesi (Rize, Giresun, Ordu): Dünyada çay ve fındık üretiminin en önemli merkezlerindendir. Dik yamaçlarda bile teraslar oluşturarak tarım yapılması, Karadeniz insanının azmini gösterir.
  • Doğu Anadolu Bölgesi: Yüksek rakım ve zorlu iklim koşullarına rağmen, hayvancılık büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık en önemli tarımsal faaliyettir. Mera alanlarının genişliği, bu bölgenin hayvancılık potansiyelini artırır. Kars gravyerinin ünü, bölgenin hayvancılıktaki başarısından gelir.

Geleceğe Bakış: Modern Çiftçilik ve Sürdürülebilirlik

Günümüzde çiftliklerin yaygınlığı sadece geleneksel faktörlerle değil, aynı zamanda teknolojik gelişmeler ve sürdürülebilirlik bilinciyle de şekilleniyor.

  • Teknolojinin Rolü: Akıllı tarım uygulamaları, sensörler, dronlar ve otomasyon, daha az kaynakla daha verimli üretim yapılmasına olanak tanıyor. Bu sayede, daha önce tarıma elverişli görülmeyen bazı alanlarda bile özel ürünler yetiştirilebiliyor.
  • Organik Tarım ve Niche Pazarlar: Tüketicilerin sağlıklı ve doğal gıdaya yönelmesi, organik tarım çiftliklerinin ve özel ürün yetiştiren butik çiftliklerin sayısını artırıyor. Bu tür çiftlikler, her coğrafyada belirli bir nişi doldurarak yaygınlaşabiliyor.
  • İklim Değişikliği: Ne yazık ki, iklim değişikliği, bazı bölgelerdeki geleneksel tarım ürünlerini tehdit ederken, bazı yeni ürünlerin yetiştirilmesine de kapı açabiliyor. Gelecekte çiftliklerin coğrafi dağılımı bu etkiyle de değişebilir.

Sonuç olarak sevgili okuyucularım, çiftliklerin nerede yaygın olduğu sorusunun cevabı, doğanın sunduğu imkanlar ile insanın emeğinin, bilgisinin ve ekonomik gereksinimlerinin kesiştiği yerlerde saklıdır. Bu, sadece bir yer tespiti değil, aynı zamanda binlerce yıllık bir mirasın, alın terinin ve toprağa duyulan saygının hikayesidir.

Bir dahaki sefere marketten bir ürün aldığınızda veya bir restoranda yemek yerken, sofranıza gelene kadar o ürünün hangi topraklardan, hangi iklimlerden ve hangi çiftçilerin elinden geçtiğini bir düşünün. Emin olun, yediğiniz her lokma çok daha anlamlı hale gelecektir.

Umarım bu kapsamlı açıklama, çiftliklerin dünyasındaki yerinizi daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Toprakla kalın, sağlıkla kalın!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Merhaba sevgili dostlar, tarımın kalbine, toprağın nefes aldığı yerlere hoş geldiniz! Bugün, hepimizin sofrasına gelen lezzetlerin başlangıç noktası olan çiftliklerin nerede ve neden yaygınlaştığını, konuyu Türkiye'nin bereketli toprakları üzerinden derinlemesine inceleyerek anlamaya çalışacağız. Türkiye'nin önde gelen bir tarım uzmanı olarak, bu konunun sadece coğrafi bir dağılımdan çok daha fazlası olduğunu, aslında bir kültürün, bir yaşam biçiminin ve ekonominin yansıması olduğunu biliyorum. Gelin, çiftliklerin izini sürelim ve toprağın kalbinin nerede attığını birlikte keşfedelim.

Çiftlikler Nerede Yaygındır? Toprağın Kalbi Nerede Atar?

Çiftlikler nerede yaygındır sorusunun cevabı, ilk bakışta "kırsal alanlar" gibi basit dursa da, aslında çok katmanlı ve çeşitli faktörlerin bir araya gelmesiyle şekillenir. Sadece fiziki coğrafya değil, aynı zamanda iklim, su kaynakları, ekonomik koşullar, demografik yapılar ve hatta tarihi miras da çiftliklerin yoğunlaştığı bölgeleri belirler.

Temel Faktörler: Toprak, Su ve İklim Üçlüsü

Bir çiftliğin var olabilmesi için olmazsa olmaz üç temel unsur vardır: bereketli toprak, yeterli su ve uygun iklim koşulları. Bu üçlü, tarımsal üretimin omurgasını oluşturur.

Bereketli Ovalar ve Vadiler

Tarih boyunca insanlık, yerleşim yerlerini ve tarım alanlarını verimli topraklara yakın kurmuştur. Bu, günümüzde de değişmeyen bir gerçektir. Geniş, düz veya hafif eğimli ovalık alanlar ve nehir vadileri, çiftçilik için idealdir.
Toprak Yapısı: Derin, besin maddelerince zengin, işlenmesi kolay alüvyal topraklar, bitkilerin kök salması ve gelişmesi için harika bir ortam sunar. Türkiye'de Çukurova, Konya Ovası, Gediz Ovası gibi yerler, bu bereketin en güzel örnekleridir. Buralara gittiğinizde, uçsuz bucaksız tarlaların, toprağın cömertliğini nasıl yansıttığını bizzat deneyimlersiniz.
Mekanizasyon Kolaylığı: Düz araziler, modern tarım makinelerinin (traktörler, biçerdöverler) daha verimli kullanılmasına olanak tanır. Bu da üretim maliyetlerini düşürür ve verimliliği artırır.

Su Kaynaklarına Yakınlık

Su, yaşamın ve dolayısıyla tarımın vazgeçilmezidir. Bir çiftliğin nerede kurulduğuna karar verilirken, suya erişim en kritik faktörlerden biridir.
Nehir ve Göl Kenarları: Fırat ve Dicle nehirlerinin hayat verdiği Güneydoğu Anadolu, Ege'deki Gediz, Büyük Menderes nehirlerinin kıyılarındaki verimli topraklar veya Akdeniz'deki göllerin etrafı, doğal su kaynaklarıyla sulanan çiftliklerin yoğunlaştığı bölgelerdir.
Yeterli Yağış Alan Bölgeler: Karadeniz'in bol yağışlı iklimi, fındık ve çay gibi suya doymuş ürünlerin yetiştiği geniş alanlar yaratır. Bu bölgelerdeki çiftçiler, doğanın sunduğu bu cömertlik sayesinde farklı bir tarım modeli uygularlar.
* Yeraltı Su Kaynakları ve Barajlar: Özellikle kurak bölgelerde veya yağışın yetersiz olduğu dönemlerde yeraltı suları ve barajlarla kurulan sulama sistemleri, tarımın devamlılığını sağlar. GAP projesi sayesinde Güneydoğu Anadolu'nun bambaşka bir tarım kimliği kazanması, bunun en somut örneğidir.

İklimin Belirleyici Rolü

Her bitkinin kendine özgü bir iklim ihtiyacı vardır. Bu nedenle, bir bölgedeki hakim iklim, orada hangi tür çiftliklerin ve ürünlerin yaygın olacağını belirler.
Akdeniz İklimi: Ilık kışları ve sıcak-kurak yazları ile narenciye (portakal, mandalina, limon), zeytin, pamuk ve seracılık için mükemmeldir. Antalya, Mersin, Adana gibi illerimiz, bu ürünlerin kalbidir. Benim çocukluğumda Akdeniz'de seraların ne kadar yaygınlaştığını, neredeyse her boş araziye bir sera kurulduğunu görmüşümdür.
Karasal İklim: İç Anadolu'nun soğuk kışları ve sıcak yazları, buğday, arpa, mısır gibi tahıl ürünleri için elverişlidir. Konya, Ankara, Eskişehir gibi şehirlerimiz, Türkiye'nin tahıl ambarı konumundadır.
* Karadeniz İklimi: Her mevsim yağışlı ve ılıman iklimi, fındık, çay ve mısır tarımı için idealdir. Rize'nin çay tarlaları, Ordu ve Giresun'un fındık bahçeleri, bu iklimin doğrudan yansımasıdır.

Coğrafya Sadece Başlangıç: Ekonomik ve Sosyal Dinamikler

Çiftliklerin yaygınlığını sadece doğal koşullarla açıklamak yeterli değildir. Ekonomik, sosyal ve kültürel faktörler de en az doğal koşullar kadar etkilidir.

Pazara Ulaşım ve Lojistik

Üretilen ürünlerin tüketicilere ulaştırılması, tarımın sürdürülebilirliği için hayati önem taşır. Bu nedenle, büyük şehirlerin ve tüketim merkezlerinin çevresi, taze sebze ve meyve üreten çiftlikler açısından oldukça yoğundur.
Büyük Şehirlere Yakınlık: İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropollerin çevresindeki iller, pazar avantajı nedeniyle seracılık, meyvecilik ve süt hayvancılığı gibi alanlarda uzmanlaşmış çiftliklere ev sahipliği yapar. Örneğin, Bursa'nın sebze ve meyve üretimi, İstanbul pazarı için çok önemlidir.
Ulaşım Altyapısı: İyi karayolları ve lojistik ağları, ürünlerin hızlı ve bozulmadan pazara ulaşmasını sağlar. Bu da çiftçinin kar marjını artırır.

Miras ve Köklü Gelenekler

Türkiye'de çoğu çiftlik, nesiller boyu aktarılan bir aile mirasıdır. Dedelerden torunlara geçen topraklar, tarım bilgisinin ve deneyiminin de kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlar.
Yerel Uzmanlık: Bir bölgede belirli bir ürünün nesillerdir ekiliyor olması, o bölgede o ürünle ilgili büyük bir bilgi birikimi ve uzmanlık oluşmasına neden olur. Örneğin, Kilis'in zeytinciliği veya Malatya'nın kayısıcılığı, bu köklü geleneğin ürünüdür. Bu çiftlikler sadece üretim yeri değil, aynı zamanda kültürel birer merkezdir.
Kırsal Yaşam Biçimi: Kırsal nüfusun tarıma olan bağlılığı, çiftliklerin varlığını sürdürmesinde önemli bir rol oynar. Her ne kadar şehirleşme hızlansa da, köyünden, toprağından kopamayan binlerce aile, çiftçiliği devam ettirmektedir.

Devlet Destekleri ve Tarım Politikaları

Devletin tarıma yönelik politikaları, teşvikleri ve sübvansiyonları da çiftliklerin nerede yoğunlaşacağını belirlemede etkilidir.
Bölgesel Teşvikler: Bazı bölgelerde belirli ürünlerin üretimi veya hayvancılık faaliyetleri, devlet tarafından özel olarak desteklenir. Bu durum, o bölgelerde ilgili tarım faaliyetlerinin yoğunlaşmasına yol açabilir.
Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankası: Çiftçilere sağlanan krediler ve destekler, özellikle küçük ve orta ölçekli çiftliklerin ayakta kalmasını sağlar ve yeni yatırımları teşvik eder.

Türkiye'den Örneklerle Çiftlik Coğrafyası

Türkiye, sahip olduğu farklı iklim ve coğrafi yapılar sayesinde, çiftlik türleri açısından muazzam bir çeşitlilik sunar.

  • Ege'nin Zeytinlikleri ve Akdeniz'in Seracılığı: Ege'nin ılıman iklimi ve Akdeniz'in güneşi, zeytin, üzüm, incir gibi ürünler için idealdir. Özellikle kıyı şeridinde zeytinlikler, biraz daha iç kısımlarda bağlar ve incir bahçeleri yaygındır. Akdeniz ise narenciyenin ve modern seracılığın kalbidir. Antalya'da yüzlerce dönüm kapalı alanda, teknolojiyle üretilen domatesleri, biberleri görmek, tarımın ulaştığı noktayı gösterir.
  • Karadeniz'in Çay ve Fındık Bahçeleri: Karadeniz Bölgesi, kendine has nemli iklimi ve engebeli arazisiyle Türkiye'nin fındık ve çay ihtiyacının büyük bir kısmını karşılar. Yamaçlarda, adım adım ilerleyen fındık ve çay bahçeleri, bu bölgenin doğal silüetini oluşturur. Rize'ye gittiğinizde, her tepede yemyeşil çay tarlaları ve çalışan kadınları görürsünüz.
  • İç Anadolu'nun Geniş Tahıl Tarlaları: Türkiye'nin tahıl ambarı olan İç Anadolu, geniş düzlükleri ve karasal iklimi sayesinde buğday, arpa, mısır gibi ürünlerin bolca yetiştirildiği yerdir. Konya Ovası'nın uçsuz bucaksız tahıl tarlaları, ilkbaharda yemyeşil, yaz başında ise altın sarısı rengiyle görsel bir şölen sunar.
  • Doğu ve Güneydoğu'nun Hayvancılık Mirası: Doğu Anadolu'nun yüksek platoları ve geniş meraları, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık için elverişlidir. Erzurum, Kars gibi illerimiz, et ve süt üretimiyle öne çıkar. Güneydoğu'da ise sulama imkanlarının artmasıyla pamuk, mercimek gibi ürünlerin yanı sıra modern hayvancılık çiftlikleri de yaygınlaşmaktadır.

Geleceğin Çiftlikleri Nerede Şekillenecek?

Şehirleşme, iklim değişikliği ve teknolojik gelişmeler, çiftliklerin gelecekteki yerini ve yapısını da etkileyecek.
Kent Tarımı ve Dikey Çiftlikler: Büyük şehirlerde dikey tarım uygulamaları, çatı bahçeleri ve hidroponik sistemler, taze ürünlere olan talebi karşılamak amacıyla yaygınlaşacak.
Akıllı Çiftlikler: Sensörler, dronlar ve yapay zeka ile donatılmış "akıllı çiftlikler", verimliliği artırarak daha az kaynakla daha çok ürün elde edecek. Bu çiftlikler, ideal koşulları sunan her yerde kurulabilir.
* Sürdürülebilir ve Organik Çiftlikler: Tüketicinin sağlıklı gıdaya olan ilgisi arttıkça, doğayla uyumlu, sürdürülebilir ve organik üretim yapan çiftlikler, özellikle doğal kaynakları koruyabilen bölgelerde daha da değer kazanacak.

Sonuç: Toprakla Bağımız Hiç Bitmeyecek

Çiftlikler nerede yaygındır sorusunun cevabı, gördüğünüz gibi sadece bir yer tarifi değil, aynı zamanda toprakla, suyla ve iklimle kurduğumuz kadim bir ilişkinin, bir ekonomik döngünün ve kültürel bir mirasın hikayesidir. Türkiye, bu hikayenin en güzel örneklerinden biridir. Her bölgenin kendine has lezzetlerini, o bölgenin çiftliklerinde yetişen ürünler sayesinde tadıyoruz.

Unutmayın, bir çiftlik sadece bir arazi parçası değildir; o, bir ailenin alın teridir, bir köyün geçim kaynağıdır, sofralarımızın bereketidir ve nesiller boyu aktarılan bir yaşam felsefesidir. Gelecekte de, ne kadar teknoloji gelişirse gelişsin, toprağın nefes aldığı, suyun hayat verdiği yerlerde, çiftlikler var olmaya ve bize yaşam sunmaya devam edecektir. Bu bağın değerini bilelim, destekleyelim ve çiftçilerimizin emeklerini asla unutmayalım. Sağlıklı ve bereketli günler dilerim!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap

11,034 soru

20,900 cevap

35 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 37
0 Üye 37 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 295
Dünkü Ziyaretler: 16303
Toplam Ziyaretler: 5385162

Son Kazanılan Rozetler

cem_kaya Bir rozet kazandı
İbrahim_korkmaz Bir rozet kazandı
zeynep_kurt Bir rozet kazandı
sibel_Çelik Bir rozet kazandı
meryem_yılmaz Bir rozet kazandı
...