Orman üst sınırı, ağaç türlerinin, kapalı bir orman ekosistemi oluşturabildiği, yeryüzündeki en yüksek rakımdır. Bu sınırın ötesinde, tek tek ağaçlar veya bodur formlar (Krummholz ya da cüce ormanlar diye tabir ettiğimiz deforme olmuş ağaç grupları) görülebilse de, sürekli ve kendini yenileyebilen bir orman örtüsü varlığını sürdüremez. Bu, aslında ekolojik bir eşiktir ve birçok çevresel faktörün karmaşık etkileşimiyle belirlenir.
Bu sınırın yüksekliğini belirleyen en kritik faktör sıcaklıktır. Özellikle vejetasyon dönemi uzunluğu ve ortalama sıcaklıklar belirleyicidir. Ağaçların büyümesi, fotosentez ve solunum dengesine bağlıdır. Yüksek rakımlarda, hava sıcaklığı her 100 metrede ortalama 0.5 - 0.65°C düşer. Bu düşüş, büyüme mevsimini kısaltır ve don olaylarının sıklığını artırır. Ağaçların kış soğuklarına dayanıklılığı, donmaya karşı toleransı ve fotosentez yapabilecekleri minimum sıcaklıklar bu sınırı doğrudan etkiler.
Diğer önemli faktörler şunlardır:
Uzmanlık alanımızda genellikle "orman üst sınırı" ile "ağaç sınırı" arasında bir ayrım yaparız. Orman üst sınırı, kapalı bir orman örtüsünün bittiği yerdir. Bunun hemen üzerinde, iklim koşullarının daha da sertleştiği, ağaçların bodurlaştığı, şekillerinin rüzgarla deforme olduğu (krummholz) ve seyrekleştiği bir geçiş zonu bulunur. Ağaç sınırı ise, tek tek ağaçların bile artık var olamadığı, tamamen alpin çayırların başladığı noktadır.
Bu sınır, iklim değişikliğinin en hassas göstergelerinden biridir. Küresel ısınma ile birlikte, birçok bölgede orman üst sınırının yukarı doğru kaydığını gözlemliyoruz. Bu durum, alpin ekosistemler ve bu bölgelere özgü türler için ciddi tehditler oluşturur. Kendi saha çalışmalarımda, özellikle Karadeniz ve Doğu Anadolu'daki yüksek dağlarda, insan etkisinin (aşırı otlatma, yakacak odun toplama) orman üst sınırını doğal potansiyelinin altında tuttuğunu, bu baskının kalktığı yerlerde sınırın yükselme potansiyeli olduğunu fark ettim. Dolayısıyla, bu hassas sınırı korumak ve doğal dinamiklerini anlamak, biyoçeşitlilik ve su kaynakları yönetimi açısından kritik önem taşır.