Salda Gölü, Burdur ilinin Yeşilova ilçesi sınırları içinde yer alır. Coğrafi olarak Türkiye’nin İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerinin kesişim noktasında, Toros Dağları’nın kuzey yamaçlarında, tuzlu ve alkali bir kapalı havzada konumlanmıştır. Eğer harita üzerinde arıyorsan, Burdur il merkezinin yaklaşık 15-20 kilometre güneybatısında, Akdeniz Otoyolu’ndan ayrılıp Yeşilova yönüne giden şose üzerinde kolaylıkla bulabilirsin.
Salda Gölü, sadece bir su kütlesi değil; Mars gezegenindeki Jezero Krateri ile yapısal benzerlikleri nedeniyle "Mars’ta yaşam olabilir" hipotezlerinin test edildiği, dünyada eşi benzeri olmayan bir jeolojik ve biyolojik laboratuvar niteliğindedir. Gölün suyu, yüksek karbonat ve magnezyum oranları nedeniyle beyaz kireç taşlarından oluşur. Bu durum, göl kıyısında o meşhur "beyaz kum" ve "pembe su" efektini yaratır; güneş açtığında suyun rengi ışık kırılmasına göre değişkenlik gösterir.
Göle ulaşım için en pratik rota Isparta veya Burdur üzerinden geçmektir. Burdur il merkezinden Yeşilova’ya giden asfalt yol gayet bakımlıdır. Yeşilova merkezden göle kadar olan son 3-4 kilometrelik yol ise toprak yoldur ancak araçla rahatça geçilebilir. Önemli bir püf noktası: Göl kenarındaki otopark alanları sezon dışında ücretsiz olsa da, yüksek sezonda (Temmuz-Ağustos) kalabalık nedeniyle araç park etmek zorlaşabilir. Mümkünse sabah erken saatlerde veya akşamüstü gitmen, hem park sorunu yaşamamanı hem de gün batımının o eşsiz turuncu-pembe tonlarını yakalamanı sağlar.
Salda Gölü, 2017'den bu yana Münhal Tabiat Parkı statüsündedir. Bu durum, göl kıyısında çadır kurmayı, ateş yakmayı veya doğrudan suya teması ciddi şekilde kısıtlar. Çevreye saygılı olmak, beyaz kumları ezmemek ve suyun kimyasal dengesini bozmamak için yaya yolu olarak belirlenen güzergahları takip etmen kritik öneme sahiptir.
Kendi deneyimimden yola çıkacak olursam, gölün en etkileyici anı, yerel halkın "Salda'nın gözü" dediği, gölün ortasındaki küçük ada (Ada Gölü) ve etrafındaki beyaz kireç birikintileri arasındaki geçişleri izlemektir. Buraya gitmeden önce güneş kremi ve şapka bulundurmanı öneririm; çünkü açık beyaz kumlar güneş ışığını yansıtarak cildini çok hızlı yakabilir. Ayrıca, göl suyu içilebilir veya yüzebilecek kadar temiz değildir; bu bir tatil beldesi değil, korunması gereken hassas bir ekosistemdir. Bu farkındalıkla gidersen, gezinin keyfi katlanarak artar.