menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

3 Cevap

more_vert
Ben Pontus rum cemiyetini biliyorum
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert
Mavri Mira, Pontus Rum Cemiyeti,  Kürt Teali Cemiyeti,  Etnik-i Eterya Cemiyeti,  Ermeni Taşnak ve Hınçak Cemiyeti, İngiliz Muhipleri Cemiyeti,  Wilson İlkeleri Cemiyeti, Sulh ve Selamet-ı Osmani Fırkası.
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Değerli Okuyucularım, Sevgili Dostlar,

Bugün sizinle tarihimizin en kritik dönemlerinden biri olan Milli Mücadele yıllarına ışık tutmak istiyorum. Bu kutlu yürüyüş, bir milletin küllerinden doğuş destanıdır; ancak bu destan yazılırken, yola çıkılan toprakların altı da üstü de sayısız zorlukla, engelle doluydu. İşte bu engellerden biri de, o çetin yıllarda boy gösteren ve milli birliğimize, bağımsızlık aşkımıza balta vurmak isteyen zararlı cemiyetlerdi.

Ben de yıllarca bu dönemin ruhunu, dinamiklerini ve inceliklerini araştıran, anlatan bir uzman olarak, bugün sizlere bu cemiyetleri, neden kurulduklarını ve mücadelemiz üzerindeki etkilerini tüm açıklığıyla anlatacağım. Gelin, o günlerin sisli perdesini birlikte aralayalım.

Milli Mücadele: Varoluş Savaşı ve İç Düşmanlar

Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Dünya Savaşı'ndan yenik çıkışı, ülkeyi derin bir yasa boğmuş, topraklarımızı işgalci güçlerin çizmesi altında bırakmıştı. Vatanın dört bir yanı işgal altındayken, İstanbul Hükümeti'nin acizliği, Padişah'ın iradesizliği, halkı büyük bir umutsuzluğa sürüklemişti. İşte tam da bu atmosferde, Mustafa Kemal Paşa önderliğinde bir "Milli Mücadele" ateşi yakıldı. Bu ateş, Anadolu'nun en ücra köşelerine kadar yayılan bir direnişin, topyekûn bir varoluş savaşının simgesiydi.

Ancak bu varoluş mücadelesi sadece dış düşmanlara karşı verilmiyordu. Kimi zaman işgalcilerin kışkırtmasıyla, kimi zaman da iç karışıklıklardan beslenerek ortaya çıkan zararlı cemiyetler, milli birliği parçalamak, mücadele azmini kırmak ve ülkeyi farklı çıkarlar uğruna bölmek için adeta bir virüs gibi yayılmaya çalıştılar. Bu cemiyetleri genel olarak iki ana başlık altında inceleyebiliriz:

1. Azınlıkların Kurduğu Zararlı Cemiyetler: Topraklarımızda Gözü Olanlar

Bu cemiyetler, Anadolu coğrafyasında yaşayan ve genellikle büyük devletler tarafından desteklenen azınlık grupları tarafından kurulmuştu. Temel amaçları, Milli Mücadele'yi engellemek, işgalcilerle iş birliği yaparak kendi bağımsız devletlerini kurmak veya mevcut devletlerine katılmaktı.

a. Rum Cemiyetleri: Megali İdea'nın Gölgesinde

Anadolu'da en faal olan azınlık cemiyetlerinin başında Rumlar tarafından kurulanlar geliyordu. Onların en büyük hayali, Megali İdea (Büyük Fikir) adı verilen, Bizans İmparatorluğu'nu yeniden canlandırma ve Batı Anadolu ile Karadeniz'i Yunanistan'a katma idealiydi.

  • Mavri Mira (Kara Gün): Fener Rum Patrikhanesi'nin doğrudan desteğiyle kurulmuştu. Adı bile ürkütücü değil mi? Bu cemiyetin amacı, Batı Anadolu'da Yunan işgalini kolaylaştırmak, Rum çetelerini silahlandırmak ve bölgede kargaşa çıkarmaktı. İzmir'in işgali sırasında yaptıkları vahşetler, tarihin kara sayfalarına geçmiştir.
  • Pontus Rum Cemiyeti: Karadeniz bölgesinde bağımsız bir Pontus devleti kurma hayaliyle yola çıkmışlardı. Samsun ve çevresinde silahlı çeteler kurarak halkı taciz ediyor, Milli Mücadele'ye katılanları engellemeye çalışıyorlardı.
  • Etniki Eterya: Aslında daha eski bir cemiyet olmasına rağmen, Milli Mücadele yıllarında da Yunanistan'ın yayılmacı politikalarını destekleyen, yukarıdaki cemiyetleri de etkileyen bir şemsiye kuruluş gibi işlev görmekteydi.

Bu cemiyetler, işgalci Yunan ordusunun adeta öncü kolu gibi hareket ederek, Anadolu'da büyük katliam ve yıkımlara sebep olmuşlardır.

b. Ermeni Cemiyetleri: Geçmişin Acı Mirası

Doğu Anadolu'da bağımsız bir Ermenistan kurma hedefiyle faaliyet gösteren Ermeni cemiyetleri de Milli Mücadele'nin önündeki önemli engellerden biriydi. Özellikle Rusya ve Fransa gibi devletlerin kışkırtmalarıyla beslenen bu cemiyetler:

  • Hınçak Cemiyeti ve Taşnak Sütyun Cemiyeti: Bu iki cemiyet, yüzyıllardır Osmanlı vatandaşı olarak yaşayan Ermenilerin bir kısmını kışkırtmış, Doğu Anadolu'da isyanlar çıkarmış, yer yer katliamlara girişmişlerdir. Milli Mücadele sırasında da Kuva-yi Milliye birliklerinin gerisinde sabotaj faaliyetleri düzenleyerek, cepheye giden yardım yollarını kesmeye çalışmışlardır.

Bu iki ana azınlık grubu dışında, Suriye ve güneydoğu bölgelerinde Fransız Muhipleri adı altında Ermenilerle iş birliği yapan ve bölgeyi Fransız himayesine sokmayı amaçlayan gruplar da mevcuttu.

2. Türkler Tarafından Kurulan Zararlı Cemiyetler: İçimizdeki Bölücüler

Bu kategori, aslında mücadelenin iç dinamikleri açısından çok daha karmaşık ve bazen daha tehlikeliydi. Çünkü bu cemiyetleri kuranlar, kimlik olarak Türk olsalar da, Milli Mücadele'nin tam bağımsızlık ve ulusal egemenlik hedefine ya inanmıyor ya da kendi çıkarları uğruna karşı çıkıyorlardı. Bunların motivasyonları farklılık gösterse de, sonuç olarak hepsi vatanın bütünlüğüne ve milli birliğe zarar veriyordu.

a. Manda ve Himaye Hayranları: Başkasının Gölgesine Sığınanlar

Bu gruplar, Osmanlı Devleti'nin kendi başına varlığını sürdüremeyeceğine inanıyor ve kurtuluşu büyük bir devletin himayesine girmekte görüyorlardı. Kendi aralarında da hangi devletin himayesine girileceği konusunda anlaşmazlıkları vardı:

  • İngiliz Muhipleri Cemiyeti (İngiliz Hayranları Cemiyeti): Özellikle İstanbul'daki bazı aydınlar, yüksek rütbeli bürokratlar ve hatta saraya yakın isimler tarafından destekleniyordu. Onlara göre, İngiltere dünyanın en güçlü devletiydi ve ülkeyi kurtarmanın tek yolu İngiliz mandasına girmekti. Mustafa Kemal'in bağımsızlık çağrısını "hayalperestlik" olarak görüyor, milli direnişi "başıboşluk" olarak nitelendiriyorlardı. Bu cemiyet, Milli Mücadele'ye karşı propaganda yapıyor, hatta İstanbul Hükümeti'ni Ankara'ya karşı kışkırtıyordu.
  • Wilson Prensipleri Cemiyeti (Amerikan Mandası Taraftarları): Özellikle bazı entelektüel çevrelerde ve hatta Milli Mücadele'nin ilk günlerinde bazı vatanseverler arasında bile taraftar bulmuştu. ABD Başkanı Wilson'ın yayımladığı prensiplerin, Amerika'nın yayılmacı bir niyeti olmadığı izlenimini vermesi, bu cemiyete cazip gelmişti. Onlar da İngiliz mandası taraftarları gibi, tam bağımsızlığın mümkün olmadığına inanıyor ve "uygar" bir devletin himayesine girmenin ülkenin geleceği için daha iyi olacağını savunuyorlardı. Ancak Mustafa Kemal ve arkadaşları, her türlü manda ve himayenin bir sömürgecilik biçimi olduğunu görerek bu fikri kesinlikle reddetmişlerdir.

Bu cemiyetler, halkın zaten kırılgan olan moralini daha da bozarak, mücadele azmini zayıflatmaya çalışmışlardır.

b. Bölgesel Ayrılıkçı ve Hilafet Yanlısı Cemiyetler: İç Çekişmelerin Kaynağı

Bu cemiyetler ise ya belirli bir bölgeyi kendi başlarına yönetme ya da İstanbul'daki halifeliğin ve saltanatın mutlak egemenliğini savunarak Milli Mücadele'ye karşı çıkma eğilimindeydiler.

  • Kürt Teali Cemiyeti: Güneydoğu Anadolu'da bağımsız bir Kürt devleti kurma amacıyla kurulmuştu. Özellikle Sevr Antlaşması'nın getirdiği hükümlerle güçlenen bu cemiyet, bölgedeki Kürt aşiretlerini kışkırtarak, Milli Mücadele'ye katılanlara karşı koymaya çalışmışlardır. Bu, dış güçlerin bölgedeki etnik hassasiyetleri nasıl kullandığının acı bir örneğidir.
  • Teali-i İslam Cemiyeti: Bu cemiyet, Hilafet ve Saltanat makamının mutlak üstünlüğünü savunarak, Mustafa Kemal önderliğindeki Milli Mücadele hareketini "asi" ilan etmişti. Padişah ve İstanbul Hükümeti ile iş birliği yaparak, Ankara Hükümeti'ne karşı fetvalar çıkarmış, hatta Kuva-yı İnzibatiye (Halifelik Ordusu) adı altında silahlı birlikler kurarak Kuva-yı Milliye ile çatışmaya girmişlerdir. Bu durum, Milli Mücadele'nin iç savaş tehdidiyle de karşı karşıya kaldığını gösterir.
  • Hürriyet ve İtilaf Fırkası: Osmanlı'nın son dönemlerinin önemli siyasi partilerinden biri olan Hürriyet ve İtilaf, Milli Mücadele yıllarında İttihat ve Terakki düşmanlığı nedeniyle adeta İstanbul Hükümeti ve işgalcilerle iş birliği yapar hale gelmiştir. Mustafa Kemal'in "eski İttihatçı" olduğu propagandasıyla Milli Mücadele'yi itibarsızlaştırmaya çalışmışlardır.

Neden Zararlıydılar? Ortak Özellikleri

Bu cemiyetlerin her biri farklı amaçlar gütse de, ortak noktaları şuydu:
Milli Birliği Parçalama: Ortak düşmana karşı birleşmek yerine, farklı grupları ve fikirleri çatıştırmak.
Tam Bağımsızlığı Reddetme: Manda ve himayeyi, hatta işgalcilerle iş birliğini bir kurtuluş yolu olarak görme.
İşgalcilerle İşbirliği: Çoğu zaman doğrudan veya dolaylı olarak işgalci güçlerin politikalarına hizmet etme.
Mücadele Azmini Kırma: Halk arasında umutsuzluk, kargaşa ve güvensizlik yayma.

Milli Mücadele'nin Direnişi ve Öğrenilen Dersler

Mustafa Kemal ve silah arkadaşları, bu iç ve dış düşmanlarla aynı anda mücadele etmek zorunda kaldılar. Bir yandan cephede düşmanla savaşılırken, bir yandan da içerdeki bölücü ve zararlı unsurları etkisiz hale getirmek için büyük çaba harcadılar. Propaganda, halkı bilgilendirme, güçlü bir TBMM otoritesi kurma, İstiklal Mahkemeleri aracılığıyla ihanet şebekelerini yargılama gibi yöntemlerle bu cemiyetlerin faaliyetlerini büyük ölçüde durdurdular.

Bugün, Milli Mücadele'nin o çetin yıllarını hatırladığımızda, o günlerin ruhunu ve zorluklarını daha iyi anlıyoruz. Bizim için en önemli ders ise, milli birliğin, vatan sevgisinin ve tam bağımsızlık idealinin ne denli kutsal ve vazgeçilmez olduğudur. Bu zararlı cemiyetlerin hikayesi, tarihimizdeki bir uyarı levhası gibidir: Dış güçlerin kışkırtmalarına ve içimizdeki ayrılıkçı seslere karşı her zaman uyanık olmalı, birliğimize ve beraberliğimize her koşulda sahip çıkmalıyız.

Umarım bu bilgiler, Milli Mücadele'mizin bilinmeyen veya az bilinen yönlerine ışık tutmuş ve hepimize değerli dersler çıkarmamızı sağlamıştır. Unutmayalım ki, geçmişimizi bilmek, geleceğimizi inşa etmenin en sağlam temelidir.

Saygılarımla,

Uzmanınız

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

8,575 soru

15,690 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 24
0 Üye 24 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 4765
Dünkü Ziyaretler: 20249
Toplam Ziyaretler: 4455811

Son Kazanılan Rozetler

fatma_arslan Bir rozet kazandı
bsr12 Bir rozet kazandı
İfbifb Bir rozet kazandı
ergin_kurtman Bir rozet kazandı
meryem_yılmaz Bir rozet kazandı
...