Fenomenlerin sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar, klasik anlamda "basın" olmasa da Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Türk Medeni Kanunu (TMK) kapsamında kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilir. Yani, karşı tarafın gazeteci olup olmadığı veya bir medya kuruluşuna bağlı olup olmadığı, senin yasal haklarını araman önünde bir engel değildir. Milyonlara ulaşan bir paylaşımda "asli unsur" haber veya haber değeri taşıyan bir içerik değil, kişiye yönelik onur ve saygınlığı zedeleyen iftiralar ise, bu durum doğrudan TCK 125. Madde (Hakaret) ve TCK 105. Madde (Kişiler Hakkında Haksız Devamlılık) kapsamına girer.
Hukuki Durum: Basın mı, Ceza mı?
Eğer paylaşım, kamuoyunun bilmesi gereken bir konuya ilişkin gerçek bir haber niteliği taşıyorsa, Basın Kanunu'nun 2. maddesi çerçevesinde değerlendirilebilir ve şikayet süresi 30 gündür. Ancak senin durumun gibi "asılsız iddia" ve "itibar zedeleyici" paylaşımlarda, genellikle ceza hukuku devreye girer. Bu durumda şikayet süresi 6 aydır. Unutma, sosyal medya paylaşımları da hukuki delil niteliğindedir; ekran görüntüsü almaktan çok, noter onaylı inceleme raporları veya elektronik ortamda saklanma (blockchain tabanlı) delil tespit tutanakları çok daha güçlüdür.
Adım Adım Ne Yapmalısın?
- Delil Tespiti: Paylaşımı sildirmeden veya gizlemeden önce, vakit kaybetmeden bir noter aracılığıyla veya e-Devlet üzerinden "Delil Tespit Tutanağı" çıkar. Sadece ekran görüntüsü, karşı taraf "bağlantıyı kopardım" dediğinde zayıf kalabilir.
- İhbar ve Şikayet: Savcılığa bir şikayet dilekçesi ver. Dilekçede TCK 125 (Hakaret) ve 105 (Haksız Devamlılık) maddelerine atıfta bulun. Etki alanı geniş olduğu için "basın yoluyla işlenmiş suç" niteliğini taşıyıp taşımadığını savcılığa belirt.
- Tazminat Davası: Ceza davasının dışında, TMK 58 ve 49. maddeleri kapsamında manevi tazminat davası açabilirsin. İş hayatında ve sosyal çevrende yaşadığın sıkıntılar, tazminat miktarını artırıcı önemli unsurlardır.
- Paylaşımın Kaldırılması: Sulh Ceza Hâkimliği'ne başvurarak, yargılama sürerken paylaşımın hukuka aykırılık tespiti ile kaldırılmasını (tebliğden önceki önleyici tedbir) talep edebilirsin.
Pratik Bir Öneri
Bir avukat arkadaşımın tecrübesine göre, fenomenlerle birebir diyalog kurmak çoğu zaman işe yaramaz, çünkü kibirli bir "öfke döngüsü" başlar. Bunun yerine, avukat aracılığıyla resmi bir ihtarname çekmek ve aynı anda savcılığa şikayet etmek, karşı tarafın psikolojisini bozar ve paylaşımı sildirip özür dileme ihtimalini artırır. Ayrıca, tazminat davasında "maliyet" yerine "manevi acı" ve "iş kaybı"na odaklan; somut rakam sunamıyorsan bile, iş görüşmelerinin iptal olduğu veya müşteri kaybı yaşadığına dair fatura/mailektleri dosyaya ekle.
Unutma, sessiz kalmak faile cesaret verir. Hukuki süreç başlatmak, hem kendini korur hem de topluma bir mesaj verir.