Evde Keşkek yaparken o meşhur, tok ve uzayan kıvamı yakalamakta zorlanıyor musunuz? Özellikle et suyuyla lezzetini artırırken doğru oranı ve pişirme tekniğini öğrenmek ister misiniz?
Keşkeğin o meşhur, tok ve uzayan kıvamı, aslında bir kimya meselesi değil; doğru niyet, sabır ve teknik birlikteliğidir. Evde et suyuyla lezzetini artırırken kıvamı tutturamamanın en büyük sebebi, genellikle suyun sıcaklığı ve unun ekleme zamanlamasıdır. İşte o püf noktaları:
Öncelikle kullanacağın et suyunun çok yağlı olmaması gerekir. Eğer yağlıysa, keşkek yağda yüzer ve topaklaşır. Et suyunu bir gece buzdolabında bekletip üzerindeki donmuş yağ tabakasını alıp, suyu süzerek kullan. Bu, kıvamın daha "güzel" ve temiz olmasını sağlar. Et suyunu kaynar halde tencereye al. Soğuk suyla başlamak, unun pişme sürecini uzatır ve kıvamı bozar.
Unu (tercihen ince çekilmiş buğday unu veya özellikle keşkek için hazırlanmış keşkek unu) eklemeden önce, kaynayan et suyunun altını kıs. Unu azar azar, sürekli ve aynı yönde (saat yönünde) karıştırarak ekle.
Hata: Unu bir anda döküp karıştırmak. Bu, unun topaklanmasına ve keşkeğin "ham" kalmasına neden olur.
Doğru: Bir avuç un ekle, 10-15 saniye boyunca çırparak karıştır. Un suyu çekip koyulaşınca bir avuç daha ekle. Bu işlemi 4-5 kez tekrarla.
Un tamamen suya karıştıktan sonra altını orta ateşe al. Şimdi asıl iş başlıyor: Kırma/Çırma.
Keşkek, sadece karıştırılarak değil, dövülerek kıvamını alır. Bir tahta kaşık veya özel keşkek tokmağı ile dibi ezerek, un taneciklerinin nişastasını açmasını sağlarsın.
İlk 15-20 dakika sadece karıştır. Ardından, tencerenin dibini ve kenarlarını ezerek pişirmeye başla. Bu süreçte keşkek giderek koyulaşır ve "uzamaya" başlar.
* Dikkat: Karıştırmayı hiç bırakma! 1-2 dakika bile unutursan, dibinde yanık olur ve kıvam bozulur.
Yan et (tercihen kuzu kol veya but) ve kemikler, un eklenmeden önce et suyunda haşlanmış olmalı. Etleri, un eklenip kıvam biraz koyulaştıktan sonra (yaklaşık 20. dakikada) doğranmış olarak ekle. Etin kendi suyu ve yağı, unun kıvamını daha da "tutuk" hale getirir.
Benim tecrübeme göre, en iyi kıvamı elde etmek için 1 litre et suyu ile 1 su bardağı ince un oranı idealdir. Tencerenin altını, un ekledikten sonra asla açma; orta-kısık ateşte, sürekli dövme hareketiyle 45-60 dakika pişir. Son 10 dakikada tuz ve karabiberi ekle.
Kıvamı test etmenin en pratik yolu: Bir kaşık alıp dibinden kaldır. Keşkek kaşığın ucundan yavaşça, akışkan bir şerit halinde düşüyorsa ve tencereye geri dönerken "uzuyorsa", kıvam tutturmuştur. Eğer su gibi akıyorsa daha un ekleyip döv; eğer çok sert ve yapışkan hale geldiyse, bir miktar sıcak et suyu ekleyip karıştırmaya devam et.
Unutma, keşkek sabırla yapılır. Acele edersen, o meşhur "tok" kıvamı asla gelmez.
Keşkeğin o efsanevi, uzayan ve ağızda eriyen kıvamı, aslında sadece tarife değil, mekanik sürtünmeye ve nişasta salınımına bağlıdır. Evde bu kıvamı yakalamanın en büyük düşmanı aceleci pişirme ve yanlış karıştırma tekniğidir. Et suyunu eklerken dikkat etmen gereken ilk kritik nokta, suyun sıcaklığıdır. Soğuk veya ılık su eklersen tane dağılmaz, kıvam tutmaz; su mutlaka kaynar olmalı ve azar azar, tencerenin kenarından değil, doğrudan un-harç karışımının üzerine dökülmelidir. Bu şok etkisi, un taneciklerinin nişastasını anında açığa çıkararak yapışkanlığı başlatır.
Kıvamın tutması için karıştırma yönünün sabit olması şart. Saat yönünde veya tersine, asla karışık hareketlerle değil, sürekli aynı yönde ve güçlü bir basınç uygulayarak karıştırman gerekiyor. Bu işlem, un parçacıklarını birbirine zorlayarak uzun zincirler oluşturmalarını sağlar. Birçok kişi mikserle veya hızlı karıştırarak zaman kazanmaya çalışır; bu büyük bir hatadır. Hızlı karıştırma havayı alır ve kıvamı kevgir gibi keskinleştirir, o istediğin "keçeleşmiş" dokuyu vermez.
Et suyu oranı konusunda ise "göz kararı"dan ziyade un-mıhribası (veya un-harç) oranını baz almalısın. 1 kg un için yaklaşık 1.5 - 2 litre arasında sıcak et suyu kullanman yeterli olacaktır. Suyu hepsini birden dökme; bardak bardak ekle ve her ekledikten sonra kıvamın koyulaşmasını bekle. Eğer tencerenin dibini görüyorsan su azdır, görüyorsan ama kaşıkla zor çekiyorsan kıvam tamdır.
Benim kendi mutfağımda test ettiğim ve asla yanıltmayan bir pratik var: Pişirme süresinin en az 1.5 - 2 saat olması ve ocağın en kısık ayarda çalışmasıdır. Yüksek ateşte su buharlaşır, un yanar ve kıvam sertleşir. Düşük ateşte ise nişasta yavaşça açılır, et suyunun lezzeti una siner. Son 15-20 dakikada tereyağını ekleyip karıştırmaya devam etmek, hem yağın una yedirilmesini sağlar hem de o parlak, iştah açıcı görünümü verir. Unutma, keşkek ne kadar çok ve sabırla karıştırılırsa, kıvamı o kadar istediğin gibi uzayacaktır. Acele etmeden, sabırla o tencerenin başında beklemek, lezzetin ve dokunun anahtarıdır.