Evrensel bir sabittir ve enformasyonun, enerjinin veya herhangi bir parçacığın boşlukta ulaşabileceği maksimum hızı temsil eder. Albert Einstein'ın özel görelilik teorisinin temelini oluşturur.
Işık hızı, boşlukta ışığın ve tüm elektromanyetik dalgaların (radyo dalgaları, mikrodalgalar, X-ışınları vb.) yayıldığı evrensel bir sabittir ve 'c' sembolüyle gösterilir. Tam değeri saniyede 299.792.458 metredir. Bu, sadece bir hız değeri değil, evrenin en temel fiziksel yasalarından birini temsil eden, aşılması imkansız bir sınırdır.
Işık hızının evrensel bir sabit olmasının en önemli nedeni, Albert Einstein'ın Özel Görelilik Teorisi'nin temelini oluşturmasıdır. Bu teoriye göre, boşlukta ışık hızı, gözlemcinin veya ışık kaynağının hareketinden bağımsız olarak her zaman aynıdır. Yani, ister duruyor ol ister ışığa doğru çok yüksek bir hızla yaklaşıyor ol, ışığın sana göre hızı hep 299.792.458 m/s olacaktır. Bu durum, günlük sezgilerimize aykırı görünse de, sayısız deneyle kanıtlanmış bir gerçektir.
Işık hızı, aynı zamanda evrende bilgi, enerji ve herhangi bir kütleli parçacığın ulaşabileceği maksimum hızı temsil eder. Kütlesi olan hiçbir cisim ışık hızına ulaşamaz çünkü bu, sonsuz miktarda enerji gerektirir. Benim yıllardır bu konu üzerindeki çalışmalarım ve tecrübelerim gösteriyor ki, bu nihai hız sınırı, evrenin yapısını derinden etkiler:
Unutulmamalıdır ki, ışık hızı sadece boşlukta sabittir. Işık bir ortamdan (su, cam, hava vb.) geçerken hızı yavaşlar. Bu yavaşlama, ortamın kırılma indisine bağlıdır ve ışığın bu ortamda enerjisini kaybedip kaybettiği anlamına gelmez, sadece yolculuk süresi uzar. Örneğin, bir ışık fotonu, cam bir bloktan geçerken hızını geçici olarak düşürse de, camdan çıktığı an tekrar boşluktaki maksimum hızına döner.
Kısacası, ışık hızı, evrenin dinamiklerini ve bizim zaman, uzay ve enerji algımızı şekillendiren, aşılmaz ve mutlak bir temel sabittir. Onun varlığı ve sabitliği, evreni anlamamız için vazgeçilmez bir anahtardır.