Merhaba kıymetli okuyucularım,
Bugün sizlerle çok özel, bazen yanlış anlaşılan, ancak doğru yaklaşıldığında bireylerin iç dünyasına açılan bir pencere olabilen bir konuyu, ekolaliyi konuşmak istiyorum. Birçoğumuz "ekolali" kelimesini duyduğumuzda aklımıza hemen otizm spektrum bozukluğu gelir. Ancak bu kavram, sandığımızdan çok daha geniş bir yelpazeye sahiptir ve her zaman bir sorun işareti değildir. Tam aksine, bazen bir çocuğun ya da bir yetişkinin dünyayı anlama ve kendini ifade etme çabasının bir parçasıdır.
Türkiye'de bu alanda yıllardır süren deneyimlerim, beni ekolalinin sadece bir semptom olmaktan öte, aslında bir iletişim stratejisi olabileceğine ikna etti. Gelin, bu karmaşık ama bir o kadar da ilginç konuyu birlikte mercek altına alalım.
Ekolali, basitçe başkasının söylediği kelimelerin veya cümlelerin tekrarı anlamına gelir. Yunanca "eko" (yankı) ve "lalia" (konuşma) kelimelerinin birleşiminden türemiştir. Yani aslında kelime anlamı bile bize konunun özünü anlatır: konuşmanın yankısı.
Peki, bu neden oluyor? Birisi neden size "Nasılsın?" diye sorduğunda "Nasılsın?" diye cevap verir? İşte burada ekolalinin katmanlarını çözmeye başlıyoruz. Bu tekrarlar bazen tam da duyulduğu anda gerçekleşirken, bazen de saatler, günler, hatta haftalar sonra ortaya çıkabilir. İşte tam da bu noktada, ekolalinin iki temel türüyle tanışıyoruz.
Ekolaliyi daha iyi anlayabilmek için, onu iki ana kategoriye ayırmak işimize yarar:
Anında Ekolali (Immediate Echolalia): Adından da anlaşılacağı gibi, duyulan bir kelime veya cümlenin hemen ardından tekrar edilmesidir. Örneğin, bir çocukla konuşurken "Hadi gidelim mi?" dediğinizde, çocuğun da "Hadi gidelim mi?" demesi anında ekolaliye bir örnektir.
Gerçek Bir Örnek:* Küçük danışanlarımdan biri olan Mert, annesi "Oyun oynamak ister misin?" diye sorduğunda, büyük bir coşkuyla "Oyun oynamak ister misin!" diye yanıt verirdi. Annesi ilk başta bu durumdan endişelense de, aslında Mert'in bu tekrarlarla "Evet, isterim!" demek istediğini keşfetmiştik. Bu, onun için bir iletişim başlangıcıydı.
Gecikmiş Ekolali (Delayed Echolalia): Bu türde ise kişi, duyduğu bir ifadeyi ilerleyen zamanlarda tekrar eder. Bu tekrarlar, bir reklam sloganı, bir film repliği, daha önce duyduğu bir konuşmanın bir kısmı veya bir şarkı sözü olabilir. Bazen bağlamdan tamamen bağımsız gibi görünse de, aslında birey için derin bir anlam taşıyabilir.
Gerçek Bir Örnek:* Lise çağındaki otizmli danışanlarımdan biri olan Can, bazen okulda yaşadığı bir zorluğu ifade etmekte güçlük çekerdi. Bir gün okuldan geldikten sonra sürekli olarak sevdiği bir çizgi filmdeki kötü karakterin "Yine başaramadın!" repliğini tekrar ediyordu. İlk başta anlam veremesek de, daha sonra okulda bir sınavdan düşük aldığını ve bu repliği o anki hayal kırıklığını ifade etmek için kullandığını anladık. Yani Can, o anki duygusunu kendi kelimeleriyle ifade edemediği için, o duyguyu çağrıştıran bir repliği kullanmıştı. Bu, onun için bir tür duygu anlatım biçimiydi.
Ekolalinin nedenleri oldukça çeşitlidir ve her yaş grubunda farklı işlevlere sahip olabilir:
Gelişimsel Bir Aşama Olarak Ekolali: Şunu unutmayalım ki, tüm çocuklar dil gelişiminin erken aşamalarında ekolali gösterir. Bir bebek "anne" dediğinde, siz "anne" diye tekrar ettiğinizde, o da sizi taklit etmeye çalışır. Bu, dil öğrenmenin doğal bir yoludur. Yeni kelimeleri ve cümle yapılarını anlamak ve üretmek için tekrarlamak, beynin dil işleme sürecinin bir parçasıdır. Çoğu çocuk için bu aşama geçicidir ve yaş ilerledikçe daha spontane ve özgün dil üretimine dönüşür.
Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) ve Ekolali: Ekolali, otizm spektrum bozukluğu olan bireylerde sıkça görülen bir özelliktir. Ancak burada önemli olan, bunun sadece bir "taklit" olmadığını anlamaktır. OSB'li bireyler için ekolali birçok farklı işlevi yerine getirebilir:
İletişim Kurma Çabası: Belki de en önemlisi budur. Kendi kelimeleriyle cevap üretemeyen bir birey, soruyu veya ifadeyi tekrarlayarak size aslında bir cevap verdiğini, anladığını veya dikkat çektiğini göstermeye çalışabilir. Bazen bu, bir soruya "evet" veya "hayır" cevabı vermek yerine, sorunun kendisini tekrarlayarak bir teyit isteme biçimi olabilir.
Anlamı İşleme ve Anlama: Duyduğu bir şeyi tekrarlayarak, beyin o bilginin işlenmesine ve anlamlandırılmasına yardımcı olabilir. Sanki o sesi tekrar ederek ne anlama geldiğini kavramaya çalışıyormuş gibi.
Kaygıyı Yönetme ve Kendini Sakinleştirme: Özellikle gecikmiş ekolali, bazen kişinin kendini güvende hissetmesini sağlayan, tekrarlayan ve tahmin edilebilir bir ses dizisi sunar. Bu, özellikle stresli veya belirsiz durumlarda bir tür "kendine-yatıştırıcı" davranış olabilir.
Sosyal Etkileşim Başlatma: Bir diyaloga dahil olmak için kullanılabilecek bir yol olabilir. Birinin dikkatini çekmek veya bir konuşmayı sürdürme çabası olarak ortaya çıkabilir.
Diğer Durumlar: Ekolali, Tourette sendromu, afazi (dil bozukluğu), bazı gelişimsel gecikmeler veya nörolojik durumlar gibi farklı koşullarda da gözlemlenebilir. Her durumda, temelinde yatan nedenleri ve işlevlerini anlamak esastır.
Şimdi gelelim can alıcı soruya: Ekolali bir sorun mudur? Cevap hem evet hem de hayır. Her ekolali kötü değildir ve müdahale gerektirmez. Önemli olan, ekolalinin işlevsel olup olmadığıdır.
Unutmayın, amaca hizmet eden her iletişim biçimi değerlidir. Bizim görevimiz, o amacı keşfetmek ve bireye daha etkili iletişim yolları sunmaktır.
Ekolali gösteren bir bireye nasıl destek olacağımız konusunda, yılların verdiği tecrübeyle sizlere bazı pratik öneriler sunmak isterim:
Ekolali, çoğu zaman yanlış anlaşılan, ancak aslında bireylerin dünyayı nasıl algıladıklarına ve nasıl iletişim kurmaya çalıştıklarına dair paha biçilmez ipuçları sunan bir olgudur. Onu sadece bir "taklit" olarak görmek yerine, bir iletişim köprüsü olarak görmeliyiz.
Anlayış, empati, gözlem ve doğru profesyonel destekle, ekolaliyi bir engel olmaktan çıkarıp, bireylerin potansiyellerini ortaya koydukları, kendilerini ifade ettikleri ve dünyayla bağlantı kurdukları bir araca dönüştürebiliriz. Unutmayın, her sesin bir yankısı, her yankının bir anlamı vardır. Bizim görevimiz, o anlamı keşfetmek ve bireylere kendi seslerini bulmaları için rehberlik etmektir.
Sevgi ve anlayışla kalın.