İdari vesayet, merkezi idarenin, yerel yönetimlerin (belediyeler, il özel idareleri vb.) organlarının kararlarını denetlemesi ve hukuka aykırı bulduğu hallerde iptal edebilmesi yetkisidir. Temel amacı, yerel yönetimlerin kararlarının hukuk devleti ilkesi ile uyumlu olmasını sağlamak ve vatandaşların haklarının korunmasıdır. Ancak bu kavram, yerel yönetimin özerk yapısı ile merkezi denetim arasında ince bir denge gerektirir; bu yüzden "vesayet" kelimesi, yerel yönetimin bağımsızlığını kısıtladığı yönünde eleştirilere de maruz kalır.
Türk hukuk sisteminde idari vesayet, işlemi yapan mercie göre iki ana başlıkta ele alınır:
Genel (Adli) Vesayet:
Bu tür vesayet, genellikle Danıştay ve İdare Mahkemeleri tarafından uygulanır.
Yerel yönetim organlarının (örneğin belediye meclisi) aldığı kararlar veya valinin onayladığı işlemler hukuka aykırı bulunursa, ilgili merciye dava açılarak iptal ettirilir.
Pratik Not:* Bir belediye meclisi kararı aleyhine açılan iptal davası bu kategoriye girer.
Özel (İdari) Vesayet:
Bu tür vesayet, Vali gibi üst düzey idari makamlar tarafından uygulanır.
Genellikle yerel yönetimin yürütme organlarının (örneğin belediye başkanı veya encümeni) aldığı kararlar üzerinde denetim yapılır.
* Vali, hukuka aykırı gördüğü bir belediye encümeni kararını, gerekçeli bir işlemle iptal edebilir. Bu işlem, yerel yönetimin çalışmasını durduracak kadar kesindir.
Sık yapılan hata, idari vesayeti siyasi denetimle karıştırmaktır. İdari vesayet yalnızca hukuka uygunluk denetimidir. Yani, bir karar "siyaseten yanlış" olduğu için değil, anayasaya, kanuna veya alt mevzuata aykırı olduğu için iptal edilir. Meramın ne olduğu değil, yasal dayanağının sağlam olup olmadığına bakılır.
Diyelim ki, bir belediye meclisi, şehrin tarihi dokusuna zarar verecek şekilde bir imar planı değişikliği kararı aldı. Bu karar, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın görüşüne aykırı olabilir veya İmar Kanunu'nun belirli maddelerini ihlal ediyor olabilir.
Eğer bu karar belediye meclisine aitse, ilgili kişiler veya Cumhuriyet Başsavcılığı İdare Mahkemesi'nde iptal davası açar (Genel Vesayet).
Eğer karar belediye encümenine aitse ve valilik bunu hukuka aykırı bulursa, Vali doğrudan iptal kararı çıkarabilir (Özel Vesayet).
Sonuç olarak, idari vesayet yerel yönetimin "kafasına göre" hareket etmesini engellemek için var olan, ancak özerkliği tamamen ortadan kaldırmayan bir hukuki güvenlik mekanizmasıdır. Bu dengeyi bozmamak adına, yerel yönetimlerin kanun koyucunun belirlediği sınırlar içinde hareket etmesi esastır.