menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Yakın bir arkadaşımın KOBİ kredisine bankaya kefil olmuştum. Ne yazık ki işleri kötü gidip iflas edince, banka şimdi arkadaşımdan tahsil edemediği borç için doğrudan benim üzerime geldi, hatta evime haciz geleceği söylentileri var. Kefalet sözleşmesindeki bazı maddelerin o dönemde bana yeterince açıklanmadığını veya haksız şartlar içerdiğini düşünüyorum. Bu durumda bankanın bana karşı yaptığı bu takip hukuki açıdan ne kadar geçerli, sözleşmeye itiraz hakkım var mı?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

KOBİ Kredisine Kefillik Sonrası Bankanın Şahsi Malvarlığına Yönelmesi: Yasal mı, İtiraz Hakkınız Var mı?

Değerli okuyucularım, bugün maalesef birçok yakınımızın, dostumuzun veya iş ortağımızın kendini bulduğu, yürek burkan ama bir o kadar da hukuki detaylarla dolu bir konuya değineceğiz: KOBİ kredisine kefil olduktan sonra yaşanan borç çıkmazları ve bankanın kefilin şahsi malvarlığına yönelmesi. Bu durumu yaşayan bir okuyucumuzun somut sorusu üzerinden ilerleyecek, hem hukuki çerçeveyi çizecek hem de pratik yol haritaları sunacağız.

Öncelikle, böyle bir durumla karşı karşıya kalmış olmanız nedeniyle size büyük bir geçmiş olsun dilemek isterim. Yakın bir arkadaşınızın işleri kötüye gittiğinde, ona destek olmak amacıyla iyi niyetle attığınız bir adımın, şimdi sizi bu denli zor bir duruma sokması kabul edilemez bir yük gibi görünebilir. Ancak endişelenmeyin, bu süreçte yalnız değilsiniz ve haklarınızı bilmek, doğru adımları atmak size çok yardımcı olacaktır.

Kefalet Nedir ve Banka Neden Benim Malvarlığıma Yöneliyor?

Kefalet, Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş önemli bir güvence sözleşmesidir. Özetle, borçlunun borcunu ödememesi halinde, bu borcun alacaklıya (bankaya) sizin tarafınızdan ödeneceğini taahhüt etmeniz demektir. Bu, finans dünyasında bankalar için bir nevi güvenlik ağı görevi görür.

Peki, bankanın doğrudan sizin şahsi malvarlığınıza yönelmesi yasal mı? Genel kural olarak evet, yasal olabilir. Ancak bu durumun hukuki geçerliliği, sizin imzaladığınız kefalet sözleşmesinin türüne ve içeriğine göre büyük ölçüde değişir. İşte bu noktada, kefalet sözleşmesinin detayları hayati önem taşır.

Adi Kefalet mi, Müteselsil Kefalet mi? İşte Can Alıcı Fark!

Kefalet sözleşmelerinin iki ana türü vardır ve bu ikisi arasındaki fark, bankanın size ne zaman ve nasıl başvurabileceğini temelden belirler:

  1. Adi Kefalet (Olağan Kefalet): Adından da anlaşılacağı üzere, bu en "olağan" kefalet türüdür. Eğer adi kefil iseniz, banka öncelikle borcu asıl borçludan tahsil etmek zorundadır. Yani, bankanın arkadaşınızın üzerindeki tüm malvarlığını (evini, arabasını, banka hesaplarını vb.) araştırıp, haciz yoluyla satmaya çalışması ve bu yolların hepsinin tüketilmesine rağmen borcun hala ödenememesi gerekir. Ancak tüm bu hukuki süreçler sonuca ulaşamayınca ve borç hala baki kalınca, banka size başvurabilir. Bu durumda siz, bankaya "Önce asıl borçluya gidin, onun malvarlığını tüketin" itirazında bulunabilirsiniz. Buna "peşin hüküm def'i" denir.

  2. Müteselsil Kefalet (Müşterek ve Müteselsil Kefalet): İşte sizin durumunuzda muhtemelen karşı karşıya olduğunuz kefalet türü budur ve maalesef bankalar KOBİ kredileri gibi riskli görülen kredilerde genellikle müteselsil kefalet şartı ararlar. Müteselsil kefalette durum kökten değişir: Borçlunun borcunu ödememesi halinde, banka doğrudan hem asıl borçluya hem de size aynı anda başvurma hakkına sahiptir. Yani, bankanın önce asıl borçlunun malvarlığına başvurmasına gerek kalmaz. Sizin "önce borçluya gidin" deme hakkınız yoktur. Banka, alacağını ister borçludan, ister sizden (kefilden) veya her ikisinden birden talep edebilir. Bu durum, kefil için çok daha ağır bir sorumluluk anlamına gelir.

Sizin durumunuzda, bankanın doğrudan üzerinize gelmesi, büyük ihtimalle müteselsil kefil olduğunuzu gösteriyor. Kefalet sözleşmenizi çok dikkatli inceleyerek bu maddeyi teyit etmelisiniz. Genellikle sözleşmelerde "Müşterek ve Müteselsil Kefil" veya benzeri ibareler yer alır.

Kefalet Sözleşmesindeki Haksız Şartlar ve İtiraz Hakkınız

Okuyucumuzun da belirttiği gibi, sözleşmedeki bazı maddelerin yeterince açıklanmadığı veya haksız şartlar içerdiği düşüncesi çok yerinde bir noktadır. Özellikle bireylerin imzaladığı kefalet sözleşmelerinde bu tür durumlarla karşılaşmak mümkündür.

Türk Borçlar Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (bu kanun, kefil bir gerçek kişi ise ve ticari bir amaç gütmüyorsa bazı durumlarda uygulanabilir) kefilleri koruyucu bazı hükümler içerir:

  • Aydınlatma Yükümlülüğü: Bankaların, kefalet sözleşmesinin sonuçları hakkında kefilleri yeterince aydınlatma yükümlülüğü vardır. Eğer banka size müteselsil kefaletin ne anlama geldiğini, risklerini ve sizin üzerinizdeki sorumluluğu açıkça anlatmadıysa, bu bir itiraz sebebi olabilir. Özellikle "Ben bu maddenin ne anlama geldiğini bilmiyordum, banka bana hiç açıklamadı" demeniz tek başına yeterli olmasa da, hukuki destekle birlikte değerlendirilebilecek önemli bir argümandır.
  • Haksız Şartlar: Sözleşmedeki bazı maddeler, yasal mevzuata aykırı şekilde kefili aşırı derecede zor durumda bırakacak veya tek taraflı avantaj sağlayacak nitelikteyse, bunlar "haksız şart" olarak değerlendirilebilir. Bu tür şartların geçersizliği ileri sürülebilir. Örneğin, kefalet limitinin çok muğlak olması veya borçlunun hiç haberi olmadan kefaletin kapsamının genişletilmesine olanak tanıyan maddeler bu kapsama girebilir.
  • Şekil Şartları: Kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için belirli şekil şartlarına uyması gerekir. Kefilin sorumlu olacağı azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil olunması durumu, kefilin el yazısıyla belirtilmesi zorunludur. Eğer bu şekil şartlarına uyulmamışsa, kefalet sözleşmesi tamamen geçersiz sayılabilir. Bu, sizin için en güçlü savunma argümanlarından biri olacaktır.

Şimdi Ne Yapmalıyız? Adım Adım Yol Haritası

Durumunuz hiç kolay değil, ancak panik yapmak yerine adımları dikkatlice planlamak size zaman ve avantaj kazandıracaktır:

  1. Acilen Bir Avukata Danışın: Bu tür durumlarda en önemli adım, borçlar hukuku ve icra hukuku konusunda uzman bir avukatla görüşmektir. İnternet üzerindeki bilgiler veya eş dost tavsiyeleri asla profesyonel hukuki desteğin yerini tutmaz. Avukatınız, sözleşmenizi detaylıca inceleyecek, durumunuzu değerlendirecek ve size özel bir yol haritası çizecektir.

  2. Kefalet Sözleşmenizi Titizlikle İnceleyin: Avukatınıza gitmeden önce, elinizdeki kefalet sözleşmesinin her bir maddesini, özellikle de kefalet türünü (adi mi, müteselsil mi), kefalet limitini, borçlunun iflası veya temerrüdü durumunda uygulanacak maddeleri çok dikkatli okuyun. Özellikle azami miktar ve müteselsil kefalet ibaresinin kendi el yazınızla yazılı olup olmadığını kontrol edin.

  3. Banka ile İletişim Kurun (Avukatınız Aracılığıyla): Banka ile tek başınıza müzakereye girmemeniz faydalı olabilir. Avukatınız, banka ile iletişime geçerek durumu değerlendirecek, olası bir ödeme planı veya yapılandırma konusunda müzakereler yürütebilecektir. Unutmayın, bankalar da borçlarını tahsil etmek ister ve bazen makul bir ödeme planı sunarak bu süreci hızlandırmayı tercih edebilirler.

  4. İcra Takibine İtiraz Hakkınızı Kullanın: Eğer banka hakkınızda icra takibi başlatmışsa, size gönderilen ödeme emrine yasal süreler içinde itiraz etme hakkınız vardır. Bu itiraz, icra takibini durdurur ve bankanın dava açmasını gerektirir. Bu size hem zaman kazandırır hem de avukatınızla savunmanızı hazırlama fırsatı sunar. İtirazınızı, "sözleşmedeki haksız şartlar, bilgilendirme eksikliği, şekil şartlarına aykırılık" gibi somut gerekçelere dayandırmak önemlidir.

  5. Malvarlığınızın Durumunu Gözden Geçirin: Olası bir haciz riskine karşı malvarlığınızın durumunu, hangi malvarlığınızın haczedilemeyeceğini (örneğin, belirli koşullarda evinizin tamamı haczedilemeyebilir) avukatınızla konuşarak öğrenin.

  6. Borcun Teminatlarını Araştırın: Eğer arkadaşınızın kredisi için başka teminatlar (ipka, rehin vb.) gösterilmişse, bankanın öncelikle bu teminatları paraya çevirmesi gerekebilir. Bu da yine avukatınızın araştırabileceği önemli bir noktadır.

Unutmayın: Yalnız Değilsiniz!

Bu süreç, psikolojik olarak da yıpratıcı olabilir. Ancak unutmayın, Türkiye'de ve dünyada yüz binlerce insan benzer durumları yaşıyor. Önemli olan, durumu kabullenip yasal haklarınızı doğru bir şekilde kullanarak kendinizi ve ailenizi korumaktır.

Kefalet, gerçekten de fedakarlık ve güvenin bir göstergesidir. Ancak bu fedakarlığın hukuki sonuçlarını bilmek ve kendinizi koruma altına almak da bir o kadar önemlidir. Gelecekte benzer durumlara düşmemek adına, kefil olmadan önce mutlaka hukuki danışmanlık almayı, sözleşmenin her maddesini en ince detayına kadar okumayı ve anlamadığınız hiçbir belgeye imza atmamayı bir prensip haline getirin.

Umarım bu bilgiler, içinde bulunduğunuz zorlu süreçte size bir nebze olsun ışık tutar ve doğru adımları atmanızda yardımcı olur. Güçlü kalın!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

KOBİ kredisine kefillik sonrası bankanın şahsi malvarlığına yönelmesi, ne yazık ki çoğu durumda yasal ve hukuki bir takiptir. Bunun temel nedeni, kefalet sözleşmesinin doğasıdır. Bankaya kefil olduğunda, borçlunun borcunu ödememesi halinde bu borcun senin tarafından ödeneceği taahhüdünü vermiş olursun.

Kefalet Türleri ve Bankanın Hareketi

Burada en kritik ayrım, imzaladığın kefalet sözleşmesinin türüdür:

  • Müteselsil Kefalet (Birlikte ve Müteselsilen Sorumluluk): KOBİ kredileri için bankaların hemen hemen her zaman talep ettiği kefalet türü budur. Eğer imzaladığın sözleşme müteselsil kefalet ise, banka alacağını asıl borçludan tahsil etme çabasına girmeden veya borçlunun iflas etmesini beklemeden doğrudan sana yönelme hakkına sahiptir. Hatta asıl borçluya karşı takibe başlamış olsa bile, aynı anda sana karşı da takibe başlayabilir. Bu durumda evine haciz gelmesi de dahil olmak üzere, borcun tahsili için her türlü yasal takip yolu açılır. Bankanın bu hareketi tamamen yasal zemindedir.
  • Adi Kefalet: Adi kefalette ise bankanın önce asıl borçluya başvurması, onun tüm malvarlığını araştırması ve alacağın borçludan tahsil edilemeyeceğinin kesinleşmesi gerekir. Ancak KOBİ kredilerinde adi kefalet çok istisnai durumlarda görülür, bu nedenle seninki büyük ihtimalle müteselsil kefalettir.

Sözleşmeye İtiraz Hakkın ve Püf Noktaları

"Sözleşmedeki bazı maddelerin bana yeterince açıklanmadığını veya haksız şartlar içerdiğini düşünüyorum" argümanı, maalesef tek başına sözleşmenin tamamını geçersiz kılmak için genellikle yeterli olmaz. Özellikle noter huzurunda veya banka önünde imzaladığın kefalet sözleşmeleri, hukuken geçerli kabul edilir. Ancak yine de bazı önemli itiraz noktaları veya incelemen gereken püf noktaları mevcut:

  1. Kefalet Sözleşmesinin Şekil Şartları

    Kefalet sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu'na göre yazılı şekilde yapılmalı, kefilin sorumlu olacağı azami miktar açıkça belirtilmeli ve kefilin el yazısıyla sorumlu olduğu miktar ile kefalet tarihi yazılmalıdır. Eğer bu şekil şartlarından biri eksikse (örneğin azami miktar belirtilmemişse veya el yazısı şartı yerine getirilmemişse), sözleşmenin kendisi geçersiz olabilir.

  2. Eşin Rızası

    Evli bir kefil isen, belirli bir miktarın üzerindeki kefaletler için (kanundaki güncel sınırlamalara göre veya müteselsil kefaletlerde genellikle) eşinin yazılı rızası zorunludur. Eğer eşinin rızası alınmadan kefalet sözleşmesi yapıldıysa, bu da sözleşmenin geçersiz sayılmasına neden olabilir. Bu, bankanın sana karşı takipte en çok zorlanacağı noktalardan biridir.

  3. Borçlunun İtiraz Hakları

    Sen bir kefil olarak, asıl borçlunun bankaya karşı ileri sürebileceği tüm itirazları (örneğin borcun zaman aşımına uğraması, borcun bir kısmının ödenmiş olması, faiz oranlarının yasal sınırı aşması gibi) bankaya karşı ileri sürme hakkına sahipsin.

  4. Fer'i Nitelik

    Kefalet, asıl borcun fer'i (ek) niteliğindedir. Yani asıl borç herhangi bir sebeple ortadan kalkarsa (örneğin borç tamamen ödenirse), senin kefalet borcun da sona erer. Asıl borcun miktarı düşerse, senin sorumluluğun da düşer.

Pratik Çözüm Önerisi

Şu anki durumda yapman gereken ilk ve en önemli şey, derhal uzman bir avukatla görüşmektir. Avukatın, kefalet sözleşmeni tüm detaylarıyla inceleyerek, yukarıda bahsettiğim şekil şartları, eş rızası gibi hususlarda bir eksiklik olup olmadığını tespit edecektir. Eğer bu tür eksiklikler varsa, bankanın takibine karşı yasal yollara başvurma şansın oldukça yüksek olacaktır. Hukuki destek almadan bankanın taleplerine boyun eğmek veya itiraz etmeye çalışmak, genellikle doğru sonuç vermez. Unutma, doğru bir hukuki strateji ile haklarını koruma şansın her zaman vardır.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

11,892 soru

21,496 cevap

22 yorum

171 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 23
0 Üye 23 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 228
Dünkü Ziyaretler: 17753
Toplam Ziyaretler: 5725686

Son Kazanılan Rozetler

İbrahim_kaplan Bir rozet kazandı
elif_aydın Bir rozet kazandı
İbrahim_kaplan Bir rozet kazandı
meryem_bulut Bir rozet kazandı
cem_kaya Bir rozet kazandı
...