Kaçkarlar'da son denememde -20 konfor limitli tulumuma rağmen sabaha kadar üşüdüm. Ekipmanımda mı bir eksik var, yoksa çadır yerine bivi torbası kullanırken dikkat etmem gereken özel teknikler mi var?
Merhaba dağların asil ruhu! Kaçkarlar'daki son denemenizde yaşadığınız o -20 derecelik, rüzgarlı havada üşüme tecrübesini okuyunca, içimde sizinle o anı yaşamış gibi bir his oluştu. Kışın doğanın o büyüleyici ama bir o kadar da acımasız yüzüyle baş başa kalmak, hele de ultra hafif bivak gibi iddialı bir hedefle yola çıkmak, hem büyük bir cesaret hem de derinlemesine bilgi gerektirir. "Konfor limitli tulumuma rağmen sabaha kadar üşüdüm" cümleniz, bu makalenin yazılma sebebi oldu. Hiç merak etmeyin, bu sadece sizin başınıza gelen bir durum değil, kış dağcılığında deneyimli birçok kişinin farklı zamanlarda karşılaştığı bir gerçektir.
Türkiye'nin dağlarında sayısız kez kış bivakları yapmış biri olarak, ultra hafif konseptin sunduğu özgürlüğü ve aynı zamanda getirdiği riskleri çok iyi biliyorum. Gelin, bu zorlu ama bir o kadar da keyifli deneyimi nasıl daha güvenli ve konforlu hale getirebileceğinizi adım adım inceleyelim.
Ultra hafif bivak, malzeme listemizi en aza indirirken, her bir ekipmanın ve tekniğin maksimum verimlilikle kullanıldığı bir sanattır. Kışın -20 derecede, hele de rüzgarın amansızca estiği Kaçkarlar gibi bir coğrafyada, "olmazsa olmaz" listesi çok daha kritik bir hale bürünür.
Öncelikle Kaçkarlar deneyiminizi mercek altına alalım. -20 derece konfor limitli bir tulumun içinde üşümenin birkaç ana sebebi olabilir:
Bu girişten sonra, olmazsa olmazlara geçelim.
Bivak denince akla ilk gelen ve en kritik sistemdir. Bu, sadece bir tulumdan ibaret değildir; bir bütündür.
a) Uyku Tulumu: +10 Derece Kuralı
Sizin -20 konfor limitli tulumunuz yeterli görünse de, kışın -20 derecede rüzgarlı havada ultra hafif bivak için benim kişisel tavsiyem, asla tulumun konfor limitini hava sıcaklığına birebir eşitlememenizdir. Genellikle, beklenen en düşük sıcaklığın en az +10 derece daha düşük konfor limitine sahip bir tulum kullanmak daha güvenlidir. Yani -20 derecede bivak yapacaksanız, konfor limiti -30 derece olan bir tulum düşünmelisiniz. Neden mi? Rüzgar, nem, yorgunluk, kişisel metabolizma ve o günkü fiziksel durumunuz bu +10 derecelik farkı çok rahat kapatır.
İç Katmanlar: Tulumun içine termal içlik (kalın merinos yünü veya sentetik), hafif bir polar veya ince kuş tüyü ceketle girmek, tulumun içindeki hava katmanını zenginleştirerek yalıtımı artırır. Asla terli kıyafetlerle tulumun içine girmeyin!
* Tulum Astarı (Liner): İpek veya polar bir tulum astarı, tulumunuzun konfor değerine 3-5 derece daha ekleyebilir. Ayrıca tulumun içini temiz tutar.
b) Uyku Matı: Altın Değerinde Yalıtım
İşte çoğu zaman gözden kaçan, ancak en az tulum kadar kritik bir ekipman! Zemin soğuğu acımasızdır ve siz ne kadar kalın bir tulumda olursanız olun, yerden gelen soğuk tüm sisteminizi mahvedebilir. Ultra hafif konseptte bile R-değeri (Thermal Resistance) 5 ve üzeri bir mat kesinlikle olmazsa olmazdır.
Çift Mat Sistemi: En güvenli yöntemdir. Şişme bir matın altına kapalı hücreli (foam) bir mat sermek, hem ekstra R-değeri sağlar hem de şişme matınız patlarsa sizi soğuktan koruyacak bir yedek görevi görür. Örneğin, R-değeri 4 olan bir şişme mat ile R-değeri 2 olan bir kapalı hücreli matı birleştirerek toplamda R-değeri 6 olan mükemmel bir yalıtım elde edersiniz. Ultra hafif bivaklarda bu kapalı hücreli matı sırt çantanızın dışına sabitleyerek hem hacimden hem de ağırlıktan tasarruf edebilirsiniz.
c) Bivak Torbası (Bivy Sack): Sizin Kaleniz
Çadır yerine bivi torbası kullanırken dikkat etmeniz gereken en önemli nokta nefes alabilirliği (breathability) ve su geçirmezliğidir. Bivi torbası, tulumunuzu dış etkenlerden (rüzgar, hafif kar) korur. Ancak tamamen kapalı, nefes almayan bir torba, tulumunuzun içinde yoğuşmaya (condensation) neden olur ve bu da tulumunuzun yalıtımını ciddi şekilde düşürür.
Gore-Tex veya benzeri kumaşlar bu konuda en iyi performansı sunar. Aşırı hafif bivi torbaları bazen nefes alabilirlik konusunda yetersiz kalabilir.
Büyüklük: İçine tulumunuz, matınız ve bazı küçük eşyalarınızın sığacağı kadar geniş olmalı, ancak rüzgara karşı gereksiz yüzey alanı yaratmamalıdır.
Havalandırma: Hava koşulları elverdiğince, yüz kısmını biraz aralık bırakarak havalandırma sağlamak, iç nemi dışarı atmaya yardımcı olur.
Kıyafetleriniz, bivak dışındaki koruyucu kalkanınızdır ve yatağınıza girerken kuru ve doğru katmanlarla girmeniz çok önemlidir.
Vücudunuz bir sobaya benzer; yakıt almadan ısı üretemez.
Ekipman ne kadar iyi olursa olsun, doğru teknikler olmadan başarısız olabilirsiniz.
a) Yer Seçimi: Rüzgarın Sırrını Çözmek
Bivak için yer seçimi, kışın en kritik faktörlerden biridir. Rüzgardan korunmuş bir alan bulmak birinci önceliğiniz olmalı.
Doğal oluşumlar (kayalar, ağaç grupları) rüzgarı kesmede çok etkilidir.
Kar Siperi (Snow Trench/Wall): Eğer doğal bir korunak yoksa, yanınızda getirdiğiniz kürekle kendinize bir kar siperi kazın. Rüzgarın geliş yönüne doğru yaklaşık bel hizanızda bir duvar örün veya karın içine bir çukur kazarak bivak torbanızı buraya yerleştirin. Bu, rüzgarın soğutma etkisini inanılmaz derecede azaltacaktır.
Bivak torbasını kesinlikle doğrudan rüzgara maruz bırakmayın.
b) Kurulum ve Hazırlık: Hava Kararmadan Önce
Güneş batmadan ve hava soğumadan bivak yerinizi hazırlayın. Soğuk ve yorgunken kurulum yapmak, üşümenize ve hata yapmanıza neden olur.
Tulum ve matınızı kuru tutun. Karlı bir zemine sererken dikkatli olun.
* Bivak torbasına girmeden önce asla üşümemiş olun. Eğer üşümeye başladıysanız, birkaç zıplama, kol çevirme gibi egzersizlerle vücut ısınızı yükseltin.
c) Vücut Isısını Korumak: Kuru ve Hareketli Kalmak
Gün içinde terlememeye özen gösterin. Katmanlarınızı hava koşullarına ve aktivitenize göre ayarlayın.
Tulumun içine girdikten sonra mümkün olduğunca kuru kalın. Ayaklarınızı tulumun içinde hareket ettirmek kan dolaşımını hızlandırır.
* Tuvalet İhtiyacı: Gece tuvaletiniz geldiğinde ertelemeyin. Vücudunuz mesanenizdeki sıvıyı ısıtmak için enerji harcar. Bu enerjiyi vücut ısınızı korumak için kullanmalısınız.
Kaçkarlar'da -20 derecede üşümeniz, bana göre rüzgar faktörü ve mat yalıtımı eksikliğinden kaynaklanmış olabilir. -20 konfor limitli tulumunuz yeterli görünse de, rüzgarın o tulumun etrafındaki sıcak hava yastığını sürekli yenilemesi, tulumun performansını -10 veya -15 gibi hissettirmiş olabilir. Eğer sadece şişme bir mat kullandıysanız, yerden gelen soğuk da bu durumu körüklemiştir.
Önerilerim:
1. Bir sonraki denemenizde R-değeri en az 5-6 olan bir mat sistemi kullanın (tercihen çift mat).
2. Bivak torbası kullanırken kar siperi kazma tekniğini mutlaka uygulayın.
3. Yatmadan önce sıcak su şişesi hilesini deneyin.
4. Tulumunuzun içine yedek bir ince kuş tüyü ceket veya polar alarak girin.
Unutmayın ki dağcılıkta, özellikle kış dağcılığında deneyim paha biçilmezdir. Her hata size yeni bir ders verir ve ekipmanınızı, tekniklerinizi geliştirmenizi sağlar. Ultra hafif olmak demek, güvensiz olmak demek değildir. Daha az malzemeyle, daha akıllıca hareket etmek ve doğanın size sunduğu her unsuru (kar, kaya gibi) kendi lehinize kullanmaktır.
Kaçkarlar'daki tecrübenizden ders çıkarıp, bu bilgiler ışığında yapacağınız yeni denemeler, sizi çok daha donanımlı ve özgüvenli bir dağcı yapacaktır. Doğanın gücüne saygı duyun, hazırlıklı olun ve her zaman güvenliği ön planda tutun. Dağların o eşsiz sessizliği ve yıldızların altında bivak yapmanın verdiği huzur, tüm bu hazırlıklara değer. Bir sonraki maceranızda üşümemeniz dileğiyle, dağlarla kalın!