menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Altyazılı izlerken her şeyi anlıyorum ama kaldırınca kelimeler birbirine giriyor, bağlamı kaçırıyorum. Hızlı konuşma ve aksanlar beni çok zorluyor. Dinleme pratiğimi daha verimli hale getirecek, somut bir taktiğiniz var mı?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

Merhaba değerli okuyucularım, İngilizce film izlerken altyazısız diyalogları anlama konusunda yaşadığınız zorlukla ilgili sorunuz, dil öğrenen herkesin bir dönem karşılaştığı, hatta benim bile zaman zaman hala "Acaba ne dedi?" diye iç geçirdiğim evrensel bir durum. Öncelikle şunu bilmenizi isterim: Bu sorunla kesinlikle yalnız değilsiniz! Ve bu durum, sizin dinleme becerilerinizin zayıf olduğu anlamına gelmiyor; tam tersine, beyninizin alışkın olduğu sistemi değiştirme ve yeni bir beceri geliştirme sürecinde olduğunuzu gösteriyor.

Bir dil uzmanı olarak, altyazılı izlerken her şeyi anlamanız ama altyazıları kaldırdığınızda kelimelerin birbirine girmesi, bağlamı kaçırmanız ve hızlı konuşma ile aksanların sizi zorlaması oldukça doğal. Bu, beynimizin "tembel" çalışma eğiliminden kaynaklanıyor diyebiliriz. Gelin bu zorluğu aşmak için nedenlerini anlayalım ve sonra somut taktiklerle bu engelleri nasıl aşacağımızı detaylıca konuşalım.

Neden Altyazısız Zorlanıyoruz? Sorunun Kökleri

Altyazılar, kelime kelime çeviri sunarak beynimizi adeta bir "çeviri makinesine" dönüştürür. Gözlerimiz okumaya odaklanırken, kulaklarımız gerçek anlamda dinleme ve anlamlandırma görevini arka plana atar. Altyazıları kaldırdığınızda ise beyin aniden bu desteği kaybeder ve şu sorunlarla yüzleşir:

  • Bağlı Konuşma (Connected Speech): İngilizce'de kelimeler genellikle birbirine bağlanarak okunur. "Going to" yerine "gonna", "want to" yerine "wanna" gibi örnekler en bilinenleridir. Ancak bu durum her kelime çifti için geçerlidir ve dinleyiciye tek bir uzun ses gibi gelebilir. İşte bu yüzden "Did you eat yet?" cümlesi kulağınıza "Dıcyuet?" gibi gelebilir ve "kelimeler birbirine giriyor" hissini yaratır.
  • Aksanlar ve Konuşma Hızı: Ana dili İngilizce olan herkes aynı aksanla ve aynı hızda konuşmaz. İngiliz, Amerikan, İskoç, Avustralya aksanları gibi pek çok farklı aksan mevcut. Dahası, her bireyin konuşma hızı ve vurguları farklıdır. Beyniniz belirli bir aksana alışık değilse veya çok hızlı konuşmaya ayak uyduramıyorsa, doğal olarak zorlanır.
  • Kelimeden Çok Cümle Anlamak: Altyazılar bize her kelimenin anlamını verirken, altyazısız dinlemede amacımız her kelimeyi değil, ana fikri ve bağlamı anlamaktır. Bu zihinsel geçiş, başlangıçta oldukça zorlayıcı olabilir.

Beyninizi Yeniden Kalibre Edin: Zihinsel Hazırlık

Bu yolculukta başarılı olmak için ilk adım, zihinsel bir değişimden geçmektir.

Mükemmeliyetçilik Tuzağına Düşmeyin!

Çoğu dil öğrencisi, bir filmi altyazısız izlerken her kelimeyi %100 anlamak zorunda olduğuna dair bir baskı hisseder. Bu, sizi çok çabuk yıpratır ve motivasyonunuzu düşürür. Ana dili İngilizce olan biri bile, zorlu aksanları olan veya teknik terimler içeren bir filmi izlerken bazı kelimeleri kaçırabilir veya anlamayabilir. Amacınız her kelimeyi değil, genel bağlamı ve diyalogların ana fikrini anlamak olmalı. %70-80 anlama oranı bile başlangıç için harikadır!

Büyük Resmi Görmek

Bir diyalog, sadece kelimelerden ibaret değildir. Vücut dili, mimikler, ses tonu, durumun kendisi ve hatta sahnenin çekildiği ortam gibi birçok ipucu barındırır. Beyninizi bu sözsüz ipuçlarını da kullanmaya teşvik edin.

Pratik Stratejiler: Adım Adım Diyalog Avcılığı

İşte size dinleme pratiğinizi daha verimli hale getirecek, somut ve uygulanabilir taktikler:

1. Doğru İçerik Seçimi: Seviyenize Uygun Başlangıç

Bu, belki de en kritik adımdır. Hemen en sevdiğiniz karmaşık aksiyon filmini altyazısız izlemeye kalkmayın. Kendinizi hayal kırıklığına uğratırsınız.

  • Çocuk Programları veya Çizgi Filmler: Peppa Pig, Bluey gibi çizgi filmler genellikle yavaş konuşma hızı, basit kelime dağarcığı ve net telaffuz sunar. Bu, beyninizin İngilizce seslere alışması için harika bir başlangıç noktasıdır.
  • Sitcom'lar (Durum Komedileri): Friends, The Office, Modern Family gibi yapımlar genellikle günlük hayattan diyaloglar içerir. Konuşma hızı orta seviyededir ve görsel komedi sayesinde bağlamı yakalamak daha kolaydır.
  • Tanıdık Konular: Önceden Türkçe olarak okuduğunuz veya izlediğiniz bir hikayenin İngilizce versiyonunu deneyin. Konuya zaten aşina olduğunuz için, diyalogları anlamak çok daha kolay olacaktır.

2. Parçala ve Dinle (Rewind & Repeat Tekniği)

Bu teknik, özellikle zorlandığınız diyaloglar için biçilmiş kaftandır.

  • Kısa Bölümler Seçin: Tüm filmi baştan sona anlamaya çalışmak yerine, sadece 1-2 dakikalık bir sahneyi hedefleyin.
  • Tekrar Oynatın: Zorlandığınız bir cümle veya diyalog geçtiğinde, hemen geri sarın ve tekrar dinleyin. Hatta gerekirse 5-10 kez dinleyin.
  • Farklı Ses Tonlarını Ayırın: Konuşan karakterlerin ses tonlarını ayırmaya çalışın. Kimin ne dediğini ayırt etmek, anlamayı kolaylaştırır.
  • Yazmayı Deneyin (Transkripsiyon): Eğer hala zorlanıyorsanız, duyduğunuzu düşündüğünüz kelimeleri yazmaya çalışın. Sonra altyazıları açıp ne kadar doğru tahmin ettiğinizi kontrol edin. Bu, bağlı konuşmayı anlamanıza çok yardımcı olur. Bu egzersizi sadece çok zorlandığınız birkaç cümle için yapın, yoksa sıkıcı hale gelebilir.

3. Vücut Dili ve Bağlama Odaklanın: Sözsüz İpuçları

İnsanlar sadece kelimelerle iletişim kurmaz. Diyalogları anlamakta zorlandığınızda:

  • Karakterlerin Yüz İfadeleri ve Mimikleri: Mutlu mu, üzgün mü, sinirli mi? Bu, size cümlenin genel hissiyatı hakkında çok şey anlatır.
  • Jestler ve Vücut Dili: El hareketleri, duruşlar, omuz silkme gibi hareketler diyalogların anlamını pekiştirir.
  • Ortam ve Durum: Diyaloglar nerede geçiyor? Bir hastanede mi, mahkemede mi, yoksa bir partide mi? Bu, beklentilerinizi ve anlama çabanızı yönlendirir.

4. Tahmin Etme Sanatı: Boşlukları Doldurun

Bazen bir kelimeyi kaçırsanız bile, bağlamdan ne dendiğini tahmin edebilirsiniz.

  • Hikaye Akışını Takip Edin: Bir önceki cümlenin ne olduğunu ve olayların genel seyrini düşünün. Sonraki cümlenin ne hakkında olabileceğine dair bir fikir geliştirmeye çalışın.
  • Mantık Yürütün: Diyalog içindeki diğer kelimelere ve görsel ipuçlarına dayanarak, boşluğu doldurmaya çalışın. Örneğin, bir karakter elinde bir telefon tutarken "I need to call..." dediyse, muhtemelen "birini aramam gerek" demek istediğini tahmin edersiniz.

5. Gölgeleme (Shadowing) Tekniği: Konuşarak Dinleme

Bu, benim en sevdiğim ve en etkili bulduğum tekniklerden biridir.

  • Bir Cümleyi Seçin: Filmden kısa, net bir cümle seçin.
  • Tekrarla ve Taklit Et: Cümleyi dinlerken, aynı anda veya hemen arkasından karakterin konuşma hızını, tonlamasını, ritmini ve telaffuzunu taklit etmeye çalışarak sesli olarak tekrarlayın. Bu, beyninizin sadece kulaklarıyla değil, aynı zamanda konuşma kaslarıyla da İngilizce sesleri işlemesini sağlar. Kelimelerin nasıl birbirine bağlandığını ve vurguların nerede olduğunu daha iyi hissedersiniz.
  • Daha Uzun Bölümlere Geçin: Tek bir cümlede ustalaştıktan sonra, kısa diyaloglara veya birkaç cümleden oluşan bölümlere geçin.

6. Anahtar Kelimeleri Yakalayın: Jetonları Birleştirme

Her kelimeyi anlamak zorunda değilsiniz. Cümlenin anahtar kelimeleri genellikle eylemleri, nesneleri veya temel fikirleri belirtir.

  • Diyaloğu dinlerken, tüm cümlenin anlamını çıkarmak için fiillere, isimlere ve sıfatlara odaklanın. Örneğin, "I'm going to supermarket to buy some milk." cümlesinde tüm kelimeleri anlamasanız bile, "going", "supermarket", "buy", "milk" kelimelerini yakaladığınızda genel fikri çözersiniz.

7. Aksanlarla Tanışma Zamanı: Çeşitliliği Kucaklayın

Tek bir aksana takılıp kalmayın.

  • Farklı Coğrafyalardan Filmler İzleyin: Britanya, Avustralya, Kanada gibi farklı İngilizce konuşulan ülkelerden filmler veya diziler izleyerek kulaklarınızı farklı aksanlara alıştırın.
  • Belgeseller ve Haberler: Haber spikerleri genellikle daha net ve standart bir aksanla konuşurken, belgesellerde farklı insanlar ve aksanlarla karşılaşabilirsiniz.

Unutmayın: Bu Bir Maraton, Sprint Değil!

İngilizce filmleri altyazısız izlerken diyalogları çözme becerisi, zaman ve tutarlılık gerektiren bir süreçtir.

  • Sabırlı Olun: Kendinize karşı nazik olun. Bazen her şeyi anlayamadığınız için hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Bu doğal.
  • Tutarlı Olun: Haftada 30 dakika bile olsa, düzenli pratik, düzensiz ama uzun süreli pratikten çok daha etkilidir.
  • Küçük Zaferleri Kutlayın: Bir sahnede daha fazla diyalog anladığınızı fark ettiğinizde kendinizi tebrik edin. Bu, motivasyonunuzu yüksek tutmanıza yardımcı olur.
  • Keyif Alın: Bu süreç bir eziyet değil, bir keşif yolculuğu olmalı. Keyif aldığınız içerikleri izleyin.

Sevgili okuyucularım, İngilizce öğrenmek bir yolculuktur ve altyazısız filmler izlemek bu yolculuğun en keyifli ve ödüllendirici duraklarından biridir. Beyniniz, inanılmaz bir öğrenme ve adaptasyon yeteneğine sahiptir. Ona doğru araçları ve zamanı verdiğinizde, harikalar yaratmaya hazır olduğunu göreceksiniz. Yukarıdaki taktikleri uygulayarak, sadece diyalogları anlamakla kalmayacak, aynı zamanda İngilizce dinleme becerilerinizi bambaşka bir seviyeye taşıyacaksınız.

Bu yolculukta başarılar dilerim!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Merhaba film tutkunu dostum!

Harika bir soru sormuşsun ve inan bana, bu soruyu soran tek kişi sen değilsin. Hatta, İngilizce öğrenen herkesin bir noktada karşılaştığı, can sıkıcı ama aşılabilir bir engel bu. Altyazıyla her şeyi anlamak, sonra altyazıları kapatınca kelimelerin bir çorbaya dönüşmesi, hızlı konuşmalar ve aksanların kulakta uğultuya dönmesi... Bu hissi çok iyi biliyorum ve sana yalnız olmadığını söylemek isterim. Ben de yıllarca bu döngünün içindeydim ve şimdi sana bu sorunu aşmana yardımcı olacak somut, uygulanabilir taktikler sunacağım.

Hazırsan, beynimizin sesleri nasıl işlediğini ve bu süreci kendi lehimize nasıl çevireceğimizi keşfedelim!

Neden Altyazısız İzlerken Diyaloglar Bir Anda "Sihirli Bir Şekilde" Kayboluyor?

Öncelikle bu zorluğun psikolojik ve dilbilimsel nedenlerini anlamak çok önemli. Şunları aklından çıkarma:

  1. Gözlerimiz, Kulaklarımızdan Rol Çalıyor: Altyazı varken beynimiz tembelliğe bayılır. Metni okumak, sesi işlemeye göre çok daha az enerji gerektiren, daha "garanti" bir yöntemdir. Dolayısıyla, sen altyazıları okurken aslında dinleme kaslarını değil, okuma kaslarını kullanıyorsun.
  2. Seslerin Bütünleşmesi (Linking & Reduction): Ana dili İngilizce olanlar konuşurken kelimeleri birbirinden ayırmazlar. Hızlı konuşmada sesler birbirine bağlanır (linking), bazı sesler düşer (reduction). Örneğin:
    • "Did you go?" -> "Didja go?"
    • "I am going to" -> "I'm gonna"
    • "Want to" -> "Wanna"
    • "What do you do?" -> "Whaddaya do?"
      Altyazıda bunu ayrı kelimeler olarak görürsün ama duyduğun tek, akışkan bir ses olur. Beynin bu "akışkan" formu henüz tanımadığı için şaşırır.
  3. Vurgu ve Tonlama (Stress & Intonation): İngilizcede kelimelerin ve cümlelerin vurgulanışı anlamı büyük ölçüde değiştirir. Türkçede her heceye aşağı yukarı eşit davranırken, İngilizcede vurgular çok daha belirgindir. Bu da alışkın olmayan kulak için kafa karıştırıcı olabilir.
  4. Aksan Çeşitliliği: Amerikan, İngiliz, İskoç, Avustralya, İrlanda... Her birinin kendine özgü bir müziği ve telaffuz farklılıkları var. Buna alışmak zaman ister.

Beynimizin Dinleme Kaslarını Geliştirmek: Somut Taktikler

İşte sana, dinleme pratiğini daha verimli hale getirecek, adım adım uygulayabileceğin taktikler:

1. Doğru Başlangıç Noktası: Seviyenizi ve İlgi Alanlarınızı Bilin

  • Kolaydan Başla: Benim ilk zamanlarda yaptığım en büyük hata, direkt karmaşık diyalogları olan filmlere dalmaktı. Bu sadece motivasyonunu düşürür.
    • Çocuk Çizgi Filmleri: Evet, yanlış duymadın! Peppa Pig, Bluey, Cocomelon gibi çizgi filmler çok net ve yavaş konuşulur. Basit cümle yapıları kullanılır ve görsel bağlam çok güçlüdür. Bu, beyin için mükemmel bir antrenman sahasıdır.
    • Sitcomlar: Friends, The Office, Modern Family gibi yapımlar, günlük dille ve genellikle daha anlaşılır konuşma hızlarıyla iyidir. Komik olmaları da motivasyonu artırır.
  • İlgi Alanlarınızı Takip Edin: Sevmediğiniz bir şeyi zorla izlemek işkenceye dönüşür. Sevdiğiniz türde filmleri veya dizileri seçin. Fantastik, bilim kurgu, romantik komedi... Ne olursa olsun, sizi içine çeken bir şey olsun.

2. Tekrar ve Odaklanma: Sahne Sahne İlerleme Tekniği

İşte sana en etkili taktiklerden biri ve bana en çok fayda sağlayan yöntem bu oldu:

  1. Bir Sahne Seç (1-3 Dakika): Tüm filmi altyazısız izlemek yerine, seni ilgilendiren veya zorlandığın 1-3 dakikalık bir sahne seç.
  2. Altyazısız İzle: Sahneyi bir kez altyazısız izle. Ne kadar anladın? Tahmin etmeye çalış. Endişelenme, ilk başta çok az anlaşılabilir.
  3. İngilizce Altyazıyla İzle: Şimdi aynı sahneyi İngilizce altyazıyla izle. Duyduğun seslerin altyazıda nasıl yazıldığını gör. "Aaa, demek 'gonna' dedikleri 'going to'ymuş!" diyeceksin. Bilmediğin kelimeleri not al (ama abartma, birkaç tane yeter).
  4. Yine Altyazısız İzle: Bu adımı atlama! Sahneyi tekrar, bu kez altyazısız izle. Farkı hissedeceksin. Beynin o sesleri, kelimeleri artık görsel bir referansla eşleştirebildiği için daha iyi tanıyacak.
  5. Gerekirse Tekrarla: Anlamadığın yerleri geri sar, sadece o cümleyi veya kelimeyi tekrar dinle. Bazen 5-10 saniyelik bir kısmı defalarca dinlemek gerekebilir. Bu çok doğal ve normal bir süreç.

Örnek: Friends dizisinden Rachel'ın Central Perk'e yeni geldiği ilk sahne. Monica'nın ve diğerlerinin hızlı konuşmaları. İlk izlemede "What's wrong with me?" gibi basit cümleleri bile kaçırabilirsin. Altyazıyla izle, sonra tekrar izle.

3. Bağlamın Gücü: Dedektif Gibi Olun

Diyalogları sadece kulaklarınla değil, gözlerinle ve mantığınla da "çözmeye" çalış.

  • Vücut Dili ve Mimikler: Karakterler ne yapıyor? Üzgün mü, kızgın mı, şaşkın mı? Bu, söylediklerinin tonunu ve anlamını anlamana yardımcı olur.
  • Sahne ve Çevre: Neredeler? Bir ofiste mi, bir partide mi, bir restoranda mı? Mekan, genellikle konuşma konusunu daraltır.
  • Hikayenin Akışı: Daha önceki sahnelerde ne oldu? Bu sahne, önceki olaylarla nasıl bir ilişki içinde? Olay örgüsü, bağlamı anlamanın anahtarıdır.
  • Ana Fikri Yakala: Her kelimeyi anlamak zorunda değilsin. Cümlenin veya paragrafın ana fikrini yakalamaya çalış. Genellikle en önemli kelimeler daha vurgulu söylenir.

4. Kulak Aşinalığı ve Ses Bilgisi (Phonetics)

Beynin, İngilizce seslerin ve telaffuz kurallarının bir veri tabanını oluşturmalı.

  • "Reduction" ve "Linking" Bilinci: Yukarıda bahsettiğim "gonna", "wanna", "didja" gibi kısaltmaları ve birleşmeleri dinlerken fark etmeye başla. Bunlar başlangıçta en çok kafa karıştıran şeylerdir. İnternette "English linking sounds" veya "English reductions" araması yaparak örnek videolar izle.
  • Vurgulu Kelimeler: İngilizcede genellikle isimler, fiiller, sıfatlar ve zarflar vurgulu söylenir. Edatlar, bağlaçlar, yardımcı fiiller gibi kelimeler ise vurgusuz ve kısaltılmış haliyle duyulur. Bu kuralı bilmek, dikkatini önemli kelimelere vermene yardımcı olur.

5. Konuşma Hızı ve Aksanları Ehlileştirmek

  • Yavaş Başla: Dediğim gibi, çocuk çizgi filmleri ve bazı YouTube kanalları (örneğin, "Learn English with TV Series" kanalı gibi, yavaşlatılmış konuşma örnekleri sunar) harika bir başlangıçtır.
  • Ayarlardan Faydalan: Bazı streaming platformları (Netflix, YouTube) oynatma hızını ayarlama seçeneği sunar. Anlamakta zorlandığın bir sahneyi 0.75x veya 0.5x hızında dinleyerek başlayabilirsin. Bu, kelimeleri ve sesleri daha net ayırt etmene olanak tanır.
  • Aksan Çeşitliliği: Bir süre sadece Amerikan aksanına odaklan, sonra İngiliz aksanına geç. Zamanla farklı aksanlara sahip yapımlar izleyerek kulak aşinalığını artır. Örneğin, Sherlock (İngiliz), Brooklyn Nine-Nine (Amerikan), Derry Girls (İrlanda) gibi diziler farklı aksanlara güzel örneklerdir.

6. Aktif Dinleme ve Gölgelendirme (Shadowing)

Bu teknik, hem dinlemeni hem de konuşmanı geliştirecek sihirli bir yöntem.

  • Durdur ve Tekrar Et (Pause and Repeat): Anlamadığın veya dikkatini çeken bir cümleyi duyduğunda, filmi durdur. O cümleyi tıpkı karakter gibi, aynı telaffuz ve tonlamayla kendi kendine fısıldayarak tekrar et.
  • Gölgelendirme (Shadowing): Filmi oynatırken, karakterin cümlelerini, tıpkı onun bir gölgesiymiş gibi, hemen arkasından, aynı anda tekrar etmeye çalış. Bu, beyninin dinlediği sesi anında üretmeye çalışmasını sağlar ve ses-anlam bağlantısını güçlendirir. Çok yorucu ama inanılmaz etkili!

7. Sadece Kelimeler Değil: İfadeler ve Deyimler

İngilizce, deyimler ve kalıp ifadelerle doludur. Bunları kelime kelime çevirmek genellikle anlamı bozar.

  • Örnek: "It's raining cats and dogs" (Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor) cümlesini kelime kelime çevirirsen "Kedi ve köpek yağıyor" gibi saçma bir anlam çıkar.
  • Filmleri izlerken bu tür ifadelerle karşılaştığında, yine aynı yöntem: durdur, altyazıya bak, ne anlama geldiğini araştır ve bu ifadeyi bir bütün olarak öğren.

Unutmayın: Bu Bir Maraton, Değil Sprint!

Bu süreç, bir gecede olacak bir şey değil. Beynimizin yeni bir dile adapte olması ve ses kalıplarını tanıması zaman alır.

  • Sabır Anahtar Kelime: Kendine karşı sabırlı ol. Bazen ilerleme kaydettiğini hissetmeyeceksin, bu normal. Pes etme!
  • Tutarlılık: Her gün 15-20 dakika bile olsa düzenli pratik, haftada bir saatlik uzun bir seansa göre daha etkilidir. Beynin sürekli uyarılmaya ihtiyaç duyar.
  • Keyif Al: Bu bir ödev değil, bir öğrenme yolculuğu. Keyif alarak yaptığında çok daha hızlı ve verimli yol alırsın.

Diyalogları anlamak, İngilizce öğrenmenin en keyifli ve ödüllendirici adımlarından biri. Bu taktikleri uyguladığında, kulaklarının açıldığını ve diyalogların artık o kadar da "sihirli bir şekilde" kaybolmadığını fark edeceksin.

Şimdiden başarılar dilerim, iyi seyirler ve bol dinlemeler!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
5 cevap

9,093 soru

16,797 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 7
0 Üye 7 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 10652
Dünkü Ziyaretler: 4481
Toplam Ziyaretler: 4781883

Son Kazanılan Rozetler

hasanmuculu Bir rozet kazandı
süleyman_Şahin Bir rozet kazandı
volkan_güneş Bir rozet kazandı
ayşe_aydin Bir rozet kazandı
volkan_güneş Bir rozet kazandı
...