Prostat, erkek üreme sisteminin en kritik bezlerinden biri olup anatomik olarak mesane ile üretra arasında, rektumun hemen önünde yer alır. Büyüklük olarak yaklaşık bir ceviz boyutundadır ve temel işlevi, meniye oksidatif hasardan korumak ve spermin hareketliliğini artırmak için prostat sıvısı üretmektir. Bu sıvı, meninin yaklaşık %30'unu oluşturarak spermin hayatta kalma süresini ve hareket edebilme kapasitesini doğrudan etkiler.
Prostatın önemi sadece üremeye değil, aynı zamanda idrar yolunun anatomik durumuna da dayanır. Bez, üretrayı (idrar kanalı) saran bir halka şeklinde konumlandırdığı için, hacminde herhangi bir değişiklik doğrudan idrar akışını etkiler. Burada bilmen gereken en kritik püf nokta şudur: İdrar sorunları çoğu zaman mesane kaynaklı sanılır, ancak asıl tıkanıklık noktası prostatın üretrayı sıkıştırmasıdır.
Prostat, androjen (testosteron) hormonlarına bağımlıdır. 40'lı yaşlardan sonra hormonal dengenin değişmesiyle birlikte bezde genellikle Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) olarak bilinen iyi huylu büyüme başlar. Bu durum kanser değildir; ancak bezin büyümesiyle birlikte üretra daralır. Sonuç olarak şunları deneyimlemeye başlarsın:
Klinik gözlemlerime göre, hastaların çoğu bu belirtileri "yaşlanmanın doğal bir sonucu" olarak görüp yıllarca tedavi ertelemekten kaçınır. Bu büyük bir hatadır. Erken müdahale edilmediğinde, uzun süreli tıkanıklık mesaneyi zorlar ve zamanla mesane kasında kalıcı zayıflamaya neden olabilir. Mesane kası bir kere zayıflarsa, prostat sorunu çözüldü bile olsa idrar kontrolü sorunları devam edebilir.
Bu yüzden, özellikle 50 yaşını geçmişsen, yukarıdaki belirtilerden en az ikisini yaşıyorsan hemen bir ürolojik muayene yaptırman şarttır. Basit bir PSA testi ve rektal muayene ile erken teşhis konulabilir. Unutma; prostat sağlığı, uzun vadede genel yaşam kaliteni ve bağımsızlığını belirleyen en sessiz ama en önemli faktörlerden biridir.