Prostat, erkek üreme sisteminin önemli bir parçasıdır ve embriyonik gelişim sürecinde, genellikle gebeliğin 9 ila 12. haftaları arasında şekillenmeye başlar. Oluşumunun temeli, ürogenital sinüs adı verilen ilkel bir yapıya dayanır. Bu sinüs, mesane ve rektum arasında yer alan bir embriyonik dokudur.
Gelişimin ilk aşamalarında, ürogenital sinüsün posterolateral duvarından, yani arka ve yan kısımlarından epitel tomurcukları ortaya çıkar. Bu tomurcuklar, çevredeki mezenşim adı verilen bağ dokusu hücreleriyle etkileşime girer. İşte bu etkileşim, prostatın karmaşık yapısını oluşturacak olan bez ve stromal dokuların gelişiminde kritik rol oynar. Mezenşim, bezlerin etrafındaki kas ve bağ dokusuna dönüşürken, epitel hücreleri de salgı yapan bez yapısını oluşturur.
Prostatın oluşumu ve büyümesinde kilit rol oynayan faktör, androjenlerdir. Özellikle testislerden salgılanan testosteron hormonu, prostat dokusunda 5-alfa-redüktaz enzimi sayesinde daha potent bir forma, yani dihidrotestosteron (DHT)'a dönüştürülür. DHT, prostat hücrelerindeki androjen reseptörlerine bağlanarak hücre bölünmesini ve bezlerin gelişimini tetikler. Bu hormonal etki olmadan, prostat doğru bir şekilde oluşamaz veya gelişimi yetersiz kalır.
Doğumdan sonra çocukluk döneminde prostat nispeten küçük kalır. Ancak ergenlik döneminde, hormonal aktivitenin artmasıyla birlikte hızlı bir büyüme göstererek yetişkin boyutlarına ulaşır. Bu büyüme de yine androjenlerin kontrolündedir. Prostat, mesanenin hemen altında, üretra dediğimiz idrar yolunu saran bir organ olarak nihai konumunu alır ve temel görevi, spermin canlılığı için gerekli olan meni sıvısının bir kısmını üretmektir.
Tecrübelerimle şunu vurgulayabilirim: Prostatın embriyonik dönemde androjenlere olan bu derin bağımlılığı, onun yaşam boyu hormonlardan nasıl etkilendiğini açıklar. İleriki yaşlarda görülen iyi huylu prostat büyümesi (BPH) veya prostat kanseri gibi rahatsızlıkların temelinde de yine hormonal denge ve özellikle DHT'nin rolü yatar. Yani, oluşumundaki mekanizma, gelecekteki potansiyel sorunların da habercisidir diyebiliriz.