Osmanlı Devleti'nin ilk düzenli ordusu, Yaya ve Müsellemler olarak bilinir. Bu birlikler, Osmanlı'nın kuruluş aşamasında Orhan Gazi döneminde, özellikle İznik'in fethinden (1331) sonra ortaya çıkmıştır.
Yaya ve Müsellemler, aşiret kuvvetleri veya gazi alpleri gibi mevsimlik, gönüllü ve düzensiz birliklerden farklı olarak, devlet tarafından belirli bir düzen, disiplin ve ücret karşılığında istihdam edilen ilk profesyonel askerlerdir. Adından da anlaşılacağı üzere, Yaya kısmı piyadelerden, Müsellemler ise atlı süvari birliklerinden oluşuyordu.
Bu yapılanmayı "düzenli" kılan temel özellikler şunlardır:
Uzmanlık Gerektiren Püf Noktası: Yaya ve Müsellemlerin kuruluşu, Osmanlı askeri tarihinde bir paradigma değişimi işaret eder. Daha önceki dönemlerdeki gaza ruhuyla hareket eden, yağma ve ganimet odaklı akıncı beylerinin ve aşiret askerlerinin yerini, merkezi otoriteye bağlı, profesyonel ve organize bir gücün altyapısını oluşturmuştur. Bu sayede Osmanlı, kuşatmaları daha etkin yapabilmiş, genişleyen topraklarını daha iyi savunabilmiş ve fetihleri kurumsallaştırabilmiştir. Sahadaki tecrübelerime göre, bu tür bir profesyonelleşme adımı, küçük bir beylikten imparatorluğa giden yolda atılan en kritik adımlardan biridir; zira fethedilen toprakları elde tutmak ve yönetmek, sadece savaşmak kadar, hatta ondan daha fazla düzenli bir askeri ve idari yapıyı gerektirir.
Ancak zamanla, Yeniçeri Ocağı'nın kuruluşu ve gelişimiyle birlikte Yaya ve Müsellem birlikleri, ana muharip güç olmaktan çıkarak yardımcı ve geri hizmet birlikleri haline gelmişlerdir. Özellikle yol açma, köprü kurma, kale tamiri gibi lojistik ve mühendislik görevlerinde kullanılmışlardır. Bu dönüşüm de Osmanlı askeri yapısının ne denli dinamik ve ihtiyaçlara göre evrildiğinin en güzel örneklerinden biridir.