Osmotik basınç, bir çözeltideki çözünmüş maddelerin konsantrasyonunun yarattığı, yarı geçirgen bir zar aracılığıyla saf suyun (veya daha seyreltik bir çözeltinin) daha yoğun çözeltiye doğru geçişini dengeleyen minimum basınçtır. Basitçe ifade etmek gerekirse, suyun zar boyunca "kaçmak" istediği yönün tersine uygulanan kuvvettir. Bu basınç, çözeltideki parçacık sayısı ile doğrudan orantılıdır; yani küçük parçacıkların sayısı arttıkça osmotik basınç da artar.
Genellikle ideal çözeltiler için van't Hoff denklemi kullanılır:
$$ \Pi = i \cdot M \cdot R \cdot T $$
Burada:
$\Pi$ (Pi): Osmotik basınç
$i$: van't Hoff faktörü (çözünmüş maddenin iyonlarına veya moleküllere ayrılma derecesi. Örneğin NaCl için 2, glikoz için 1).
$M$: Molalite (mol/L)
$R$: Gaz sabiti (Genellikle 0.0821 L·atm/(mol·K) kullanılır)
* $T$: Mutlak sıcaklık (Kelvin)
Püf noktası: Birçok kişi $i$ faktörünü ihmal eder. Tuzlu su veya fizyolojik serum hesaplıyorken bu katsayıyı doğru girmeniz, sonucu ikiye katlayabilir. Katı bir maddeyi çözdürdüğünüzde veya iyonize olan bir tuz kullandığınızda $i$ değerini mutlaka dikkate alın.
Osmotik basınç, biyolojik ve endüstriyel süreçlerin kalbidir. Hücre zarları yarı geçirgendir. Eğer bir hücre, çevresindeki ortamdan daha yüksek osmotik basınca sahipse (hipotonik ortam), su hücreye girer ve hücre şişerek patlayabilir (lizis). Tam tersi durumda (hipertonik ortam), su hücreden çıkar ve hücre büzülür (plazmoliz).
Somut bir örnek: Hastanelerde IV (intravenöz) sıvı enjeksiyonu yapılırken kullanılan Fizyolojik Serum (0.9% NaCl) tam olarak vücut sıvılarıyla aynı osmotik basınca (izotonik) sahiptir. Eğer yanlışlıkla saf su (hipotonik) enjekte etseydiniz, kan hücresi zarı suyun hücre içine akmasıyla şişer ve patlardı. Bu, osmotik dengenin hayati önemini en net şekilde gösteren klinik örnektir.
Osmotik basıncın, çözünen maddenin kimlik yapısına (glikoz mu, tuz mu?) değil, birim hacimdeki toplam parçacık sayısına bağlı olduğunu unutmamak gerekir. 0.3 M glikoz çözeltisi ile 0.3 M NaCl çözeltisinin osmotik basınçları aynı değildir; çünkü NaCl iyonlarına ayrışır ve parçacık sayısı yaklaşık iki katına çıkar. Bu nedenle, aynı molaritede olsalar bile tuzlu çözeltinin osmotik basıncı şekerli çözeltiden daha yüksektir.
Hesaplamalarda birim tutarlılığına (Kelvin ve Litre) dikkat ettiğiniz sürece, osmotik basıncı doğru tahmin edebilir ve çözeltiler arası su hareketini önceden görebilirsiniz.