Merhaba değerli okuyucularım,
Gözünüzün seğirmesi... Bu muhtemelen birçoğunuzun hayatında en az bir kez deneyimlediği, bazen sinir bozucu, bazen de içten içe "Acaba kötü bir şey mi var?" diye düşündürten o garip histir. Belki önemli bir toplantı öncesi, belki de gece uykuya dalmak üzereyken aniden başlar. Göz kapağınız, kendi kendine hafifçe titrer, bazen saniyeler sürer, bazen dakikalarca devam eder. Dışarıdan bakıldığında çoğu zaman fark edilmez ama siz o içerideki minik, istemsiz hareketi tüm benliğinizle hissedersiniz.
Türkiye'nin önde gelen bir göz sağlığı uzmanı olarak, bu soruyu polikliniklerde, seminerlerde ve hatta dost sohbetlerinde defalarca duydum. Ve inanın bana, bu sorunun cevabı sandığınızdan çok daha basit ve çoğu zaman endişe edilecek bir durum değil. Gelin, bugün bu gizemli titremenin perdelerini aralayalım ve "Göz neden seyirir?" sorusuna kapsamlı, anlaşılır ve içinizi rahatlatacak yanıtlar bulalım.
Öncelikle teknik terimlere boğulmadan şunu belirtelim: Göz seyirmesi, göz kapağınızdaki orbikülaris okuli denilen kasın istemsiz ve tekrarlayan kasılmalarıdır. Tıbbi adıyla miyokimi olarak bilinir ve genellikle tek bir gözü etkiler. Çoğu zaman alt göz kapağında görülse de, üst göz kapağında da ortaya çıkabilir. İyi huylu olması, yani tehlikeli olmamasıyla karakterizedir ve genellikle kısa sürelidir. Birkaç gün veya hafta süren, hafif seyirmeler son derece yaygındır ve hemen hemen her yaş grubundan insanı etkileyebilir.
Peki, bu kasılmaları tetikleyen faktörler nelerdir? İşte burada günlük yaşam alışkanlıklarımızın ve bedenimizin bize gönderdiği sinyallerin önemi ortaya çıkıyor.
Göz seyirmesi çoğu zaman vücudunuzun size verdiği minik bir uyarı işaretidir. İşte en sık karşılaştığımız nedenler:
Evet, doğru tahmin ettiniz! Stres, göz seyirmesinin bir numaralı nedenidir. Yoğun bir iş temposu, sınav dönemi, özel hayatınızdaki çalkantılar veya genel kaygı hali, vücudumuzda birçok değişikliğe yol açar. Stres anında salgılanan hormonlar sinir sistemimizi aşırı uyararak kaslarımızın daha hassas ve kasılmaya meyilli hale gelmesine neden olabilir.
Kendi deneyimlerimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim: Özellikle sınav haftalarında veya yoğun proje teslim dönemlerinde gelen genç hastalarımda göz seyirmesi şikayetini çok sık duyarım. Sohbetimizde stres faktörlerini belirlediğimizde, çoğu zaman rahatlamayla birlikte seyirmelerin azaldığını gözlemleriz.
Bedeniniz yeterince dinlenmediğinde, göz kaslarınız da dahil olmak üzere tüm kaslarınız yorgun düşer. Uykusuzluk, kaslarda kalsiyum ve magnezyum dengesini bozabilir, bu da istemsiz kasılmalara yol açar. Uzun saatler çalışmak, gece geç yatmak veya düzensiz uyku düzeni, göz kapaklarınızdaki hassas kasların yorgunluktan titremesine neden olabilir.
Örnek vermek gerekirse: Yeni anne olmuş bir hastam, bebeğinin düzensiz uyku düzeni nedeniyle yaşadığı kronik uykusuzluğun ardından göz seyirmesi şikayetiyle gelmişti. Yeterli dinlenmeye başladıktan sonra şikayetinin tamamen ortadan kalktığını gördük.
Kahve, çay, enerji içecekleri gibi kafeinli içecekler ve alkol, sinir sistemini doğrudan etkiler. Aşırı kafein tüketimi sinir sistemini uyararak kasların daha gergin olmasına neden olabilirken, alkol de vücuttaki elektrolit dengesini bozarak kas spazmlarını tetikleyebilir.
Bir günde çok fazla kahve içtiğinizde veya bir gece fazla alkol aldığınızda, ertesi gün göz seyirmesi yaşama ihtimaliniz artar. Bu bir tesadüf değildir!
Günümüzde hepimiz ekranlara bağımlı yaşıyoruz. Bilgisayarlar, tabletler, akıllı telefonlar... Uzun süre ekrana bakmak, gözlerimizin daha az kırpılmasına ve dolayısıyla kuru göze yol açar. Ayrıca göz kasları, ekran karşısında sürekli odaklanmaya çalışmaktan yorulur ve spazmlar meydana gelebilir.
Tecrübelerimden biri: Bir yazılımcı hastam, günde 10-12 saat ekrana bakmaktan hem kuru göz hem de göz seyirmesi yaşıyordu. Kendisine "20-20-20 kuralını" uygulamasını önerdim (her 20 dakikada bir, 20 saniye boyunca 20 metre uzağa bakmak) ve yapay gözyaşı damlaları ile şikayetleri belirgin ölçüde azaldı.
Göz yüzeyinin yeterince nemlenmemesi, irritasyona ve dolayısıyla göz seyirmesine neden olabilir. Kuru göz, ekran kullanımı, klimalı ortamlar, rüzgar, bazı ilaçlar (antihistaminikler gibi) veya yaşlanma gibi birçok faktörden kaynaklanabilir. Göz yüzeyindeki sürekli tahriş, kaslarda istemsiz kasılmaları tetikleyebilir.
Nadiren de olsa, bazı vitamin ve mineral eksiklikleri (özellikle magnezyum ve potasyum) kas spazmlarını tetikleyebilir. Magnezyum, kas ve sinir fonksiyonları için kritik öneme sahiptir. Yetersiz alım, kasların aşırı uyarılabilir olmasına neden olabilir.
Göz seyirmesi vakalarının büyük çoğunluğu iyi huylu olsa da, bazı durumlarda altında yatan daha ciddi bir durum olabilir. Ancak lütfen hemen panik yapmayın! Bu durumlar oldukça nadirdir ve genellikle seyirmeye eşlik eden başka belirtilerle birlikte ortaya çıkar. Bir uzmana görünmenizi gerektirecek durumlar şunlardır:
Bu tür belirtilerle karşılaşırsanız, bir göz doktoru veya nöroloji uzmanına başvurmanız önemlidir. Ancak tekrar vurgulamak isterim ki, genellikle yaşadığınız seyirme bu ciddi durumlardan biri değildir.
Göz seyirmeniz sizi rahatsız ediyorsa, alabileceğiniz bazı basit önlemler ve uygulayabileceğiniz çözümler var:
Göz seyirmesi, genellikle vücudunuzun size gönderdiği "Biraz dur, dinlen, kendine iyi bak!" mesajıdır. Bu makalede ele aldığımız gibi, çoğu zaman zararsızdır ve yaşam tarzınızda yapacağınız küçük değişikliklerle kolayca yönetilebilir.
Unutmayın, bedeniniz sizinle sürekli iletişim halindedir. Gözlerinizdeki bu küçük titreme, belki de daha bilinçli bir yaşam sürmeniz, stresinizi yönetmeniz ve kendinize daha fazla zaman ayırmanız için size verilen bir işarettir. Eğer seyirmeleriniz sizi endişelendiriyorsa, şiddeti artıyorsa veya yukarıda bahsettiğimiz ciddi belirtilerden herhangi biri eşlik ediyorsa, vakit kaybetmeden bir göz doktoruna başvurmaktan çekinmeyin.
Sağlıklı ve pırıl pırıl bakan gözlerle dolu günler dilerim!