Çırağan Sarayı'nın mimarı kimdir sorusu, aslında Osmanlı mimarlık tarihinde çok önemli bir ailenin, Balyan Ailesi'nin adını akla getirir. Özellikle Sultan Abdülaziz tarafından 1863-1871 yılları arasında inşa ettirilen bu muazzam yapının mimarı, projenin başlangıcında Nigoğos Balyan'dır. Ancak ne yazık ki Nigoğos Balyan, 1865 yılında vefat edince, bu büyük eserin tamamlanma görevi kardeşi Sarkis Balyan'a geçmiştir. Dolayısıyla, Çırağan Sarayı'nı bugün bildiğimiz haliyle ortaya çıkaran temel isim Sarkis Balyan'dır.
Balyan Ailesi, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde Batılılaşma etkilerini taşıyan birçok önemli yapıda imzası bulunan, mimarlık tarihimizin en üretken ailelerinden biridir. Çırağan Sarayı da onların dehasının ve dönemin estetik anlayışının bir yansımasıdır. Sarkis Balyan, kardeşi Nigoğos'tan devraldığı bu projede, Avrupa Neoklasik ve Barok stillerini geleneksel Osmanlı mimarisiyle harmanlayarak kendine özgü bir sentez yaratmıştır. Bu, o dönemin imparatorluk mimarisinde sıkça rastladığımız bir yaklaşımdı ve Balyanlar bu konuda gerçekten ustaydı.
Sarayı gezerken fark edeceğin gibi, kullanılan malzeme kalitesi ve işçilik olağanüstüdür. Sarayın yapımında bolca mermer kullanılmış olması, hem ihtişamını artırmış hem de dönemine göre devasa bir maliyeti beraberinde getirmiştir. Özellikle ince taş işçiliği, oymacılık ve iç mekânlardaki varak süslemeler, Sarkis Balyan'ın detaylara verdiği önemi ve sanatsal bakış açısını çok net gösterir. O dönemde, böyle büyük ve karmaşık bir yapının inşaatını yönetmek, sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda idari ve lojistik açıdan da büyük bir yetenek gerektiriyordu. Sarkis Balyan, bu projede hem bir sanatçı hem de bir mühendis olarak tüm bu zorlukların üstesinden gelmeyi başarmıştır. Benim kendi tecrübelerimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim ki, Balyanların eserlerinde her zaman bir görkemli anlatım ve detaylarda gizli bir zarafet bulursun. Çırağan Sarayı da bunun en güzel örneklerinden biridir.