Türkiye’de mizah dergisi denildiğinde akla ilk gelen ve tarihi kökleri en derine inen isim Pazar Postası’dır. Ancak konuyu derinlemesine anlamak için "mizah dergisi" tanımının tarihî evrimine bakmak gerekir.
1933 yılında yayımlanmaya başlayan Pazar Postası, Türkiye’nin ilk haftalık mizah dergisi olma özelliğini taşır. Kurtuluş Savaşı sonrası dönemde yayımlanan bu dergi, dönemin siyasi ve toplumsal olaylarını hicveden karikatürleri ve yazılarıyla dikkat çekmiştir. Reşat Nuri Güntekin gibi dönemin önemli kalemleri de bu dergide yer almıştır. Bu eser, mizahın sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda bir sosyal eleştiri ve toplumsal ayna rolü üstlendiğinin ilk güçlü kanıtıdır.
Teknik olarak "mizah dergisi" adını taşıyan ilk dergi ise 1960’ların sonunda ortaya çıkar. 1968 yılında yayımlanmaya başlayan Mizah dergisi, bu ismi doğrudan kullanan ilk yayındır. Ancak asıl patlama, 1970’lerde yaşanmıştır. Deli, Gırgır, Fıkır Fıkır ve Sorma gibi dergiler, mizahı kitle kültürünün vazgeçilmez bir parçası haline getirmiştir. Bu dönemde mizah dergileri, sansürle boğuşan ve toplumsal tabuları kıran bir direniş sembolü haline gelmiştir.
Eğer bu konuyu araştırıyorsan, sadece başlıklara bakma; vizyon farkına odaklan. Pazar Postası döneminde mizah daha çok entelektüel ve dar bir çevreye hitap ederken, Gırgır ve Deli döneminde mizah kaba saba, sokak dili ve yerel kültürle iç içe geçmiş, geniş kitlelere yayılmıştır.
Pratik bir öneri olarak: Kütüphanelere veya antikatalara gittiğinde, 1970-1980 arası Gırgır ve Deli arşivlerini incele. Bu sayfa, Türkiye’nin toplumsal hafızası hakkında en zengin görsel ve metinsel kaynağı sunar. Özellikle Karikatür sanatının bu yıllardaki teknik gelişimini görmek, dönemin siyasi atmosferini anlamak için en pratik yoldur. Unutma, mizah dergileri sadece güldürmez; o dönemin sansür sınırlarını, toplumsal korkularını ve umutlarını da belgeleyen tarihî dokümanlardır.