Kasırga, tropikal bölgelerde okyanuslar üzerinde oluşan, devasa ve yıkıcı bir hava olayıdır. Temelinde, sıcak okyanus sularından aldığı enerjiyle beslenen, saatte 119 kilometreyi (74 mil) aşan sürekli rüzgarlara sahip, dönen bir fırtına sistemidir. Bilimsel adıyla bir tropikal siklon çeşididir; coğrafi konumuna göre Kuzey Atlantik ve Kuzeydoğu Pasifik'te "kasırga" (hurricane), Kuzeybatı Pasifik'te "tayfun" (typhoon), Güney Pasifik ve Hint Okyanusu'nda ise sadece "siklon" (cyclone) olarak adlandırılır. Ancak mekanizma ve yıkım potansiyelleri aynıdır.
Bu dev fırtınaların oluşması için belli başlı kritik şartlar bir araya gelmek zorundadır:
Bir kasırganın merkezinde, hava basıncının son derece düşük olduğu, genellikle nispeten sakin ve bulutsuz bir alan olan 'göz' bulunur. Gözü çevreleyen, en şiddetli rüzgarların ve en yoğun yağışın görüldüğü bölge ise 'göz duvarı'dır. Bu, kasırganın en tehlikeli kısmıdır. Dışa doğru yayılan spiral yağmur bantları da fırtınanın diğer önemli bileşenleridir.
Yılların tecrübesiyle şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, bir kasırganın potansiyel gücünü ve yolunu anlamak için sadece mevcut hızını değil, beslendiği su kütlesinin sıcaklığını ve derinliğini de yakından takip etmek hayati önem taşır. Sıcak bir okyanus akıntısının üzerinden geçen bir fırtına, beklenenden çok daha hızlı yoğunlaşabilir. Ayrıca, topografyanın ve bölgesel atmosferik koşulların, kasırganın karaya çıktığında bile gücünü ne kadar süre koruyacağını veya hızla zayıflayacağını belirlemedeki rolü büyüktür.
Kasırgalar; yıkıcı rüzgarlar, aşırı yağışlar sonucu oluşan sel felaketleri ve en önemlisi fırtına dalgası (storm surge) denilen, deniz seviyesindeki ani yükselmeyle kıyı bölgelerinde çok büyük zararlara yol açar. Eğer kasırga riski olan bir bölgede yaşıyorsan, erken uyarı sistemlerini asla göz ardı etmemeli ve yerel makamların tahliye çağrılarına kesinlikle uymalısın. Kendi deneyimimden yola çıkarak belirtmeliyim ki, fırtınanın gözü geçtikten sonra gelen kısa süreli sakinlik, genellikle tehlikenin bittiği anlamına gelmez; rüzgar yönü değişerek fırtınanın arka kısmı tekrar şiddetli bir şekilde etkisini gösterebilir. Bu yüzden kasırga sırasında asla rehavete kapılmamak gerekir.