Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer
Cuma namazını kıldırmak, hem büyük bir sorumluluk hem de cemaate doğru rehberlik etme sanatıdır. İşte adım adım ve püf noktalarıyla Cuma namazını kıldırma süreci:
Öncelikle Cuma namazı vaktinin girdiğinden kesinlikle emin olmalısın. Cuma namazı, öğle namazı vaktinde kılınır ve vakit girmeden kıldırılması durumunda sahih olmaz. Cemaat camiye geldiğinde ve iç ezan okunmadan önce genellikle 4 rekatlık ilk sünneti kendi başına kılmaya başlar. Bu sünnet gayr-i müekkeddir.
Vakit girdikten sonra minbere çıkarsın. Cemaate dönerek yüksek sesle bir selam verirsin. (Genellikle oturmadan, ayakta verilir.) Bu esnada müezzin içeride iç ezanı (sünnet olan ezan) okur. Ezan bittikten sonra doğrudan hutbeye başlarsın.
Hutbe, Cuma namazının olmazsa olmaz şartlarındandır. Hutbesiz Cuma namazı sahih olmaz.
Yapısı: Hutbe iki bölümden oluşur. İlk hutbeyi bitirince kısa bir süre oturur, sonra tekrar kalkıp ikinci hutbeyi okursun. Bu oturma Peygamber Efendimiz'in sünnetidir.
İçerik: Hutbenin her iki bölümü de Allah'a hamd, Peygamberimiz'e salavat, bir ayet veya hadis ile başlar ve cemaati takvaya, birlik ve beraberliğe, iyi ahlaka, güncel dini ve ahlaki konulara teşvik etmelidir. Arapça hamd, salavat ve dua kısımları bulunsa da, hutbenin büyük bölümünü cemaatin anlayacağı Türkçe ile irad etmek, mesajın yerine ulaşması açısından elzemdir.
Hitabet ve Ses Tonu: Hutbe esnasında ses tonun güçlü, tok, anlaşılır ve vurgulu olmalı. Cemaatin her köşesine sesinin ulaşması, ses sistemini doğru kullanmanla mümkündür. Benim yıllardır edindiğim tecrübe, hutbeye başlamadan önce cemaati sessizliğe ve dikkat kesilmeye davet etmenin, hutbenin verimliliğini inanılmaz derecede artırdığı yönündedir. Hutbeyi gereksiz yere uzatmaktan kaçınmalı, ancak konuyu da eksik bırakmamalısın.
Dua: İkinci hutbenin sonunda Müslümanlara, İslam âlemine ve ülkeye yönelik içten dualar edersin.
Hutbe bittikten sonra minberden inersin. Müezzin kamet getirir. Sen imam olarak, Cuma namazının iki rekatlık farzını kıldırmaya niyet edersin ("Niyet ettim Allah rızası için Cuma namazının farzına, uydum hazır olan imama" gibi bir niyet). Cemaat de sana uymaya niyet eder.
Kıraat: Farz namazında Fatiha ve zamm-ı sureyi açıktan okursun. Sesinin caminin her yerine ulaşması, tecvide uygun ve makamıyla okuman çok önemlidir. Cemaatin senin kıraatini dinlemesi esastır. İlk rekatta genellikle Cuma veya Kaf, ikinci rekatta Münafikun veya Kamer surelerini okumak sünnettir, ancak zorunlu değildir.
Rükünler: Tüm rükünleri (kıyam, rüku, secde vb.) tadil-i erkan ile, yani acele etmeden, hakkını vererek yerine getirirsin. Cemaatin sana rahatça uymasını sağlayacak şekilde duruşları ayarlamalısın.
Farz namazını bitirip selam verdikten sonra, cemaat 4 rekatlık son sünnetini, ardından ihtiyaten 4 rekatlık Zuhr-i Ahir namazını ve son olarak 2 rekatlık vaktin sünnetini kendi başına kılar. Genellikle bu namazları sen imam olarak kıldırmazsın; sadece farz bitiminde genel bir duyuru ile cemaati yönlendirirsin: "Dileyen cemaat son sünnetleri, Zuhr-i Ahir ve vaktin sünnetini kılabilir." Zuhr-i Ahir, özellikle Hanefi mezhebinde Cuma'nın sahih olma şartlarında bir eksiklik olabileceği ihtimaline binaen kılınan ihtiyatî bir öğle namazıdır ve cemaatin bilgi sahibi olması önemlidir.
Cuma namazı, Müslümanların haftalık manevi buluşma ve arınma noktasıdır. Bu kutsal görevi yerine getirirken sadece namazı kıldırmakla kalmaz, aynı zamanda cemaatine manevi bir rehberlik ve liderlik de sunarsın.