Cuma namazı, İslam fıkhında farz olan ve haftada bir kez kılınan özel bir ibadettir. Bu namazın yapısı, günlük beş vakit namazlardan farklı olarak iki rekât sünnet-i müekkede ve iki rekât farz olmak üzere toplamda dört rekâttan oluşur. Ancak bu dört rekatın hepsi aynı hükmü taşımaz; doğru kılmak için bu ayrımı bilmek şarttır.
Namazın ilk kısmı olan iki rekât sünnet-i müekkede, imamın "Takdim Sünneti" olarak adlandırdığı kısımdır. Bu bölümde imam, Fatiha suresinin ardından gizlice (sırf) Kur'an okur. Cemaat de bu kısımda imamı takip eder. Bu iki rekât, Hanefi mezhebine göre müekkede sünnettir; yani bırakılması mekruh sayılır ama farzın hükmü gibi kesin bir zorunluluk taşımaz. Eğer bu sünneti kılma imkânınız yoksa (mesela geç kalındıysa) doğrudan cemaate yetişip farz kısmında bulunmanız, sünneti kılmanızdan daha önceliklidir.
İkinci kısım ise iki rekât farzdır. Burası namazın asıl yükümlülüğüdür. Farz kılınırken imam, Fatiha'dan sonra sesli (cehrî) olarak bir sure okur. Cemaat bu kısımda sessizce dinler ve imama uyarak rükû ve secdeleri yapar. Unutmayın, Cuma namazının farzı iki rekâttır; dört rekât kılınan diğer farz namazlardan (Öğle, Akşam, Yatsı) farklı olarak, burada birinci rekâtta Fatiha'dan başkası okunmaz, sadece imamın okuduğu sureye uyulur.
Deneyimlerimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim: Yeni başlayanlar için en büyük kafa karışıklığı, "4 rekât mı, 2 rekât mı?" sorusudur. Hafızanıza "Farz 2, Sünnet 2" şeklinde işleyin. Namaz esnasında aklınızdan "Şimdi sünnet mi, farz mı kılıyorum?" sorusu geçerse, bu dua ve zikirlerin dağılmasına neden olabilir. İmanla ve bilinçle kılın; zira Cuma namazı, günde 3000 kişiyi affettiren ve ebedi cehennemden kurtaran en kıymetli ibadetlerimizden biridir. Bu bilinçle kıldığınızda, rekât sayısını bilmek teknik bir detay olmaktan çıkar, ibadete olan huzurunuzun parçası olur.