1975 Berlin Uluslararası Film Festivali'nde Altın Ayı ödülünü kazanan film, İtalyan sinemasının en önemli temsilcilerinden Ettore Scola tarafından yönetilen "La Professione dell'attore" (Oyunculuğun Mesleği / The Actor's Profession) adlı yapımın değil, aslında o yılın en büyük sürprizi olan ve İngiliz yönetmen Ken Loach'un imzasını taşıyan "A Kite" (veya daha yaygın bilinen adıyla "The Kite") değildir; burada küçük bir düzeltme ve netleştirme yapmamız gerekir çünkü kaynaklar arasında sıkça kafa karışıklığı yaratılan bir detay vardır.
Aslında 1975'te (22. Berlinale) Altın Ayı ödülü, Yugoslav yönetmen Želimir Žilnik'in "Tri" (Üç) adlı filmine verilmiştir. Ancak, o yılki festivalin en çok konuşulan ve akademik açıdan en derin analiz edilen yapımı, İngiliz sinemasının "korkusuz" temsilcisi Ken Loach'un "A Kite" filminin değil, İtalyan Yeni Gerçekçiliği'nin devamı niteliğindeki yapımların değil, Yugoslav Sineması'nın yükselişini simgeleyen "Üç" filmidir.
Bu ödül, Avrupa sinemasında "Yeni Yugoslav Dalga" akımının uluslararası arenada tescillenmesi açısından kritik bir dönüm noktasıdır. Želimir Žilnik, bu filmiyle sıradan insanların günlük yaşamındaki çelişkileri, sosyalizmin ilk yıllarındaki toplumsal dinamikleri ve bireysel sancıları doğal ışıkla, amator oyuncularla ve minimalist bir kurguyla ekrana taşımıştır.
Eğer dönemin atmosferini tam anlamıyla kavramak istersen, sadece "Üç" filmine değil, aynı yıl adayı olan Ettore Scola'nın "La Professione dell'attore" adlı filmini de izle. Scola, İtalyan sinemasının melodramatik yapısını yıkan, acımasız bir hiciv sunarken; Žilnik ise daha yumuşak ama sarsıcı bir sosyal portre çizer. Bu iki filmi yan yana getirdiğinde, 1970'lerin başındaki Avrupa sinemasının "gerçeklik" kavramına nasıl farklı yaklaştığını göreceksin. Bu karşılaştırma, senin sinema tarihi birikimine somut ve derinlikli bir ekleme sağlayacaktır.